Seher Ö. Şubat 2000’de öldürüldü. Aradan geçen 25 yılın ardından genç annenin ölümü nihayet yargı önüne taşındı. Mahkeme, kadının eşi Hayati Ö.’yü suçlu buldu.
Münih Eyalet Mahkemesi, 57 yaşındaki Hayati Ö.’yü Cuma günü ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Depo işçisi olarak çalışan sanık, 2023’ten bu yana tutuklu bulunuyordu. 1990’ların sonlarında eşi Seher Ö. ondan ayrılmıştı. Savcılığa göre Hayati Ö., dört çocuğunun annesini boğarak öldürdü ve cinayeti intihar gibi göstermeye çalıştı.
Cinayet davası 25 yıl sonra yeniden açıldı
Hayati Ö. 2000 yılında da kısa süreliğine, yaklaşık bir ay boyunca tutuklu kalmıştı. O dönem hakkındaki suçlama “kasten adam öldürme” idi, ancak delil yetersizliği nedeniyle dava düşmüştü. 2023’te ortaya çıkan yeni bir tanık ifadesiyle dosya yeniden açıldı.
Sanığın iki yıl önce bir alışveriş merkezinde tanıdığı bir kişiye, “Kötü bir şey yaptım.” diyerek suçu itiraf ettiği iddia edildi. Bu ifade, savcılığın dosyayı tekrar gündeme almasına neden oldu.
Zorla evlilik ve yıllar süren şiddet iddiaları
Olayın geçmişine bakıldığında, Hayati Ö.’nün 1980’lerin sonunda zorla evlendirildiği Seher Ö.’yü Almanya’ya getirdiği belirtiliyor. Kadın o dönemde sadece 18 yaşındaydı. 1990’larda çiftin dört çocuğu oldu. İddianameye göre Hayati Ö., eşine sürekli şiddet uyguladı ve onu “ev kölesi” gibi gördü.
Genç anne 1997’de dört çocuğundan üçünü alarak kadın sığınma evine yerleşti. Kaldığı yerin adresini gizledi, başörtüsünü çıkardı, yeni bir ilişkiye başladı ve boşanmak istedi. Savcılığa göre bu durum Hayati Ö. için büyük bir utançtı. Defalarca ölüm tehditleri savurduğu iddia edildi.
Sanığın, eşi Seher Ö.’nün adresini bir şekilde öğrendiği düşünülüyor. Mahkeme ve savcılık, Hayati Ö.’nün 2000 yılı Şubat ayında kimliği belirlenemeyen bir kişiyle birlikte Seher Ö.’nün evine girdiğine ve kadını boğarak öldürdüğüne kanaat getirdi. Cinayeti intihar gibi göstermek istemişti.
Olay yerinde Hayati Ö.’nün DNA’sı halının üzerinde bulundu. Savunma tarafı ise bu bulgunun, çocuklar aracılığıyla taşınmış olabileceğini öne sürdü.
Uzayan dava ve mahkeme salonunda gerilim
Dava yaklaşık bir yıl sürdü. Yargılamanın başında, 200 sayfayı aşan iddianamenin Türkçeye çevrilmemiş olması nedeniyle duruşma ertelendi.
Ayrıca mahkeme sürecinde bir skandal yaşandı. Yargıç Norbert Riedmann’ın bir tanığa, “Artık çeneni kapa!” diyerek hakaret etmesi büyük tepki çekti.
Sanığın avukatları, yargıcın tarafsız olmadığını iddia ederek defalarca reddi hâkim talebinde bulundu; hatta Federal Anayasa Mahkemesi’ne kadar başvurdu ancak tüm girişimleri sonuçsuz kaldı. Cuma günü mahkeme kararını açıkladı: ömür boyu hapis cezası.
Fotoğraf: Polis