FRANKFURT- Egetürk ile Pınar arasında uzun süredir devam eden hukuk mücadelesi, geçtiğimiz yıl kasım ayında Egetürk lehine sonuçlanmıştı. Bu durumun Avrupalı Türklerin gündeminde yeteri kadar yer bulmaması ve benzer olayların sürekli tekrarlanması nedeniyle, ilgili davayı marka tescilinin önemini vurgulamak amacıyla tekrar hatırlatıyoruz. PINAR SOSİS markasını kullanan Egetürk’e dava açan Pınar’ın talebinin, yüksek mahkeme tarafından reddedilmesi, büyük küçük bütün markaların ders çıkarması gereken önemli bir olay. Pınar, 1975 yılından beri İzmir’de üretim yapan ve Türkiye genelinde çok tanınmış olan bir marka. Egetürk ise 1960’lı yılların sonlarından itibaren, Almanya’da salam ve sucuk gibi ürünler imal ederek, Türk göçmenlerin helal gıda tercihine hitap ediyor. Egetürk, 1980’den bu yana PINAR SOSİS markasını kullanıyor ve PINAR markasını kelime olarak 1986 yılında Alman Patent Enstitüsü’ne kendi adına tescil ettirmiş. 1990 yılından itibaren de EGETÜRK PINAR SOSİS ürününü satışa sunmuş. Bu ürün raflarda, EGETÜRK üst logosu, PINAR SOSİS alt logosu ve 6 SOYULMUŞ SOSİS açıklaması ile yer alıyor.İlk yargılamada, mahkeme, PINAR kelimesinin sadece bir marka olmadığına, aynı zamanda bir kadın ismi ve kaynak anlamına gelen kelime olarak da anlaşılabileceğine hükmetti. Pınar’ın iddiası ise markanın tescil edildiği şekliyle değil, farklı bir biçimde kullanıldığı yönündeydi. Alman yasalarına göre, bir markayı tescil ettirmeniz ömür boyu ona sahip olacağınız anlamına gelmiyor. Markayı 5 yıl boyunca kullanmazsanız, tescil korumanız iptal oluyor. Egetürk, mahkemede markayı kullandığını ve Pınar kelimesinin kendi adına tescil korumasında olduğunu ifade etti. İlk mahkeme Egetürk’ü haklı buldu ve Pınar, davayı bir üst mahkemeye taşıdı.Temyiz mahkemesinden de aynı sonuç çıkınca, olay Federal Yüksek Mahkeme'ye (Bundesgerichtshof) taşındı.Federal Yüksek Mahkeme de ilk mahkemeyi haklı bularak, markanın ayırt edilebilen özelliğinin değişmediğine hükmetti. Bu da markanın haklı kullanımı anlamına geliyordu.Mahkeme, markanın PINAR SOSİS olarak kullanımını da uygun buldu. Bu iki kelimenin bütünlük içerisinde kullanıldığını ve birleşerek yeni bir marka oluşturmadıklarını, sosis ibaresiyle ilk markanın tamamlandığını, dolayısıyla PINAR SOSİS’in ürünü tanımladığını belirtti. Egetürk de mahkemeye, ürünlerinin yüzde 80 oranında Türk marketlerinde satıldığını ve Türk marketlerine gidenlerin yarısından fazlasının Türkçe bildiğini gösteren deliller sundu. Bu deliller, PINAR SOSİS markasındaki SOSİS kelimesinin ürünün içeriği hakkında bilgi veren bir açıklama olduğu görüşünü destekledi.Dolayısıyla, dev Türk markalarının çok büyük paralar harcadıkları hukuk mücadelesinin galibi Egetürk oldu.Bu vesileyle, büyük küçük demeden Almanya’da faaliyet gösteren bütün Türk markalarını, isimlerini tescil ettirmeleri yönünde uyaralım. Tescil işlemleri internet üzerinden çok kısa süre içerisinde yapılabiliyor. Markanızı 3 kategoride 10 yıl süreyle tescil ettirmenin bedeli ise 290 avro. Marka tescili konusunu ihmal etmeyin. Aksi durumda, birisi çıkar ve sizin markanızı tescil ettirir. Böyle bir durumda vicdanen haklı bile olsanız, hukuken hiçbir şey yapamazsınız.Oktan ErdikmenMarka tescil işlemleri hakkında ayrıntılı bilgi (Almanca):https://direkt.dpma.de/marke/
Marka tescili konusunu ihmal etmeyin
FRANKFURT- Egetürk ile Pınar arasında uzun süredir devam eden hukuk mücadelesi, geçtiğimiz yıl kasım ayında Egetürk lehine sonuçlanmıştı. Bu durumun...