"Karl Detroid", ilginç bir hikayesi var bu ismin... Çünkü "Karl Detroid" olarak İstanbul’a gelen bu Alman, Müslüman Müşir Mehmet Ali Paşa olarak ölür."
Herkes Enver Paşa'yı bilir ama...
Nedir müşir?
Müşir", Arapça'da "işaret eden, yol gösteren" anlamına gelir ve askeri bir rütbe olarak Orgeneral veya Mareşal mertebesine karşılık gelir.
"Karl Detroid" 1827 yılında Almanya'nın Magdeburg şehrinde dünyaya gelir. Babası müzik öğretmenidir. Ailevi sorunları nedeniyle yetimhaneye verilir Karl Detroid. "Mehmet Ali" olmasına daha uzun yıllar vardır ve bu hikaye Nazım Hikmet'e kadar uzanır. Ve kurtuluş savaşında da bu İstanbul’a gelişin izleri olacaktır.
Kaan Hızlı - ArşivliYorum
Türk-Alman ittifakının mimarı Enver paşa olarak bilinir, ama aslında değildir. Yükseliş Devri Padişahı Kanuni döneminde Avrupa'da Protestanlar ayaklanır, engizisyon mahkemeleri kurulur ,
Nedir engizisyon?
Ortaçağ'da Batı ülkelerinde, Katolikliğin katı inançlarına karşı gelenleri sapkın sayarak cezalandırmak için kurulan kilise mahkemesi. Misal, İspanya’da da engizisyon mahkemeleri kurulmuştur. Burada hedef; Yahudi ve Müslümanları Katolik kilisesinin düşman olarak algılaması ve onları kendi saflarına çekmekti.
Mustafa Kemal Yahudi mi?
Popüler siyasi kültür Mustafa Kemal'i, Cumhuriyet'i kurmak için Osmanlı devletini yıkmak ve Hilafeti kaldırarak Saltanatı sona erdirmekle suçlar. Bunu da Yahudilikle suçlamış, Hrirstiyan olmakla suçlamış, İngiliz demiş, lakin Yahudileri Müslüman Osmanlı topraklarına getiren Osmanlı Sultanı İkinci Bayezid'dir (1492) İspanyol Ladino, Yahudilerini Osmanlı topraklarına getirir ve İzmir'e, Selaniğe ve Osmanlı devletinin kritik şehirlerine dağılırlar.
Kılık kıyafet devrimi
Misal şapka devrimi yaptı, "kılık kıyafetimize karıştı" diye Mustafa Kemal'i kötüleyenler bilmez ki, ilk kılık kıyafet devrimi de Osmanlı Sultanı İkinci Mahmut tarafından 1828 yılında yapılmıştır (Reform). Bu reform kapsamında sarık ve cübbe yasaklandı, erkekler frenk tarzı kıyafet giyecek, başlarında fes olacak; kadınlar Barock tarzı işlemeli süslü elbiseler taşıyacaklardı. Kazan kaldıran rüşvete bulaşmış ve savaş ganimeti gayrimüslim çocukların Türkleştirilerek kurulan Yeniçeri Ocakları'nı da İkinci Mahmut kaldırmıştır, "kaldırmıştır" derken, ordu huzurlu bir şekilde fesh edilmemiştir, İkinci Mahmut Yeniçeri Ocağı ile bayağı bayağı savaşmış, binlerce Yeniçeri feci şekilde öldürülmüştür. Bu ölümler ve kılık-kıyafet reformu Avrupa gazetelerine haber olmuştur.
Fes nereden geliyor?
Çok gülerek izlediğim fesli bir şaklaban vardı, müritleri ona aptalca inanıyorlardı. Fesi çok seviyorlar, çok benimsiyorlar, "en Osmanlıcı biziz" gibi davranıyorlardı. Fes aslında ağırlıklı olarak Osmanlı gayrimüslimleri, özellikle Rum ve Yahudiler tarafından takılan Fas’ın "fez" şehrinden (Marokko) yayılmıştır Osmanlı fesleri Avrupa'da üretilmiş, ithal edilmiştir. Osmanlı’nın Batılılaşmasının ilk örneklerindendir. 19 yüzyılın yenilikçi (reformist) bir hareketidir. Türk modernleşmesi Osmanlı devletinde 1. Meşrûtiyet, 2. Meşrûtiyet ve Cumhuriyet ile sağlam temellere oturmuştur. Cumhuriyeti kötülerken fes takmak biraz çelişkili oluyor bence...
