İran’da güvenlik yaşı 12’ye indirildi

İran’da gönüllü güvenlik güçlerine katılım yaşı 12’ye indirildi. Savaş, protestolar ve ekonomik kriz ülkeyi derin bir istikrarsızlığa sürüklüyor.

İran’da güvenlik politikalarında dikkat çeken bir değişikliğe gidildi. Başkent Tahran’da gönüllü güvenlik güçlerine katılım yaşı 12’ye kadar düşürüldü. Kararı, Devrim Muhafızları adına konuşan Rahim Nadali, devlet televizyonunda yaptığı açıklamayla duyurdu. Gelişme, yaklaşık bir aydır devam eden savaş atmosferinde geldi.

Yetkililere göre gençler arasında gönüllü katılım talebi yüksek. Nadali, gençlerin “direniş cephesine katkı sunmak istediğini” ifade ederken, bu söylemde hedef alınan tarafın ABD olduğu belirtiliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte reşit olmayanların güvenlik bilgisi toplama ve devriye faaliyetlerine katılması öngörülüyor.

Tahran’da sıkı güvenlik önlemleri

Kararın, başkentte artırılan güvenlik tedbirleriyle doğrudan bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Savaşın başlamasından bu yana Tahran genelinde çok sayıda kontrol noktası kuruldu. Bu uygulamanın temel amacının, rejim karşıtı olası protestoların önüne geçmek olduğu ifade ediliyor.

Sahadaki denetimlerin büyük kısmını ise Bassic milisleri yürütüyor. Ülke genelinde yaklaşık 600 bin üyeye sahip olduğu tahmin edilen bu paramiliter gönüllü yapı, sert müdahaleleriyle biliniyor.

Protestolar sert şekilde bastırıldı

2025’in sonu ile 2026’nın başında ülke çapında geniş katılımlı protestolar yaşandı. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve siyasi baskılar bu gösterilerin başlıca nedenleri arasında yer aldı. Güvenlik güçleri ve Bassic milislerinin müdahalesiyle protestoların şiddetle bastırıldığı bildirildi.

Çeşitli raporlarda, olaylar sırasında on binlerce kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin de gözaltına alındığı aktarılıyor. Ayrıca dönem dönem internet kesintilerinin uygulandığı da ifade ediliyor.

Savaş ve iç siyasi dengeler

Şubat ayı sonundan bu yana ABD ve İsrail’in İran’daki askeri ve rejim hedeflerine yönelik saldırılar düzenlediği, İran’ın ise buna füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık verdiği belirtiliyor. Tahran yönetimi yalnızca İsrail’i değil, Orta Doğu’daki ABD üslerini ve bazı Körfez ülkelerini de hedef alıyor.

Bu gelişmelerin ülke içinde ciddi bir istikrarsızlık yarattığı değerlendiriliyor. Uzun yıllar ülkenin dini lideri olan Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından yerine oğlu Mücteba Hamaney geçti. Ancak yeni liderin, saldırıların başlamasından bu yana kamuoyunda görünmediği ya da herhangi bir açıklama yapmadığı belirtiliyor.

Ekonomik kriz derinleşiyor

Savaş, yaptırımlar ve yapısal sorunların etkisiyle ülkede ekonomik tablo ağırlaşıyor. Enflasyon ve yoksulluk artarken, temel ihtiyaçlara erişimde sıkıntılar yaşandığı ve ulusal para biriminin ciddi baskı altında olduğu ifade ediliyor.

Öte yandan İran’daki gelişmelerin küresel etkileri de hissediliyor. Enerji fiyatlarında yükseliş, tedarik zincirlerinde aksama ve piyasalarda belirsizlik dikkat çekiyor.

Stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı da krizin merkezinde yer alıyor. İran’ın büyük ölçüde kontrol altına aldığı bu kritik petrol güzergahından, savaşın başlamasından bu yana yalnızca sınırlı sayıda tanker geçiş yapabildi. Bu gemilerin çoğunun ise İran’la müttefik ülkelerle bağlantılı olduğu belirtiliyor.

Dünya Haberleri