Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Berlin'de SPD, Yeşiller ve Sol Parti arasında yürütülen koalisyon görüşmelerinde gündeme gelen büyük konut şirketlerinin kamulaştırılması planına sert tepki gösterdi. Merz, yatırımcıların Almanya'ya duyduğu güvenin zarar göreceğini savunarak SPD ve Yeşillerden bu girişimi durdurmalarını istedi.
Berlin'de düzenlenen SPD Ekonomi Forumu'nda konuşan Merz, Asya gezisi sırasında kendisine Almanya'da şirketlerin devletleştirilip devletleştirilmeyeceğinin defalarca sorulduğunu anlattı. Bu sorulara verdiği yanıtı ise "Herkese hayır dedim. Bu, Berlin'e özgü bir saçmalık" sözleriyle aktardı.
Başbakan, kamulaştırma tartışmalarının Almanya'nın yatırım merkezi olarak sahip olduğu güveni zayıflattığını belirtti. Yatırımcıların bu tür planların ileride başka kamu hizmeti alanlarına da yayılıp yayılmayacağını sorgulamaya başlayabileceği uyarısında bulundu.
Merz, SPD ve Yeşillere seslenerek "Bu tartışmaya son vermenizi gerçekten istiyorum. Bize zarar veriyor" dedi.
10 binin üzerinde konutu olan şirketler hedefte
Berlin'de Sol Parti, Yeşiller ve SPD'nin koalisyon ön görüşmelerinde uzlaştığı plana göre, 10 binden fazla konuta sahip büyük şirketlerin konutları kamulaştırılacak. Bunun için 16 milyar Euro'ya kadar kaynak ayrılması öngörülüyor.
Üç parti arasında resmi koalisyon görüşmeleri de bu haftanın başında başladı.
Merz, planın Berlin'e tek bir yeni konut kazandırmayacağını savundu. Ancak partilerin hazırladığı düzenlemenin temel amacı yeni konut inşa etmek değil, başkentte hızla yükselen kiraları kontrol altına almak.
Berlin'deki kira artışlarında konut arzının yetersizliği de etkili olsa da bu durum yüksek kiraların tek nedeni olarak görülmüyor.
Federal Hükümet kamulaştırmayı yasayla engellemek istiyor
Berlin'deki planlara yalnızca Merz değil, SPD Genel Başkanı ve Federal Maliye Bakanı Lars Klingbeil de karşı çıktı.
Aynı forumda konuşan Klingbeil, büyük konut şirketlerinin kamulaştırılmasının yatırımcıları Almanya'dan uzaklaştırabileceğini söyledi.
Merz ve Klingbeil, Federal Hükümetin Berlin'deki girişimi engellemek amacıyla bir yatırım koruma yasası hazırlayacağını doğruladı. Her iki siyasetçi de kamulaştırma planının uygulanabilir olmadığını savundu.
Ancak Federal Hükümetin böyle bir yasayla Berlin'deki düzenlemeyi engelleyip engelleyemeyeceği tartışmalı.
Almanya Anayasası, belirli koşullarda mülkiyetin kamulaştırılmasına açıkça izin veriyor. Federal düzeyde çıkarılacak bir yasanın anayasanın tanıdığı bu yetkiyi ortadan kaldırması mümkün değil.
Merz koalisyonun çalışmalarını savundu
Başbakan Merz, Berlin'deki tartışmaların aksine federal düzeyde CDU/CSU ile SPD arasındaki iş birliğinden memnun olduğunu söyledi.
Görüş ayrılıklarına rağmen hükümet ortaklarının kamuoyunda düşünüldüğünden daha uyumlu çalıştığını belirten Merz, koalisyonun bugüne kadar elde ettiği sonuçların toplum tarafından yeterince görülmediğini savundu.
Siyasi yelpazenin uçlarındaki partilerin güç kazanmasına da değinen Merz, demokratik merkezdeki partilerin sorun çözebildiklerini göstermeleri gerektiğini vurguladı.
Federal Hükümetin gündeminde 2027 bütçesi, tartışmalı şeker vergisi ve emeklilik reformu gibi önemli başlıklar bulunuyor.
Özellikle 45 yıl prim ödeyenlerin kesinti olmadan emekli olabilmesini sağlayan düzenlemenin kaldırılması hem SPD hem de CDU içinde itirazlarla karşılaşıyor.
Emeklilik reformunda uzlaşma mesajı
Merz, erken emeklilik gibi temel başlıkların kapsamlı reform paketinin içinde kalması gerektiğini söyledi. Buna karşılık düzenlemelerin ayrıntılarında uzlaşmaya açık olduğunun sinyalini verdi.
Emeklilik Komisyonunun önerilerinin geçiş süreleri, istisnalar ve mağduriyetleri önlemeye yönelik düzenlemeler konusunda yeterli esneklik sağladığını belirtti.
Başbakan, Almanya'nın çalışma hayatında ve kuşaklar arasında adalet konusunda yeniden doğru bir çizgiye gelmesi gerektiğini savundu.
Alman ekonomisinin büyük zorluklara rağmen bu yıl beklenenden daha güçlü büyüdüğünü belirten Merz, büyümenin önemli ölçüde borçlanmayla finanse edilen yüksek kamu yatırımlarından kaynaklandığına dikkat çekti.
Merz'e göre ekonominin kamu borçlanmasına bağımlı olmadan kalıcı biçimde büyüyebilmesi için sosyal sistemde de reform yapılması gerekiyor.