Hollanda'da kiralık ev arayan kişilere yönelik ayrımcılık yeniden gündeme geldi. Ülke genelinde yapılan son araştırma, Fas kökenli olduğu düşünülen isimlere sahip kişilerin ev görme randevusu alma şansının daha düşük olduğunu ortaya koydu. Emlak danışmanlarının ayrımcı talepleri daha kolay fark etmesine rağmen ev sahiplerinin bu yöndeki isteklerini her zaman reddetmediği de belirlendi.
Hollanda Konut ve Mekansal Planlama Bakanı Boekholt-O’Sullivan, konut kiralamalarında ayrımcılığı inceleyen beşinci ulusal araştırmanın sonuçlarını Temsilciler Meclisine sundu.
Araştırma, kiralık konut piyasasında ayrımcılığa karşı farkındalığın artmasına rağmen uygulamada ciddi sorunların devam ettiğini gösterdi.
Fas kökenli isimlere daha az randevu veriliyor
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, Fas kökenli olduğu izlenimi veren isimlere sahip ev arayanların diğer başvuru sahiplerine göre daha az ev görme daveti alması oldu.
Erkek başvuru sahipleri için net ayrımcılık oranı yüzde 14, kadınlarda ise yüzde 16 olarak hesaplandı.
2024-2025 dönemini kapsayan önceki araştırmada, incelenen gruplar arasında ilk kez ayrımcılığa ilişkin bir bulguya rastlanmamıştı. Ancak 2025-2026 dönemine ait yeni sonuçlar, Fas kökenli isimler açısından ayrımcılığın yeniden tespit edildiğini ortaya koydu.
Hollanda'da 2020 yılından bu yana her yıl yapılan araştırmalarda, kişilerin kökeni, partner tercihi ve cinsiyetinin kiralık konut başvurularına etkisi inceleniyor.
Bunun için farklı kimlik özelliklerine sahip hayali başvuru sahipleri adına ev ilanlarına mesaj gönderiliyor. Gelen yanıtlar karşılaştırılarak hangi grupların ev görme daveti alma konusunda dezavantaj yaşadığı belirleniyor.
Emlak danışmanlarının yüzde 78,5'i ayrımcı taleplere kapıyı kapatmıyor
Araştırmanın bir diğer bölümünde emlak danışmanlarının ayrımcı ev sahiplerine nasıl karşılık verdiği incelendi.
Araştırmacılar, ev sahibi gibi davranarak emlak danışmanlarını telefonla aradı ve belirli gruplardan kişilere ev kiralamak istemediklerini söyledi.
Sonuçlar, emlak danışmanlarının bu tür taleplerin ayrımcılık olduğunu giderek daha fazla fark ettiğini gösterdi. Ancak ayrımcı isteği tanımak, onu reddetmek anlamına gelmiyor.
Emlak danışmanlarının yüzde 78,5'inin, belirli grupları kiralık konutlardan dışlamaya yönelik taleplere doğrudan veya dolaylı biçimde açık kapı bıraktığı belirlendi.
Bu oran, önceki araştırmada yüzde 77,5 olarak kaydedilmişti. Dolayısıyla son bir yılda ayrımcı taleplere verilen yanıtlar açısından belirgin bir iyileşme görülmedi.
Daha uzun bir dönem incelendiğinde ise sınırlı bir düşüş dikkat çekiyor. Ayrımcı taleplere açık kapı bırakan emlak danışmanlarının oranı 2020 yılında yüzde 84 seviyesindeyken 2025-2026 döneminde yüzde 78,5'e geriledi.
Ayrımcılık yapan ev sahiplerine para cezası uygulanabilecek
Hollanda hükümeti, kiralık konut piyasasında ayrımcılıkla mücadeleyi belediyeler, sektör kuruluşları ve diğer ilgili kurumlarla birlikte sürdürecek.
Ulusal araştırmayı hazırlayan Verwey-Jonker Enstitüsü, önümüzdeki iki yıl boyunca konut kiralamalarındaki ayrımcılığı incelemeye devam edecek. İçişleri ve Krallık İlişkileri Bakanlığı da gelişmeleri yıllık olarak takip edecek.
Araştırmanın sonuçları, son yıllarda yürütülen ortak çalışmaların bazı alanlarda olumlu etkiler oluşturduğuna işaret ediyor. Ancak ayrımcı uygulamaların devam etmesi nedeniyle yeni önlemler planlanıyor.
Bu sonbaharda sosyal medya üzerinden ülke çapında bir bilgilendirme kampanyası başlatılacak. Kampanyada ev sahipleri ve emlak danışmanları, kiracı seçiminde adil ve şeffaf davranmaya çağrılacak.
Ayrıca kiralık ev ararken ayrımcılığa uğrayan kişilere hangi yollara başvurabilecekleri anlatılacak.
Belediyeler ise ayrımcılık yaptığı belirlenen ev sahiplerine karşı işlem yapabilecek. Bu yaptırımlar arasında para cezaları da bulunuyor.
Hollanda hükümeti, alınan önlemlerle herkesin kökeni, cinsiyeti veya kişisel tercihleri nedeniyle dezavantaj yaşamadan kiralık konut bulabilmesini hedefliyor.