İstanbul'da kritik zirve: Almanya ve Türkiye yeni ittifak arayışında

Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul, İstanbul'da Türkiye ve Avrupa ülkeleriyle kritik zirveye katılıyor. İran krizi, Hürmüz Boğazı, enerji fiyatları ve yeni ittifaklar masada.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Orta Doğu'da giderek derinleşen krizlere diplomatik çözüm aramak amacıyla İstanbul'a geliyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek toplantıya Avrupa'nın önde gelen ülkeleri ile bölgenin önemli güçleri katılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da zirvede yer alacağının açıklanması, görüşmelerin önemini artırdı.

İstanbul'daki diplomasi trafiğinin merkezinde İran ile ABD arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının aksaması, Husilerin saldırıları ve Ukrayna savaşı bulunuyor. Görüşmeler, ülkelerin ABD gibi geleneksel büyük güçlerden bağımsız yeni iş birlikleri aradığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul'un İstanbul ziyareti yalnızca yarım gün sürecek. Ancak bu kısa süre içinde yoğun bir diplomasi programı yürütülecek.

Avrupa ve Orta Doğu ülkeleri aynı masada

Zirveye Almanya, Fransa ve İngiltere'den oluşan ve E3 olarak bilinen grubun dışişleri bakanları katılıyor. İtalya Dışişleri Bakanı da son anda toplantıya dahil oldu.

Avrupalı bakanlar, bu yıl kurulan R4 grubunun temsilcileriyle bir araya gelecek. R4'te Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır bulunuyor.

Toplantının ilk olarak ağustos ayı sonunda yapılması planlanmış ancak son anda iptal edilmişti. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yeniden yaptığı davetle görüşmeler tekrar gündeme geldi.

Fidan, iki grup arasında daha yakın bir iş birliği kurulabileceğine de işaret etti. Böyle bir ortaklığın nasıl işleyeceği henüz netleşmedi. Ancak tarafların birbirlerinin diplomatik ilişkilerinden yararlanabileceği değerlendiriliyor.

Türkiye'nin girişimi, birçok ülkenin ABD gibi geleneksel büyük güçlerin dışında yeni diplomatik ortaklıklar aradığının işareti olarak görülüyor.

Wadephul, İstanbul'a hareketinden önce yaptığı açıklamada ortak sorunların çözümü için yeni yöntemlere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

"Bizi birleştiren nokta, çözümsüz kalan bu çatışmaların ülkelerimizin ekonomisini ve güvenliğini ciddi biçimde etkilemesi ve çözüm için yeni yollar bulma isteğimiz."

Hürmüz Boğazı'ndaki kriz Almanya'yı da vurdu

Görüşmelerin en önemli başlıklarından biri, İran ile ABD arasındaki çıkmazın küresel enerji piyasasına etkisi olacak.

Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği henüz normale dönmedi. Çeşitli medya kuruluşlarının haberlerine göre boğazdan geçen gemi sayısı, savaş öncesindeki günlük ortalamanın yüzde 70'inin altında kalıyor.

İran Devrim Muhafızları'nın son olarak birkaç petrol tankerine daha saldırması, bölgedeki güvenlik endişelerini artırdı.

Enerji fiyatlarındaki yükseliş Almanya'da da yeni ekonomik önlemleri gündeme getirdi. Federal Hükümet, ekim ayından itibaren akaryakıt indirimi uygulamasını yeniden başlatma kararı aldı.

Berlin yönetimi ayrıca artan enerji maliyetlerini hafifletmek amacıyla düşük gelirli hanelere doğrudan ödeme yapılması seçeneğini değerlendiriyor.

Bölgede yakın zamanda bir rahatlama beklenmiyor. Aksine, son haftalarda İran ile ABD arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlenebileceğine ilişkin endişeler artıyor. Taraflardan gelen karşılıklı tehditler de bu kaygıları güçlendiriyor.

İsrail'in yeniden savaşa dahil olabileceği ihtimali de tartışılıyor. Ülkede gelecek hafta parlamento seçimleri yapılacak.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in bu hafta beklenmedik şekilde İsrail'e gitmesi dikkat çekti. Hegseth, Başbakan Binyamin Netanyahu ile görüştü ve bir askeri üssü ziyaret etti.

Netanyahu ise İran yönetiminin devrilmesi gerektiğini savundu.

"İsrail ordusuna, Mossad'a ve güvenlik kurumlarına verdiğim talimat budur."