Martin Luther
Martin Luther İle birlikte Protestanlar ayaklanır, Avrupa'da müthiş bir kaos vardır. Bu kaos ile beraber kilisenin gazabından kaçan birçok Batılı Protestan, Katolik Hristiyan büyücü Osmanlı İmparatorluğu'na kaçar ve bunlar camilere, tarikatlara ve mezheplere sızmıştır. Resmi kaynaklar olmasa da Avrupa'daki din düzenini bozmak için Luther'i ve Protestanları Kanuni Sultan Süleyman’ın desteklediği yönünde biçok tarihçi hem fikirdir.
Sultan Mehmet
Fatih Sultan Mehmet de İstanbul’un fethinden sonra İstanbul'da gayrimüslim tebaya dokunmamış, hatta Galata Zimmilerine bir ahitname yazdırmıştır. "İçimizde yaşayan gayrimüslimlerin hayatı, canı, malı, namusu bizim himayemizdedir" diye... Bugünkü İslam anlayışına hiç benzemiyor değil mi? Peygamberin bir sözü var (işi ehline verin), bu bağlamda Fatih de hazineyi ve ticareti Yahudilere, Rumlara bırakıyor (Helenistik). İstanbul’u dünyanın ticaret merkezi haline getirmek için Kapalı Çarşı'yı inşa ediyor. Burada silah üretimini ve hazineyi gayrimüslimlere bırakıyor. Öyle ki, İmparatorluk, fetihler için sermayeyi bu merkezlerden alıyor, kazancını, savaş ganimetini buraya teslim ediyor. Bugünkü İslam vizyonu ile hiç ilgisi yok gibi bence...
Almanya ile gerilim olsa da...
Dönelim Karl Detroid'e...
Bu Alman, Hamburg Limanı'ndan İmparatorluğa gelen bir ticaret gemisine sığınıyor ve İmparatorluğa demirleyen bu gemiden atlıyor ve Üsküdar kıyılarına yüzüyor. Çocuk, birileri tarafından Sadrazam Âli Paşa'nın yanına götürülür. Ali paşa ona kol kanat gerer ve yanına alır. Bu iş Almanya ile Türkiye arasında diplomatik bir gerginliğe neden olur ama sonra sorunsuz hallolur ve çocuk İmparatorlukta kalır ,
Karl Detroid Harbiye’de
Sadrazam Ali Paşa, altı dil bilen, entellektüel bir şairdir aynı zamanda. Karl Detroid'e Mehmet Ali Paşa ismini verir ve onu Harbiye'ye (Kara Harp Okulu) yazdırır. Oradan mezun olan Mehmet Ali Paşa, Kırım seferine ve Bosna savaşına katılır. İkinci Abdülhamid döneminde "Paşa" unvanını alır.
Berlin konferansı
Artık Müslüman olan Osmanlı Paşası, Berlin Konferansı'nda Osmanlı çıkarları için mücadele eder, Almanlar onu bir Alman olarak Müslüman gibi davrandığı ve Osmanlı çıkarlarını düşündüğü için ihanetle suçlar.
Nazım Hikmet - Ali Fuat Cebesoy
Mehmet Ali Paşa arkasında Hayriye Adviye Zekiye ve Leyla isminde dört kızını bıraktı. Bunlardan olan torunları ve torunlarının çocuklarından milli edebiyatçı ve şairimiz Nazım Hikmet ve Kurtuluş Savaşı'nın önemli isimlerinden Mustafa Kemal'in yakın arkadaşı, asker, politikacı Ali Fuat Cebesoy, önemli Türk ressamlarından Celil’e Hanım ve politikacı Aybar doğacaktı...
Yani bu ilginç Alman; şiir, şair ve resim bıraktı gitti...
Kaan Hızlı
ARTI49