Kaan Hızlı - ArşivliYorum
Nedir vatan toprağı, ya da neresidir? Doğduğun yer mi öldüğün yer mi? Kimdir vatansever, kimdir vatan haini?
Vatan Haini
Ağzımızda bir "vatan haini" lafı var son yıllarda sıkça kullandığımız, çok seviyoruz bu vatan haini lafını, çok da kolay kullanıyoruz. Hemen yapıştırıyoruz vatan haini yaftasını; muhafazakarlar cumhuriyetçilere, cumhuriyetçiler muhafazakarlara, liberaller kapitalistlere, sosyalistler milliyetçilere, açıklar kapalılara, asker polise, halk devlete, ona, buna, şuna... Hain kime göre hain?
İttihat ve Terakki
İttihat ve Terakki, Türk modernleşmesinin öncüsüdür. Osmanlı'nın son dönemlerinde hem muhalif nesiller yaratmış; orduyu ve devleti reforme etmiş, farklı farklı yenilikler getirmiş ve milliyetçi Türk neslinin doğuşunu sağlamıştır. İttihat Terakki farklı gruplarda faaliyet göstermiş, değişik farklı gruplar olarak devleti yeniden düzenlemeye talip olmuş, Yeni Osmanlılar, gazeteci; Jön Türkler, Tıbbiyeli; İttihatçılar, subay olarak 1909 gerici isyanını bastırdıktan sonra tamamen devlet mekanizmasını ele geçirmiş. Enver Paşa, Talat Paşa, Cemal Paşa, Bahattin Şakir en bilinen isimlerdir İttihat ve Terakki içerisinde!
Birinci Dünya Harbi
Birinci Dünya Harbi, Avusturya-Macaristan prensi ve eşinin suikaste uğraması ile başlamadı tabii, Avrupa'da kazan kaynıyordu ama son bir dokunuşa ihtiyaç vardı. Nitekim prens vuruldu ve savaş başladı. Zaten prensler başka ne işe yarar ki... Tabii böyle kalıplara, en bilinenlere, en klasiklere inanmadığım için bu konuyu dalgaya vurarak geçiyorum. Enver Paşa, Birinci Dünya Harbi'nde Türk-Alman ittifakı ve Osmanlı’nın harbe girmesinde aktif rol oynadı. Tabii Enver Paşa'nın dosyası onu sevmeyenler için bir hayli kabarık, Sarıkamış'ta ölen binlerce Türk askeri, 1908 İkinci Meşrutiyet'in ilanı, 1909 27 Nisan, 1909'da Sultan II. Abdülhamid, Jön Türk hareketi tarafından yapılan bir askeri darbeyle tahttan indirilerek, 1913'de Enver Paşa'nın Bab- i Ali baskını (Türk tarihinin ilk askeri darbesidir) Nazım Paşa'yı öldürerek Genelkurmay Başkanı oluşu, baskın kişilikleri ile İttihat ve Terakki o bildiğimiz muhafazakarlar tarafından hep ihanetle suçlandı!
Le Petit Journal Gazete
Le Petit Journal
Nadir, 1913 tarihli 112 senedir korunmuş tarih kolleksiyoncuların aradığı baskılardan biridir. Fransız resimli gazetesi "Le Petit Journal"ın 9 Şubat 1913 tarihli orijinal baskısı; ana görsel, Osmanlı İmparatorluğu'nda bir tarihi olayı tasvir etmektedir ve altındaki Fransızca başlık şöyledir:
"UN COUP D'ÉTAT À CONSTANTINOPLE" (İstanbul'da Bir Darbe)
"Meurtre de Nazim Pacha" (Nazım Paşa'nın Cinayeti/Öldürülmesi) Enver Paşa'nın Bab-ı Ali Baskını ve Genelkurmayı Nazım Paşa'yı öldürmesi -
Berlin
Birinci Dünya Harbi, Osmanlı için 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasıyla fiilen gerçekleşti. Bu anlaşma, Osmanlı'nın savaşta yenilgisini ve İtilaf Devletleri'nin kontrolüne geçişini resmen belirtti. Savaşın kaybedilmesi ile bazı İttihatçılar Berlin’e gittiler, çünkü savaşın şartları İngilizlerin hegamonyası olan İstanbul’da şartları zorlayacaktı. Tabii bu gibi üst düzey devlet yönetiminde olmayan kişi ve kişilerin kolayca anlayabileceği ve diplomatik olarak yorumlayabileceğim hamleler olmadığı için düşünce kısırı kişilikler hemen yapıştıracaktır vatan hainini. Berline Gidenler: Cemal Azmi / Talat Paşa 17 Mart 1921 Berlin'de Öldürüldü (Vezir-i Azam). Tabii İttihatçıların üzerinde bir de Ermeni Soykırımı suçlaması da vardı, bu suçluluk onları Berlin’e kadar takip etti, onları orada buldu ve dahi öldürdü. Bahaddin Şakir Mebus ve nazır olmakla beraber İttihat Terakki içindeki doktorlar grubundandır. Örgütçü silahşör ve iyi bir siyasetçidir. 17 Nisan 1922'de Berlin'de öldürüldü. Cemal Azmi Trabzon valisi, siyasetçi, İttihatçı 17 Nisan 1922 Berlin! Talat Paşa, Cemal Azmi ve Bahattin Şakir Berlin'de bir Ermeni komiteci tarafından öldürülüyor ve bu üç kahraman Berlin'de Türk (Müslüman) mezarlığına gömülüyorlar.
