ARTVİN – Artvin’in Cerattepe bölgesindeki madencilik faaliyetlerine karşı çıkanlara yönelik olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Yavru geziciler’ benzetmesiyle ilgili olarak Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Bedrettin Kalın, “Biz gezici değil, yerleşik halkız” dedi.
‘Bunlar yavru Gezicilerdir’
Cerattepe’deki maden projesinin 25 yıl önce planlandığını, Yeşil Artvin Derneği’nin ise 20 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Bedrettin Kalın, verdikleri yaşam alanı mücadelesinin bir siyasi oluşumla ya da bir siyasi partiyle ilgisinin olmadığını savundu. Cerattepe mücadelesi dönemlerinde farklı siyasi partilere mensup iktidarların da gelip geçtiğini vurgulayan Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendileri için yaptığı ‘Yavru gezici’ benzetmesine yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:
“Cumhurbaşkanı bir takım hak ve demokratik mücadeleleri bazı etiketlemelerle yaftalamayı çok seven birisi. Ama bizim üzerimize yapıştırmaya çalıştığı şeyler bize uymaz. Kendi siyasi partisine mensup kişilere de sorabilir. ‘Gezici’ diye tabir ettiği kimlerse, siyasi yapılanmayla ya da örgütle bir irtibatımız var mı yok mu diye sorabilir? Cerattepe mücadelesi Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde yapılan ve bütün Artvin halkına mal olmuş bir mücadeledir. Asla bu söylemlerle kirletilecek bir mücadele değildir ve bu tutmaz. Bugüne kadar çok deneyen olmuştur ama tutmamıştır, bundan sonra da tutmaz. Bu bizim Artvin halkının yaşam mücadelesidir ve kutsal bir mücadeledir. Bunu kirletmeye hiç kimsenin gücü yetmez. Biz gezici filan bilmiyoruz. Biz gezici değil yerleşik halkız. Bin yıldır bu topraklarda yaşıyoruz. Yavru dediği kimler onu da bilmiyoruz ama biz yavru değiliz, 20 yıllık bir mücadeleyiz.”
‘Asıl kavga yüzde 98’lik maden payında’
Cerattepe projesinin ülkeye ekonomik katkı sağlayacak proje olmadığını savunan Bedrettin Kalın sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunu dünya alem biliyor ki; devletin payı yüzde 2. O da daha sonra yüzde 1’e düşüyor. Dolayısıyla bunun cari açığı kapama, bu ülke ekonomisine katkıda bulunma gibi bir durumunun olmadığını herkes çok açık biliyor. Burada önemli olan geriye kalan yüzde 98’in kimler arasında pay edileceğidir. Asıl kavga ondandır. Yani devlet bir karı olduğundan bununla uğraşmıyor.”
Cerattepe’de sosyal medyayı sallayan diyalog
Kafkasör Yaylası Cerattepe mevkisindeki madencilik faaliyetleri için kurulan şantiye alanına valiliğin izni ile Cumartesi günü 10 kişilik heyetle giren Yeşil Artvin Derneği üyelerinin 2 saat süren incelemesi sırasında şirket yetkilisi ile çevreciler arasında kayda alınan ve sosyal medyada paylaşılan bir diyalog büyük ilgi gördü. Maden şirketi yetkilisi, şantiye alanını gezen Yeşil Artvin Derneği üyelerine, “Bizim profesörlerimizle sizin profesörleriniz halka açık panel yapsın” önerisinde bulundu. Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hasan Yüksel’in bu sözlere, “Profesörün sizini bizimi olmaz ki, doğru bir tanedir. Ama şöyle vardır, parayla yazanlar vardır, bir de parasız yazanlar vardır” yanıtı sosyal medyada büyük ilgi gördü.
Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır A.Ş’nin Cerattepe’de 1 hektarlık alanda kurduğu şantiyenin çevresini de dikenli çelik telle çevirdiği belirtildi. Kimsenin girişine izin verilmeyen şantiye sahası sayıları 30’u bulan özel güvenlik görevlisi ile korunuyor. Jandarma ekipleri de şantiye alanına 3 kilometre mesafede aldıkları güvenlik önlemlerini sürdürüyor.
Artvinli kadınlar lokma dağıttı
Artvin Kafkasör yaylası Cerattepe bölgesinde maden faaliyetlerine karşı halkın tepkisi devam ediyor. Kızılay İşhanı önünde toplanan Artvin Kadın Platformu üyeleri, ‘Lokmamızı paylaşırız, toprağımızı asla’ sloganı atarak lokma tatlısı yaptı. Yöresel kıyafetler giyerek maden çalışmalarını protesto eden kadınlar, caddeden geçenlere lokma tatlısını dağıttı. Kadın Platformu adına açıklama yapan Sevgi Önay, şunları söyledi:
“Bu şehrin ve bu doğanın kadınları olarak ‘Lokmamızı paylaşırız ama toprağımızı asla’ sloganıyla yola çıktık ve bundan sonra da etkinliklerimize devam edeceğiz. Bu toprakların kadınları olarak hukukun bizden yana karar vereceğine inanmak istiyoruz. Biz de yavruyuz, ama sadece ve sadece bu dağlarda çobanlık yapan, çiftçilik yapan, süt sağan, sırtında taş taşıyıp evlek evlek bahçeler kuran, bir ağacın gövdesine yaslanarak ömrüne ömür katan, rüzgarda devrilen ağaca bile gözyaşı dökebilen ve bizi bu sevdalarla büyüten analarımızın, babalarımızın yavrusuyuz. Bizim de bu topraklarda tıpkı bu sevdalarla yavrularımızı yetiştirmekten başka derdimiz yoktur.”
Kadın Platformu üyeleri, maden şirketi Cerattepe’yi terk edinceye kadar haftanın üç günü farklı etkinlikler yapacaklarını açıkladı.