Münih’te savcılık, Moldova’dan gelen organize dolandırıcılık çetelerinin izini sürüyor. Bu gruplar, Alman doktorların reçetelerine neredeyse birebir benzeyen sahte belgeler hazırlayıp, bunları Almanya’daki eczanelerde kullanarak milyonlarca Euro’luk vurgun yapıyor.
İlk bakışta bu reçeteler tamamen gerçek görünüyor. Üzerlerinde gerçekten bir kliniği bulunan doktorların isimleri yer alıyor, ancak hastaların kimlikleri tamamen uydurma. Yüzlerce sahte reçete posta yoluyla Almanya’ya gönderiliyor ve Moldova’daki şebekenin Almanya’daki bağlantıları tarafından eczanelerde bozduruluyor.
Eczanelerde dolandırıcılık çoğu zaman fark edilmiyor. Reçeteler karşılığında ilaçları veren eczane çalışanları, durumun anlaşılmasından aylar sonra olayı hatırlamıyor. Genellikle sahtecilik, ilaç bedelini ödeyen sağlık sigortalarının kontrolleri sırasında ortaya çıkıyor.
Zarar milyonlarca Euro’yu buldu
Sadece Barmer Sigorta Fonu, Ağustos 2024 ile Temmuz 2025 arasında 2,5 milyon Euro’luk zararın oluştuğunu ve 2387 sahte reçete tespit ettiklerini bildirdi.
Dolandırıcıların en çok tercih ettiği ilaç, hem diyabet hem de zayıflama amacıyla kullanılan Ozempic. Benzer etkileri bulunan Wegovy ve Trulicity de hedefte. Sigortalar, bir kutu Ozempic için 250 Euro ödüyor. Tokaji, “Kara borsada fiyatlar 900 Euro’ya kadar çıkıyor” dedi.
İlaçların izleri Rusya’ya uzanıyor
Polis, Almanya’da ele geçirilen ilaçların büyük kısmının Rusya’da satıldığını değerlendiriyor. İddialara göre, Ukrayna savaşı nedeniyle uygulanan yaptırımlar yüzünden Rusya’daki zengin çevreler batılı ilaçlara yasal yollardan ulaşamadıkları için bu yolla temin ediyor.
Münih polisi geçtiğimiz yıl üç kişiyi reçete bozdururken suçüstü yakaladı. Zanlıların cep telefonlarından elde edilen veriler yeni tutuklamalara yol açtı. Şu anda on iki kişi tutuklu bulunuyor. Ancak Moldova merkezli çeteler faaliyetine devam ediyor.
Bu yıl, 1445 Euro’luk Mounjaro adlı zayıflama ilacı ve 6000 Euro’ya kadar ulaşan kanser ilaçları için hazırlanmış sahte reçeteler tespit edildi.
Soruşturmaların en büyük engellerinden biri, birçok eczanenin reçetelerin orijinalliğini dikkatlice kontrol etmemesi. Çünkü maddi kaybı üstlenen taraf eczaneler değil, sağlık sigortaları. Bir eczacının kötü niyetli davrandığı kanıtlanmadığı sürece, ilacın bedelini sigorta kurumu ödemek zorunda kalıyor.