İşte Almanya’da 2026’da sağlık gerekçesiyle işten çıkarma şartları

Almanya’da sağlık sorunları nedeniyle işten çıkarma belirli şartlarda yasal. Mahkemeler olumsuz sağlık tahmini, işletme yükü ve çıkar dengesi kriterlerini esas alıyor.

Almanya'da 2026 yılında sağlık sorunları nedeniyle işten çıkarma, belirli koşullar yerine getirildiği sürece yasal olarak mümkün olmaya devam ediyor.

Bir çalışanın işine sağlık nedenleriyle son verilebilmesi için olumsuz sağlık tahmini, işyerinde ciddi aksama ve her iki tarafın çıkarlarının adil şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Sadece geçici bir hastalık bu tür bir fesih için yeterli sayılmıyor. Mahkemeler, işverenlerden ayrıntılı bir gerekçe talep ediyor ve daha hafif önlemler olan görev değişikliği, çalışma alanı uyarlaması veya kademeli işe dönüş gibi seçeneklerin kullanılıp kullanılmadığını titizlikle inceliyor.

İş göremezlik döneminde fesih mümkün

Mevzuata göre, bir çalışan raporluyken de işten çıkarılabiliyor; hastalık izni sırasında feshi yasaklayan genel bir kural bulunmuyor. Ancak İşten Koruma Yasası gereği, iş sözleşmesi altı aydan uzun süredir devam ediyorsa ve işletmede ondan fazla kişi çalışıyorsa, fesih sadece “kişisel nedenlerle” yapılabiliyor. Bu durumda mahkemeler işverenden, çalışanın sağlık durumunun uzun vadede sözleşmenin sürdürülmesine engel olduğunu ve buna rağmen hangi uyarlama çabalarının gösterildiğini ayrıntılı biçimde açıklamasını istiyor.

Sık, uzun veya kalıcı hastalıklar

Yargı kararları üç ana kategoriye ayrılıyor: sık sık kısa süreli hastalıklar, uzun süreli kesintisiz hastalıklar ve kalıcı iş göremezlik. Örneğin birkaç yıl boyunca her yıl 30 günü aşan devamsızlıklar yaşanması ve gelecekte de benzer durumların beklenmesi halinde fesih gerekçesi oluşabiliyor. Uzun süreli ya da kalıcı hastalıklarda, özellikle şiddetli bir kaza sonrası işine dönmesi mümkün görünmeyen çalışanlarda, mahkemeler olumsuz sağlık tahminini açık biçimde kabul ediyor. Ayrıca işverenin, hastalık nedeniyle artan vekalet maliyetleri ya da sürekli organizasyon değişiklikleri gibi işleyişe zarar veren etkileri de belgeleyebilmesi gerekiyor.

Mahkemelerin üç aşamalı değerlendirmesi ve BEM uygulaması

Mahkemeler, sağlık gerekçesiyle yapılan fesihleri üç aşamada inceliyor:

  1. Geleceğe yönelik güvenilir bir sağlık tahmini, yani çalışanın yılda altı haftadan fazla süreyle uzun ya da tekrarlayan devamsızlıklar göstermeye devam edeceği beklentisi.

  2. İşyerinde somut aksaklıklar veya ekonomik yük, örneğin üretim kesintileri ya da fazla temsil giderleri.

  3. Tarafların çıkar dengesi, yani çalışanın yaşı, kıdemi, aile sorumlulukları, engel durumu ve geçmiş performansı.

İşveren, uzun ya da tekrarlayan hastalıklara rağmen işe yeniden uyum süreci başlatmadıysa, bu durum mahkeme nezdinde feshin geçerliliğini zayıflatabiliyor.

2026’da yeni risk: Online raporlar ve zamanlama

2026’da dikkat çeken yenilik, hastalık raporlarının zamanlamasına yönelik sıkı denetim. Eğer rapor, tam olarak fesih süresini kapsıyorsa ya da fesih bildiriminin hemen ardından düzenlenmişse, inandırıcılığını büyük ölçüde yitiriyor. Uzmanlar, artık “sarı kağıdın” tek başına koruma sağlamadığını ve taktiksel raporların çalışan aleyhine delil oluşturabileceğini belirtiyor.

Ayrıca online hastalık raporları ve tele-tıp belgelerinin yaygınlaşması yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Dikkatsizce düzenlenmiş veya kötüye kullanılmış dijital raporlar, kimi durumlarda bizzat fesih gerekçesi sayılabiliyor. Bu nedenle çalışanların, güvenilir doktorlardan yardım almaları, yasal platformları tercih etmeleri ve rapor sürelerini fesih dönemine “tam denk getirmekten” kaçınmaları öneriliyor.

Yaşam Haberleri