İşbank AG Genel Müdürü Seyrek, Frankfurt’ta konuştu

FRANKFURT – Frankfurt’ta bulunan European School of Economics tarafından Türkçe olarak düzenlenen İşletme Yönetimi Sertifika Programı’nın ikinci hafta...

FRANKFURT – Frankfurt’ta bulunan European School of Economics tarafından Türkçe olarak düzenlenen İşletme Yönetimi Sertifika Programı’nın ikinci hafta programı tamamlandı. İşbank AG Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı Burak Seyrek’in aktarımda bulunduğu programa, Frankfurt Konsolosu Özkan Durmaz da katıldı.Yıllar önce misafir işçi olarak Almanya’ya gelen Türk vatandaşlarının, çok başarılı işlere imza attıklarını vurgulayan Konsolos Özkan Durmaz, “Türkler ticaret, finans ve sanat alanlarının yanı sıra artık eğitim alanında da çalışmalar yapıyor. European School of Economics’in Avrupa’nın kalbinde gerçekleştirdiği Türkçe sertifika programı da bunun bir göstergesi. Bugün burada bir Türk üniversitesinin temelleri atılıyor. Bu okulun mevcut bulunan ilkokul ve lise bölümlerinin yanında lisans, yüksek lisans, doktora programlarıyla büyük başarılar kazanacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.“Türk gençlerine eğitim imkanı sunulmalı”Banka olarak eğitime çok önem verdiklerini belirten Seyrek, her yıl 40 gence İşbank bünyesinde yüksek öğrenim imkanı sunduklarını söyledi. “Bunu bütün işletmecilerimize tavsiye ediyorum. Her işletme, imkanları dahilinde Türk gençlerine eğitim olanağı sağlamalı. Firmalarımız, bu gençlerin bir kısmını istihdam edebilirler. Bir kısmı da Alman şirketlerinde çalışmaya başlayarak, topluma katkı sağlarlar. Bizim yetiştirdiğimiz birçok arkadaşımız bugün Alman bankalarında üst düzey pozisyonlarda çalışıyorlar” ifadelerini kullanan Seyrek, sadece Frankfurt’ta yüzlerce Türk derneğinin bulunduğunu, ayrı ayrı çalışmalar yapmaktansa bir araya gelerek daha güçlü bir yapı kurmanın gerekli olduğunu vurguladı.“Türkiye bankacılık sistemi elektronik altyapı olarak daha ileri”Türkiye bankacılık sisteminin elektronik altyapısının, Almanya bankacılık sisteminin altyapısından daha ileride olduğunu kaydeden Seyrek, “Bu altyapı, rahmetli Bülent Ecevit’le, Kemal Derviş’le başlayan bir sistem olarak, Ali Babacan’la devam etti. Biz bu altyapıyı, Almanya’ya da taşımak istiyoruz. Her yıl 30 milyon avro bilgi işlem yatırımı yapıyoruz. İnternet artık hayatımızın birçok alanında hakim konumda. Günde ortalama 4 saatimizi bilgisayara ayırıyoruz. Biz de banka olarak bu değişimlere ayak uydurmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Almanya’da vatandaşların yüzde 45’i işlemlerini bilgisayar üzerinden yapıyorlar. Bu oran Türkiye’de yüzde 70’tir” şeklinde konuştu.Almanya’nın ABD’den sonra dünyanın en güçlü ikinci bankacılık sistemine sahip olduğunun altını çizen Burak Seyrek, “Almanya’da kamu bankaları egemen konumdadır. Banka sayısı son dönemde 2 bin 400’den, 2 bine düştü. Almanya’da bankaların şube ve çalışan sayısında tasarrufa gittiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.“Türk ailelerin ortalama geliri arttı”Seyrek, Almanya’daki Türklerin yıllık gelirlerinin 28 milyar avro olduğunu belirterek, “Bu gelirin yüzde 95’ini Almanya’da harcıyoruz. Almanya’da ortalama bir ailenin kazancı 2 bin 198 avrodur. Bir Türk ailesinde ise bu rakam bin 900 avroya denk geliyor. Hala ortalamanın gerisindeyiz ancak bu fark 20 yıl önce çok daha büyüktü. 20 yıl önce ortalama bir Alman ailenin geliri aylık 2 bin 700 markken, bir Türk ailenin geliri ancak bin 200 marktı” dedi.“Türk şirketleri 450 bin kişiye iş veriyor”Bugün Almanya’da Türk girişimciler tarafından kurulan 85 bin işletme olduğunun altını çizen Burak Seyrek, “Bu işletmeler 450 bin kişiye istihdam olanağı sağlıyor ve 30 milyar avro ciro yapıyor. 90’lı yıllarda yaklaşık 5 bin işletmemiz ve 1 milyarlık bir ciromuz vardı. Burada bir ilerleme kaydettiğimizi görüyoruz. Ancak diğer taraftan, her yıl 2 bin işletmemiz kapanıyor. Bunun nedeni olarak işletmecilerimizin işe başlarken doğru fizibilite yapmamalarını, iş planları olmamasını ve aile şirketlerinde şirket kurucusunun ardından yaşanan bölünmeleri gösterebiliriz. Türk şirketlerinin sıkça hata yaptıkları bir konuda muhasebe konusudur. İyi muhasebeci, şirkete az vergi ödeten kişi değildir. Bırakın, yaşadığımız topluma çok vergi verelim ama uzun vadeli sağlam bir iş planı üzerinde ilerleyelim” şeklinde konuştu.[gallery link="file" ids="351258,351251,351250,351253,351254,351260,351252"]

Avrupa Haberleri