Adolf Hitler’in antisemitizminin simgesi olarak görülen ve “Hitler İncili” olarak da anılan "Kavgam" yani “Mein Kampf”ın ilk cildi, 18 Temmuz 1925’te yayımlandı. Kitabın büyük bölümü, yazarının Landsberg Kalesi’ndeki dokuz aylık hapis hayatında kaleme alındı. İkinci cilt ise Aralık 1926’da yayımlandı. Toplamda yaklaşık 800 sayfa olan bu iki cilt, siyaset bilimci Barbara Zehnpfennig’e göre “okuyucu için gerçek bir sınav” niteliğinde. Ancak aynı zamanda, “fanatik bir inananın iç dünyasına dair benzersiz bir bakış sunuyor.” Tarihçi Eberhard Jäckel’in 1981’de belirttiği gibi, “Tarihte belki de hiçbir lider, iktidara gelmeden önce, sonradan yapacaklarını Hitler kadar ayrıntılı biçimde yazılı olarak ortaya koymamıştır.”
Hitler, üstün ırk ve yaşam alanı fikrini işliyor
“Mein Kampf”ın içeriğini, Almanya Federal Cumhuriyeti Tarih Vakfı’nın kurucu başkanı Hermann Schäfer özetliyor: İlk ciltte Hitler’in övgüyle anlatılmış biyografisi ve NSDAP’nin erken tarihi yer alıyor. İkinci cilt ise siyasi programı ve ideolojik temellerini içeriyor: “Ari ırkının efendi insanlar olarak doğduğu”, sadece güçlülerin yaşama hakkı olduğu, Almanya’nın doğuda yeni yaşam alanları fethetmesi gerektiği ve tüm sorunların sorumlusunun Yahudiler olduğu iddiası öne çıkıyor.
Kitap ilk başta ilgi görmedi, sonra yükseldi
Başlangıçta “Mein Kampf” beklenen ilgiyi görmedi. Hitler’in etkisi esas olarak kendi çevresiyle sınırlı kaldı. Joseph Goebbels, birinci cildi “büyük bir heyecanla” okuduğunu not etti. Heinrich Himmler ise “içinde pek çok gerçek olduğunu” savundu, ancak gençlik bölümlerini zayıf buldu. 1930’dan itibaren kitap, Hitler ve hareketinin yükselişiyle birlikte daha fazla satılmaya başladı. Partiye ait Eher Yayınevi, iki cildi tek kitap hâlinde “halk baskısı” olarak piyasaya sürdü. Satışlar, Hitler’in 1933’te Şansölye olmasının ardından patladı. Fransız yazar Michel Gorel, Haziran 1933’te kitabın Almanya’da 500 bin baskıya ulaştığını belirtti. O dönemde Albert Einstein gibi isimlerin kitapları bu satış rakamlarının yanına dahi yaklaşamıyordu.
12 milyondan fazla satıldı, özel baskılar yapıldı
Sonunda “Mein Kampf” 12 milyondan fazla satıldı. Kısa yazılı ve görme engelliler için özel baskılar ile 18 dile çevirileri yapıldı. Schäfer’in ifadesiyle, “kitap yayınevini zengin etti, Hitler’i ise milyoner yaptı.” 1945’te Avrupa enkaz hâline geldiğinde ve altı milyon Yahudi öldürüldüğünde, eski Nazi taraftarlarının hiçbiri bu “bestseller” ile ilişkili olmak istemedi.
İngiliz siyasetçi Winston Churchill, Hitler’in kitabını İkinci Dünya Savaşı üzerine yazdığı eserde, “yeni bir inanç ve savaş Kur’an’ı: şişirilmiş, uzun, biçimsiz ama mesajıyla dolu” sözleriyle tanımladı. “Mein Kampf” sonraki on yıllarda adeta bir hayalet gibi kıtalar arasında dolaştı. Bugün bile kitabın Arap dünyasında bazı büfelerde satıldığı biliniyor.
Arapça baskılar ve koleksiyon değeri
“Mein Kampf” 1930’lu yıllardan bu yana Arapçaya da çevrildi. En son çevirilerden biri 1963’te yayımlandı. Bazı çevirilerde, Hitler’in Arap kültürü hakkında olumsuz ifadeler kullandığı bölüm çıkarıldı. Antisemitik söylemler ve ulusal bağımsızlık çağrıları ise özellikle Filistin meselesiyle bağlantılı olarak dikkat çekti. 1936-39 yıllarındaki Büyük Arap Ayaklanması sırasında bile bedava kopyalar dağıtıldı.
Almanya’da ise eski baskıların ticareti hâlâ canlı; koleksiyoncular eski “Mein Kampf” baskılarına 500 euro ve üzeri ödeyebiliyor. 2016’da, Münih’teki Çağdaş Tarih Enstitüsü’nün çevrimiçi, ücretsiz ve açıklamalı baskısı, kitabın etrafındaki efsaneleri ve Hitler’in saplantılarını gözler önüne serdi. Günümüzün demagogları ise 800 sayfalık kitaplara ihtiyaç duymuyor; kısa mesajlarla internette kitlelere ulaşabiliyor.
Fotoğraf: "Mein Kampf" © Mohd Fazlin Mohd Effendy Ooi , CC BY 2.0, kırpılmıştır,kaynak