Başlangıçta böbrek hastaları için geliştirilen bir ilaç adayı, insanlığın en temel sorunlarından biri olan yaşlanmaya karşı umut vadeden bir çözüm olarak öne çıktı. Aynı etken maddenin kanserle mücadelede de etkili olabileceği belirtiliyor. Japonya’daki Tohoku Üniversitesi’nden araştırmacı Toshio Miyata ve ekibi, her iki alanda da etkili olabilecek bir tablete odaklanmış durumda.
RS5614 adlı etken maddenin hikayesi yaklaşık 25 yıl önce başladı. Miyata’nın hedefi, böbrek hastalıklarında iltihaplanma ve doku sertleşmesinde kilit rol oynayan PAI-1 adlı proteini baskılamaktı. Ekip, 1.400’den fazla kimyasal bileşiği analiz ettikten sonra RS5614’ü belirledi. Nature dergisinde yer alan bilgilere göre bu madde, ilk adaylara kıyasla PAI-1’e 3.000 kat daha güçlü bağlanıyor. Renascience şirketinin paylaştığı bilgilere göre, RS5614’ün ağızdan tablet olarak alınabilmesi de dikkat çekici bulunuyor; zira birçok kanser bağışıklık tedavisi hastane ortamında pahalı infüzyonlar gerektiriyor.
Kanserle ilişkili bulgular
Asıl dönüm noktası, pek çok kanser türünün olağan dışı miktarda PAI-1 üretmesinin fark edilmesiyle yaşandı. Yapılan çalışmalar, PAI-1’in bağışıklık sisteminin hedef aldığı PD-L1 molekülünün üretimini artırdığını ortaya koydu. Miyata, Nature’a yaptığı açıklamada durumu şöyle anlattı: “PAI-1’in PD-L1 ifadesini güçlendirdiğini saptadık. PAI-1’i baskıladığımızda PD-L1 ifadesi de azalıyor. Bu da bağışıklık sisteminin kanseri hedef almasına ve onu vücuttan temizlemesine yardımcı oluyor”.
Renascience, kronik miyeloid lösemi ve kötü huylu melanom için iki ayrı Faz-3 klinik çalışma yürütüyor. RS5614, Ağustos 2024’te Japonya’da melanom tedavisi için yetim ilaç statüsü aldı.
Yaşlanma karşıtı etkiler
İlacın en dikkat çeken yönlerinden biri ise yaşlanma üzerindeki etkileri oldu. Miyata’nın ekibi, Northwestern Üniversitesi’nden Douglas Vaughan ile birlikte, hızlandırılmış yaşlanma gösteren fareler üzerinde RS5614’ü test etti. Normalde yaklaşık 100 gün yaşayan bu farelerde, ilaç kullanımı sonrası yaşlanma sürecinin tamamen normale döndüğü bildirildi. Miyata, sonuçları şu sözlerle aktardı: “PAI-1 inhibitörü ile tedavi edilen fareler, normal farelerle aynı hızda büyüdü ve hızlandırılmış yaşlanma belirtileri göstermedi”.
Araştırmacılar, 2017 yılında ABD’deki bir Amish topluluğunda doğal PAI-1 mutasyonlarına sahip bireyleri de inceledi. Fightaging.org’un aktardığına göre bu kişilerin, akrabalarına kıyasla ortalama yedi yıl daha uzun yaşadığı ve yaşlanmanın geciktiğine işaret eden daha uzun telomerlere sahip olduğu belirlendi.
Bağışıklık sistemi bağlantısı
Araştırmalar, mekanizmanın bağışıklık sistemiyle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Hem kanser hücreleri hem de yaşlanmış hücreler yüzeylerinde “beni yok et” sinyali taşıyor. Ancak PAI-1 bu sinyalin algılanmasını engelliyor. RS5614 ise bu engeli ortadan kaldırarak bağışıklık hücrelerinin hem kanserli hem de yaşlanmış hücreleri temizlemesine olanak tanıyor. Douglas Vaughan, elde edilen sonuçları şöyle değerlendirdi: “PAI-1 ifadesini azalttığımızda, yaşa bağlı damar yapısı değişimlerini önleyebildiğimize dair oldukça tutarlı bulgular elde ettik”.