2025 sonbaharında Uruguay’dan Türkiye’ye gönderilen yaklaşık 3 bin sığırı taşıyan “Spiridon II” adlı gemide yaşanan ölümler, uluslararası bir tartışmaya dönüştü. Çok sayıda hayvanın telef olduğu sevkiyatla ilgili olarak Türk ithalatçılar, Aşağı Avusturya’nın Waldviertel bölgesinde faaliyet gösteren bir hayvan ticareti şirketini sorumlu tutuyor.
Hayvan hakları örgütü Animal Welfare Foundation’ın açıklamasına göre, söz konusu şirketin sevkiyatın arkasındaki organizatör olduğu ve “hayvanların ölümünü bilerek göze aldığı” öne sürüldü. Şirket ise tüm suçlamaları reddediyor.
Zorlu yolculukta çok sayıda kayıp
“Spiridon II” ile gerçekleştirilen sevkiyatta, haftalar süren yolculuk boyunca ciddi kayıplar yaşandı. Animal Welfare Foundation ile Zürih Hayvan Koruma Derneği’nin ortak açıklamasında, çok sayıda hayvanın yolculuk sırasında öldüğü ve 140 ineğin gemide, son derece olumsuz koşullar altında doğum yaptığı belirtildi. Konu, Avusturya devlet televizyonu ORF’nin “ZiB2” programında da gündeme taşındı.
Türkiye’ye girişe izin verilmedi
Gemi Türkiye’ye ulaştığında, gerekli izinlerin bulunmaması nedeniyle hayvanların karaya indirilmesine izin verilmedi. Bu süreç uzadıkça uzadı ve hayvanlar iki aydan fazla süre gemide kaldı. Sonunda sevkiyat Libya’da boşaltıldı. İddiaya göre Türkiye’nin ithalatı reddetmesinin nedeni, gemide bulunan yaklaşık 500 hayvanın gerekli ithalat kriterlerini karşılamamasıydı.
İthalatçılar dava açtı
Türk ithalatçılar, yaşananlardan Waldviertel merkezli şirketi sorumlu tutarak hukuki süreç başlattı. İddialara göre şirket, Türkiye’nin ithalatı reddedebileceğini bilmesine rağmen sevkiyatı organize etti ve hayvanların yüklenmesine onay verdi. Açılan davada yaklaşık 2 milyon dolar (1,72 milyon Euro) tutarında tazminat talep ediliyor. Dava Avusturya’da sivil mahkemeye taşındı.
Şirket ise kendini savunurken gecikmelerin kendi kontrolü dışında geliştiğini belirtti. Açıklamada, “Aslında bizim sorumlu olmadığımız nedenlerle gecikmeler yaşandı. Bu durum alıcılarla her aşamada görüşüldü ve değişen takvim alıcılar tarafından onaylandı” ifadelerine yer verildi. Ayrıca alıcının sürece dahil olduğu, yüklemeyi denetlediği ve devraldığı savunuldu.
Şirket, teslimatın Uruguay’da yükleme anında sözleşmeye uygun şekilde gerçekleştiğini, geminin Türkiye limanında alıcı tarafça “mahkeme kararıyla bloke edildiğini” ileri sürdü.
Taraflar arasındaki hukuki çekişmenin karşılıklı olduğu da ortaya çıktı. Waldviertel merkezli şirketin de Türk ithalatçılardan alacak talebinde bulunduğu doğrulandı.