Merz internetteki sahte hesaplara savaş açtı

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, internette gerçek isim zorunluluğu getirilmesini savundu.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, internette anonim kalmanın tamamen sorgulanması gerektiğini savundu. Sosyal medya platformlarında ve haber sitelerinin yorum bölümlerinde hakaret içerikli paylaşımların arttığını, yanlış bilgilerin hızla yayıldığını belirten Merz, tartışmaların çoğu zaman dakikalar içinde kontrolden çıktığına dikkat çekti. Pek çok paylaşımın takma isimli hesaplardan yapıldığını vurgulayan Başbakan, bu nedenle gerçek isim kullanma zorunluluğu getirilmesini istedi.

“Tagesschau”un aktardığına göre Merz, önerisini net ifadelerle dile getirdi. "İnternette gerçek isimler görmek istiyorum. Kimin söz aldığını bilmek istiyorum" diyen Merz, siyasilerin kamuoyu önünde açık kimlikle tartışmalara katıldığını hatırlattı. "Biz siyasetçiler de toplumumuzdaki tartışmalara gerçek isimlerimizle ve açık şekilde katılıyoruz. Ülkemizi ve toplumumuzu eleştiren herkesten de aynı tutumu bekliyorum" sözleriyle görüşünü pekiştirdi. Merz’e göre kimliğin açıkça ortaya konması, sorumluluk bilincinin bir göstergesi ve demokratik zeminde adil bir tartışmanın temel şartı.

Hukuki engeller gündemde

Ancak böylesi bir zorunluluğun yürürlüğe girmesi hukuki açıdan oldukça karmaşık görünüyor. Federal Yüksek Mahkeme, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü yürürlüğe girmeden önce takma adla açılmış sosyal medya hesaplarının yalnızca hayali isim taşıdığı gerekçesiyle kapatılamayacağına hükmetmişti. O dönemki mevzuata göre genel bir gerçek isim zorunluluğu hukuka uygun bulunmamıştı.

Devlet eliyle bağlayıcı bir düzenleme yapılabilmesi için kapsamlı bir yasa değişikliği gerekeceği belirtiliyor. Merz’in ise şu ana kadar somut bir yasa taslağı sunmadığı biliniyor. Teknik altyapının nasıl kurulacağı da net değil. Olası senaryolar arasında çevrim içi hesapların BundID gibi ulusal kimlik sistemleri ya da Avrupa düzeyinde planlanan EU-ID cüzdanı ile ilişkilendirilmesi bulunuyor.

Böyle bir modelde kimlik doğrulaması yapılması ve hassas kişisel verilerin saklanması gerekecek. Bu durum ise veri koruma, siber güvenlik ve olası kötüye kullanım risklerini yeniden gündeme taşıyor. Ayrıca olası bir veri sızıntısında sorumluluğun kime ait olacağı sorusu da yanıt bekleyen başlıklar arasında yer alıyor.

Gündem Haberleri