İsrail Başbakanı, İran'ın İsrail'i yok etmeyi hedeflediği sürece ülkesinin varoluşsal bir tehditle karşı karşıya kalacağını ileri sürdü.

Suudi Arabistan'a saldırılar bölgeyi alarma geçirdi

İran ile yaşanabilecek yeni bir savaş, İstanbul'da temsil edilecek R4 ülkelerini doğrudan ilgilendiriyor.

Türkiye ve Pakistan'ın İran ile kara sınırı bulunurken Suudi Arabistan, İran'dan Basra Körfezi ile ayrılıyor.

Suudi Arabistan, ay başından bu yana İran destekli Husilerin neredeyse her gün düzenlediği saldırılarla karşı karşıya kalıyor.

Yemen'den gönderilen insansız hava araçları ve füzeler Suudi Arabistan'daki hedeflere yöneliyor. Riyad Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırıda 13 kişi hayatını kaybetti, 300'den fazla kişi yaralandı.

Husilerin saldırıları ve Yemen'deki çatışmaların deniz ticaretine etkileri de İstanbul'daki görüşmelerde ele alınacak.

Türkiye ile Pakistan, bölgedeki gerilimi azaltmak için arabuluculuk rolünü öne çıkarıyor.

Ankara, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınarken ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıları da eleştirdi. Türk hükümeti, askeri yöntemler yerine diplomatik çözüm çağrısında bulundu.

Türkiye, Tahran ile diplomatik ilişkilerini kullanarak İran yönetiminin Husiler üzerindeki etkisini artırmasını ve saldırıların kontrol altına alınmasını sağlamaya çalışıyor.

Bölgedeki askeri iş birliği de güçleniyor. Türkiye ve Pakistan, Suudi Arabistan ile kısa süre önce Mekke Paktı adı verilen askeri ittifakı oluşturdu.

NATO'ya benzer şekilde ortak savunma yükümlülüğü öngören anlaşmanın Türkiye Büyük Millet Meclisindeki onay süreci devam ediyor.

Türk güvenlik uzmanları, Ankara'nın bu ittifaka doğrudan asker göndermek yerine askeri teçhizat ve danışmanlık desteği sağlayabileceğini düşünüyor.

Pakistan devrede, İran ABD'ye güvenmiyor

İran ile en güçlü diplomatik temaslardan birine sahip ülkelerden biri Pakistan olarak öne çıkıyor.

Pakistan Genelkurmay Başkanı, yeni bir savaş ihtimalinin güçlenmesi üzerine bu hafta İran'a giderek görüşmeler yaptı. Pakistanlı komutan daha önce de Tahran ile Washington arasında arabuluculuk girişimlerinde bulunmuştu.

Ancak son ziyaretin somut bir ilerleme sağlamadığı anlaşılıyor.

İran yönetimi, diplomatik çözüm için ABD'nin tutumunu değiştirmesi gerektiğini savunuyor.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Alman kamu yayıncısı ARD'ye yaptığı açıklamada müzakere sürecinden çekilmediklerini söyledi.

"Biz müzakere masasından hiçbir zaman kalkmadık."

Bekayi, arabulucular üzerinden taraflar arasında mesaj alışverişinin sürdüğünü belirtti. Ancak İran açısından iki temel sorun bulunduğunu dile getirdi. Bunlardan biri ABD'nin tek taraflı taleplerinde ısrar etmesi, diğeri ise Washington'a duyulan güvenin ortadan kalkması.

"Müzakereler sürerken bir yıldan kısa süre içinde İran'a iki kez saldırmış olmaları, diplomasi konusunda gerçekten ciddi olmadıklarını gösteriyor."

İstanbul'daki görüşmelerde yalnızca İran krizi ele alınmayacak. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle Karadeniz üzerinden yapılamayan tahıl ihracatı da gündemde olacak.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı çevrelerinden aktarılan bilgilere göre Gazze'deki durum ve İsrail'in yerleşim politikaları da toplantıda görüşülmesi gereken konular arasında bulunuyor.

İstanbul zirvesinden bölgedeki bütün çatışmaları çözecek bir anlaşma çıkması beklenmiyor. Ancak katılımcı ülkeler, diplomatik temasların yeni bir tırmanışı önleyebileceğini umuyor.

Toplantının ardından basına açıklama yapılması planlanıyor. Alman hükümeti çevrelerinde ise Türkiye ve diğer ülkelerle yürütülecek ortak girişimlerin çatışmaları yatıştırmaya, en azından yeni bir savaşı engellemeye katkı sağlayabileceği belirtiliyor.

Politika Haberleri