Fukuşima Nükleer Santrali’nin tamamen kapatılması için yürütülen çalışmaların ne kadar büyük bir mühendislik zorluğu taşıdığı, geçtiğimiz Kasım ayında Tepco’nun gerçekleştirdiği operasyonla bir kez daha gözler önüne serildi. Şirket, yıllar süren hazırlıkların ardından reaktörlerden sadece 0,7 gram nükleer yakıtı çıkarmayı başarabildi. Ancak reaktörlerin içinde hâlâ yaklaşık 880 ton radyoaktif malzeme bulunduğu tahmin ediliyor ve santralin tamamen kapatılması için en az 25 yıl daha çalışmaların sürmesi bekleniyor.
Japonya nükleer enerjiden vazgeçmedi
11 Mart 2011’de yaşanan deprem ve ardından gelen tsunami, Fukuşima Daiichi Nükleer Santrali’nde büyük bir felakete yol açmış ve on binlerce insanın evlerini terk etmesine neden olmuştu. O dönemde Japonya’daki tüm nükleer santraller kapatılarak detaylı güvenlik incelemelerine tabi tutulmuştu. Ancak Japonya, Almanya gibi nükleer enerjiden tamamen vazgeçmedi.
2015 yılında ilk nükleer reaktör yeniden devreye alındı ve bu yılın başlarında Tepco, ülkenin en büyük nükleer santrali olan Kashiwazaki-Kariwa tesisini yeniden faaliyete geçirdi. Bugün Japonya’da 13 reaktör aktif durumda ve nükleer enerji, ülkenin elektrik ihtiyacının yalnızca %9’unu karşılıyor. Ancak hükümet, bu oranı 2030 yılına kadar %22’ye çıkarmayı hedefliyor.
Yapay zeka ve enerji talebi nükleer enerjiyi teşvik ediyor
Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre, 2022’de dünya genelinde üretilen elektriğin %2’si veri merkezleri tarafından tüketildi. Yapay zeka kullanımının artmasıyla bu talebin 2026 yılına kadar %35 ila %128 oranında artacağı öngörülüyor. Japon hükümeti, ülkenin elektrik talebinin 2050’ye kadar %35 ila %50 arasında artacağını tahmin ediyor. Bu talebin ana sürükleyicileri ise çip fabrikaları ve yapay zeka veri merkezleri.
Japonya Başbakanı Shigeru Ishiba, nükleer enerjiye mesafeli bir duruş sergilemesine rağmen, göreve geldikten sonra yaptığı açıklamada enerji güvenliğini öncelikli bir konu olarak tanımladı. Ishiba, enerji ihtiyacının karşılanması ve karbon emisyonlarının azaltılması için nükleer enerjinin güvenli bir şekilde kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Nükleer enerjiye karşı çevrecilerin endişeleri sürüyor
Çevre aktivistleri ve sivil toplum kuruluşları, Japonya’nın nükleer enerjiye olan bağımlılığını artırma planlarına karşı çıkıyor. Greenpeace Japonya’dan Hisayo Takada, nükleer enerjinin yüksek risk taşıdığını ve atık yönetiminin hâlâ çözülemediğini vurguluyor. Takada, Japonya’nın nükleer enerji yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesi gerektiğini ve özellikle açık deniz rüzgar enerjisinin büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade ediyor.
Fukushima, yenilenebilir enerji dönüşümünün öncüsü
Ülke genelinde elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı hâlen %25 seviyesinde. Ancak Fukushima Eyaleti, 2040 yılına kadar enerjisinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefliyor. Bu, Japonya’nın genel enerji politikalarından daha iddialı bir plan olarak öne çıkıyor.