Berlin'de Türk Mezarlığı
Çoğumuz Berlin'de bir Türk (Müslüman) Mezarlığı olduğunu bilmeyiz, ki Birinci Dünya Harbi'nin nabzını tutan bu adamların akıbetini de bilmeyiz, yani tarihimizi Abdulhamid'i savunmaktan ibaret sananlar da bilmez bu gerçekleri... Misal Berlin'de 123.000 Türk yaşıyor, deney yapılsa ve Talat Cemal azmi ve Bahaddin Şakir’den bahsetsek kaç kişi Berlin'de bir Müslüman mezarlığı olduğunu ve Osmanlı’nın üç önemli devlet adamının Berlin'de ebedi istirahatta olduğunu bilir?
2018'de mezarlığı ziyaret ettim, bir Cuma günüydü. Cemaat toplanmış, çaylar kahveler içiliyor, abdestler alınıyor falan derken bizim kabirleri ziyaretimizi fark edenlerden bazıları bizim neden orada olduğumuzu merak ettiği kadar, oradaki Osmanlı devlet adamlarının neden yattığını merak etmemişlerdi. Konuyla uzaktan yakından ilişkisi olmayan yüzlerce adam her gün bir araya geliyor, siyaset konuşuyor, Osmanlı’yı savunuyor, Abdulhamid'in muhteşem saltanatından bahsediyor, lakin başında çay içtiği adamların kim olduğunu merak edip iki sayfa kitap kurcalamıyor...
Talat Paşa vatan toprağına dönüyor
Talat Paşa 17 Mart 1921 tarihinde Ermeni komitacı Soghomon Tehlirian tarafından Berlin Hardenberg sokağında, evinin biraz altında, büfede gazete alırken başına bir el ateş edilerek öldürüldü. Önce Berlin Müslüman mezarlığına defnedildi, Talat Paşa'nın öldürülüşü Almanya’da büyük olay oldu. Dönemin medyası konu ile ilgili haftalarca olayla ilgili haber yaptı, öyle ki okyanus ötesinde dahi (New York Times) bu konu ile ilgili geniş çaplı haberler yaptı.
Talat Paşa'nın naaşı, katledilmesinden yirmi iki yıl sonra, 25 Şubat 1943 tarihinde Berlin'den İstanbul'a getirilerek Abide-i Hürriyet tepesine defnedildi. Naaşının getirilmesi, ölümünden çok sonra gerçekleşmiş ve o dönemde önemli bir ulusal olay olarak kabul edilmiştir.
1943 yılı hem İkinci Dünya Harbi'nin tam ortası hem de Almanya'ya Nazilerin hakim olduğu kritik bir dönemdi.
Abide - i Hürriyet
Belli bir kesim tarafından kolayca ihanet ve vatan haini olarak yaftalanan bu devlet adamları dönemin siyasi, askeri ve ekonomik şartlarında belli bir vatan müdafaasında bulunmuş, belli başlı kararlar almış ve aldıkları kararları uygulamışlardı. Çoğu çıktıkları ideolojik yolda canından olmuş ve dahi kendi topraklarında dahi defnedilememişlerdir. Enver Paşa da sonradan vatan toprağına getirilenlerdendir. Ordu ve Kafkas İslam Ordusu komutanı Enver Paşa, 1922'nin 4 Ağustos sabahı bir Rus mitralyözü tarafından hazin bir biçimde öldürüldü. Enver Paşa 4 Ağustos günü, asıl adı Hagop Melkumyan, isminin Rusçalaştırılmış şekli de Yakov Arkadiyeviç Melkumov olan aslen Ermeni bir Kızılordu subayının emrindeki müfreze tarafından şehit edildi. Enver Paşa'nın cenazesi, 3 Ağustos 1996'da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Necmettin Erbakan'ın öncülüğünde Sovyetler Birliği'nden İstanbul'a getirilmiştir. Paşanın naaşı, 74 yıl boyunca Sovyetlerin eline geçmemesi için Özbekistan'da bir mezarda saklandıktan sonra, Türkiye'ye getirilerek Hürriyet-i Ebediye tepesindeki Abide i Hürriyete defnedilmiştir.
Berlin
Koca bir imparatorluk çöktü, altında ittihatçılar kaldı. Tarihi daima kazananlar yazar da biraz saygı duysak tarihimize, biraz anlamaya çalışsak... Almanlar kadar değer vermedik kendi devlet adamlarımıza. Enver Paşa'nın ismini verdiler Berlin'de bir köprüye, adına sigara markası yaptılar, anıtlar diktiler, methiyeler, şiirler, övgüler yazdılar, nağmeler, şarkılar, marşlar bestelediler. Bir Talat var dediler Berlin'de liman paşa, Talat Paşa'nın yargılandığı mahkemede canla başla savundu Talat’ı, biz ne yaptık!
Vatan haini dedik!
"Hiç bir ülke yoktur ki, kendi içerisinde bizim kadar çok hain yetiştirebilsin" ( İsmet İnönü )
Kaan Hızlı
ARTI49