Münih Havalimanı'ndan Vietnam'a gitmek üzere havalanmaya çalışan Boeing 787-9 tipi yolcu uçağının pistten çıkarak son anda havalanmasıyla ilgili soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Almanya Federal Uçak Kazaları Araştırma Kurumu'nun (BFU) ön raporuna göre, uçak kalkış sırasında yaklaşık 311 kilometre hızla ilerlerken 18 saniye boyunca fren yaptı. Pistin sonunu aşan uçak, 20 aydınlatma lambasına çarptıktan sonra havalanabildi. Kazanın neden yaşandığı ise henüz belirlenemedi.
Vietnam Airlines'a ait uçak, 15 Ağustos'ta Münih'ten Vietnam'a gitmek üzere kalkışa hazırlandı. Uçakta 271 yolcu, 4 pilot ve 12 kabin görevlisi bulunuyordu. Kalkış sırasında yaşanan tehlikenin ardından Münih'e dönmek zorunda kalan uçaktaki yolcular, acil iniş öncesinde olabilecek en kötü senaryoya hazırlandı.
Ayakkabılarını çıkaran, emniyet kemerlerini sıkan ve başlarını öne eğerek acil iniş pozisyonuna geçen yolcular büyük korku yaşadı. Yolculardan bir kadın, olayın ardından "Son saatimizin geldiğini düşündük" diyerek yaşadıkları korkuyu anlattı. Olayda kimse yaralanmadı.
Kalkış sırasında 18 saniyelik frenleme
BFU'nun Braunschweig kentindeki merkezinde hazırlanan ön rapor, kalkış sırasında yaşananları ayrıntılı biçimde ortaya koydu.
Uçak, saat 11.35'te Münih Havalimanı'nın 1 numaralı terminalindeki 103 numaralı park yerinden ayrıldı. Kalkış ağırlığı 240 tonun biraz üzerindeydi. İzin verilen üst sınır ise 247 tondu. BFU sözcüsü, uçağın kalkış ağırlığının belirlenen sınırlar içinde olduğunu doğruladı.
Saat 11.55'te kalkış izni verildi. Bir dakika sonra kalkış sistemi devreye alındı. Ancak uçuş kayıt cihazı, birkaç saniye sonra sol taraftaki iki fren pedalında hareket kaydetti.
Fren pedallarının tam 18 saniye boyunca basılı kaldığı belirlendi. Uçak bu sırada yaklaşık 311 kilometre hızla ilerliyordu.
Alman Pilotlar Birliği Cockpit'in uçak kazaları araştırma uzmanı ve pilot Sebastian Kloth, bu hızda 18 saniyelik frenlemenin son derece önemli olduğunu belirtti. Kloth'a göre uçak, frenleme nedeniyle kalkış için gerekli hızı kaybetti ve pistin önemli bir bölümünü geride bıraktı.
Uçağın havalanamayacak kadar yavaşlaması üzerine yardımcı pilot, kalkışın son aşamasında motor gücünü manuel olarak artırdı. Ancak uçak, pistin sonuna geldiğinde henüz havalanamamıştı.
BFU raporuna göre Boeing, pistin bitimindeki çim alana çıkarak pist sonundan yaklaşık 240 metre ileride havalanabildi. Bu sırada uçağın kuyruk bölümü ve iniş takımları, pist aydınlatma sistemine ait 20 lambaya çarptı. Havacılıkta tail strike olarak bilinen kuyruk çarpması nedeniyle uçağın gövdesi de hasar gördü.
Frenlere pilot mu bastı, teknik arıza mı yaşandı?
Soruşturmanın en önemli konusu, kalkış sırasında frenlerin neden devreye girdiği.
BFU uzmanları, en küçük harekete bile tepki verebilen fren sisteminin pilot tarafından mı yoksa teknik bir nedenle mi çalıştığını araştırıyor.
Pilotlar Birliği Cockpit, ön rapordan hareketle herhangi bir kişiye sorumluluk yüklenmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Sebastian Kloth, "Şu anda olayın teknik bir nedenden mi kaynaklandığını, frenlere istem dışı mı basıldığını yoksa birden fazla etkenin mi bir araya geldiğini bilmiyoruz" dedi.
Kloth, uçak kazası soruşturmalarının amacının mümkün olduğunca hızlı biçimde bir sorumlu bulmak olmadığını vurguladı. Deneyimli pilota göre asıl hedef, olayın nasıl meydana geldiğini anlamak ve uçuş güvenliğini artıracak sonuçlara ulaşmak.
BFU sözcüsü de yayımlanan belgenin yalnızca soruşturmanın mevcut durumunu ortaya koyduğunu belirtti. Olayın kesin nedeni ve sorumluluklara ilişkin sonuçların en erken bir yıl sonra açıklanabileceği bildirildi.
Pilotlar havada yer değiştirdi
Kalkıştan kısa süre sonra, saat 12.00'de kokpit ekibi hava trafik kontrolüne uluslararası aciliyet çağrısı olan Pan-Pan bildirimini gönderdi.
Pan-Pan, ciddi bir tehlike veya acil müdahale gerektiren bir durum yaşandığında kullanılıyor. Ancak doğrudan hayati tehlikeyi bildiren Mayday çağrısından bir alt seviyede bulunuyor.
Pilotlar, sonraki telsiz görüşmelerinde teknik bir sorun yaşadıklarını bildirdi. Münih'e geri döneceklerini ve iniş öncesinde yakıt boşaltacaklarını açıkladı.
Bu sırada kokpitte dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Kalkış sırasında frenlemenin gerçekleştiği tarafta oturan 64 yaşındaki sorumlu kaptan pilot, yerini 55 yaşındaki deneyimli meslektaşına bıraktı.
İlk kaptanın 27 bin saatin üzerinde uçuş deneyimi bulunuyordu. Bunun yaklaşık 7 bin 800 saatini Boeing 787 uçaklarında kaptan pilot olarak tamamlamıştı.
Sebastian Kloth, uçuş sırasında pilotların yer değiştirmesinin olağan dışı olmadığını belirtti. Ancak iki pilotun kendi aralarında ne konuştuğu bilinmiyor. Çünkü kokpitteki ses kayıtları iki saat sonra otomatik olarak siliniyor.
62 ton yakıt boşalttıktan sonra Münih'e indi
Hasarlı uçak, güvenli iniş yapabilmek için yaklaşık iki saat boyunca Münih Havalimanı çevresinde tur attı.
Bu süreçte Boeing, havalimanı kulesinin önünden iki kez geçti. Böylece yerdeki görevliler uçağın dış kısmındaki hasarı inceleme fırsatı buldu.
Pilotlar, uçağın iniş ağırlığını azaltmak amacıyla havada 62 ton uçak yakıtı boşalttı.
Boeing 787-9, saat 13.56'da Münih Havalimanı'nın 26R numaralı pistine iniş yaptı. Yerde gerçekleştirilen incelemelerde sol ana iniş takımındaki dört lastiğin hasar gördüğü belirlendi.
Pilot Sebastian Kloth, olayın Münih'te yaşanmasını büyük bir şans olarak değerlendirdi. Münih Havalimanı'nda pistin arkasında geniş bir çim alan bulunduğunu ve mevcut alanın uluslararası standartların gerektirdiğinden daha büyük olduğunu belirtti.
Kloth'a göre aynı olay başka bir havalimanında yaşansaydı uçak bir binaya çarpabilir, çok daha ağır sonuçlar ortaya çıkabilirdi.
BFU'nun kapsamlı soruşturması sürerken kalkış sırasında frenlerin neden devreye girdiği sorusu yanıt bekliyor.