Kadına şiddete karşı sanatın sesi: Stuttgart’ta özel tiyatro gecesi

Stuttgart’ta Turkuaz e.V. tarafından sahnelenen "Sesimi Duyan Var mı? Ben Kadın" oyunu, 25 Kasım kapsamında kadına yönelik şiddete karşı sanatsal bir farkındalık etkinliği oldu.

Almanya’nın Stuttgart kentinde, Turkuaz e.V. Kültür Sanat Derneği tarafından sahnelenen “Sesimi Duyan Var mı? Ben Kadın” adlı tiyatro oyunu, kadına yönelik şiddete dikkat çekti. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte tiyatro gösterimiyle birlikte müzikal bir performans da sunuldu. Program, sanat aracılığıyla şiddete karşı toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefledi.

Oyunda kadınların tanıklığı sahneye taşındı

Tiyatro sanatçısı ve Turkuaz e.V. yönetim kurulu üyesi Ruhsar Gümüşdal tarafından yönetilen oyun, amatör kadın oyuncuların katılımıyla sahnelendi. Oyuncular Yeşim Kavrap, Ayşe Havva Işık, Hilal Okumuş, Sema Ardıç, Alicia Siegel ve Duygu Taştan, sahnede yalnızca bir rol üstlenmedi; kadınların yaşadığı sessizlik, baskı ve görünmezlik halini kendi deneyimleriyle yeniden canlandırdı.

Gümüşdal’ın kaleme aldığı metin, kadınların birbirine ses verdiği, dayanışma ve direnişin öne çıktığı bir anlatı sundu. Amatör oyunculuk, sahneye içtenlik ve doğallık kattı. Oyundaki her sahne, bir senaryodan çok, bir tanıklık ifadesi olarak izleyiciyle buluştu.

Sivil toplum kuruluşlarından yoğun ilgi

Etkinliğe Stuttgart’taki Türk sivil toplum örgütlerinden geniş katılım sağlandı. Seyirciler arasında Cumhuriyet Halk Partisi Württemberg Birlik Başkanı Şirin Üstün, Demokrat Esnaflar Birliği Başkanı Binali Özoğul, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Baden Württemberg Başkanı Zeynep Bahriye Taş , eğitimci ve dil uzmanı Ali Gülbahar, Mesnet Başkanı Nazan Kılıç, Deukiş Diyalog Başkanı Nurhan Demir, gibi isimler yer aldı.

Katılımcılar, gecenin sadece sanatsal bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda toplumsal farkındalık yaratan bir dayanışma buluşması olduğunu belirtti.

Açılış konuşmalarında şiddet gerçeği vurgulandı

Program, Turkuaz e.V. Eş Başkanı Nazan Akgül’ün Türkçe, Yunus Emre Aydoğan’ın Almanca yaptığı açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmalarda, kadına yönelik şiddetin küresel boyutu, Almanya’daki kadın cinayetlerinin artışı ve Avrupa’daki yetersiz resmi kayıtlar ele alındı.

Aydoğan’ın Almanca sunumu, göçmen topluluk açısından özel bir anlam taşıdı. İki dilde yapılan açılış, şiddetin kültürel veya ulusal sınır tanımadığını bir kez daha ortaya koydu.

Sahne protestoya dönüştü

Oyun boyunca kadınların günlük yaşamdan alınmış öyküleri sahnelendi. Farklı mekanlara dönüşen sahne düzeni, bir mutfaktan adliye koridoruna, bir göçmen mahallesinden gazete manşetlerine uzandı. Oyuncuların ellerinde taşıdığı pankartlar ve gerçek haber başlıkları, gösteriyi ritmik bir protestoya dönüştürdü.

Almanya’da her üç günde bir kadının partneri tarafından öldürüldüğü gerçeği oyunda vurgulanarak izleyiciye güçlü bir etki yarattı.

Müzik performansı duygusal etkiyi artırdı

Tiyatro gösteriminin ardından sahneye çıkan Sinem Vurgeç Müzik, gecenin duygusal atmosferini müzikle sürdürdü. Sinem Vurgeç’in sesi ve Enis Akmut’un gitar performansı izleyiciden tam not aldı. Programda Seyyan Hanım, Livaneli ve Nazım Hikmet eserlerinden örnekler yer aldı.

Konser, kadınların müzik aracılığıyla kurduğu dayanışmanın simgesi olarak değerlendirildi. Gecenin sonunda sanatçılar ve oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı.

Stuttgart’ta sanatla yükselen dayanışma

Turkuaz e.V. tarafından organize edilen gece, kadına yönelik şiddetle mücadelede sanatın dönüştürücü gücünü öne çıkardı. “Sesimi Duyan Var mı? Ben Kadın” adlı tiyatro oyunu, toplumun görmezden geldiği bir sorunu sahneye taşıyarak izleyiciyi tanıklığa davet etti. Etkinlik, Stuttgart’ta kadınların sesinin yankılandığı bir gece olarak hafızalarda yerini aldı.

Kültür Haberleri