Almanya Başbakanı Friedrich Merz, partisindeki baskının artması üzerine gelecek hafta yapacağı New York ziyaretini iptal etti. Merz'in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşması planlanıyordu. Hükümet çevreleri, Başbakan'ın Berlin'de bulunmasının gerekli olduğunu bildirdi.
Merz üzerindeki baskı, Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde ağır kayıp yaşamasının ardından arttı. Seçimde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) yaklaşık yüzde 44 oy alırken, CDU yüzde 17'de kaldı. AfD, eyalet meclisinde tek başına hükümet kurmak için gereken çoğunluğu üç sandalye farkla kaçırdı.
New York programında Merz'in American Academy in Berlin tarafından verilen Henry Kissinger Ödülünü alması da öngörülüyordu. Merz'in ayrıca BM Genel Kurulu'na hitap etmesi planlanmıştı.
Hükümet kaynaklarından 15 Eylül Salı günü yapılan açıklamada, “Başbakan, ilk planlamanın aksine gelecek hafta New York'a gitmeyecek. Berlin'de bulunması gerekiyor” denildi.
Gözler CDU içindeki toplantılarda
Merz'in pazartesi günü CDU Federal Meclis Grubu toplantısına, ertesi gün ise CDU/CSU ortak parlamento grubu toplantısına katılması planlanıyor. CDU'nun ayrıca pazar günü özel bir toplantı yapacağı bildirildi.
Parti kaynaklarına göre toplantıda Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin'deki seçimler öncesinde izlenecek yol ele alınacak. CDU yönetiminin, kamuoyu desteğinin düşük seyrettiği bir dönemde partinin bundan sonraki çizgisini belirlemeye ve Merz yönetimi etrafında birlik görüntüsü vermeye çalışacağı belirtiliyor.
Merz'in yerine New York'taki BM Genel Kurulu'nda Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephulun konuşması bekleniyor. Wadephul, geçen yılki toplantıda da Almanya'yı temsil etmişti.
Merz görevde kalmakta kararlı
Saksonya-Anhalt'taki sonucun ardından görevinden ayrılmayı düşünmediğini belirten Merz, dört yıllık görev süresini tamamlamak istediğini söyledi. Başbakan, eyalet seçimlerindeki sonuçların siyasi geleceğiyle ilişkilendirilmesine de karşı çıktı.
Merz, iş dünyası temsilcileriyle katıldığı bir etkinlikte “Dört yıllığına seçildim ve bu dört yılı ülkeyi bu zor dönemden çıkarmak için kullanmak istiyorum” dedi.
CDU açısından bir sonraki önemli sınav 20 Eylül'de yapılacak Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin seçimleri olacak. Reuters'ın aktardığı güncel anketlerde CDU, Mecklenburg-Vorpommern'de yüzde 7 seviyesinde görünürken Berlin'de Sol Parti ile yüzde 20 civarında bulunuyor.
AfD'nin yükselişi baskıyı artırdı
Saksonya-Anhalt'ta AfD'nin büyük farkla birinci olması, CDU içindeki tartışmaları da hızlandırdı. Eyalette diğer partiler, AfD ile koalisyon kurmayı reddediyor. Almanya siyasetinde bu yaklaşım, geleneksel partilerin AfD ile iş birliği yapmamasını ifade eden “güvenlik duvarı” politikasıyla tanımlanıyor.
AfD ise hükümet kurabilmek için aralarında küçük sol parti BSW'nin de bulunduğu farklı seçenekleri değerlendiriyor. BSW ile AfD, göçün sınırlandırılması ve Rusya ile ilişkiler konusunda bazı ortak tutumlara sahip olsa da iki parti arasında önemli görüş ayrılıkları da bulunuyor.
CSU lideri Markus Söder ise Merz'e desteğini açıkladı. Söder, partisinin Başbakan'ı devirmeye yönelik bir girişimde bulunmayacağını belirtirken CDU yöneticilerinin de Merz'in arkasında durmasını beklediğini söyledi.
Federal düzeyde CDU/CSU'nun oy oranı son anketlerde yüzde 18 ile 20 arasında ölçülüyor. Bu oran, geçen yılki Federal Meclis seçimlerinde elde edilen sonucun altında ve AfD'nin gerisinde bulunuyor. Hafta sonu yayımlanan INSA anketinde CDU seçmenlerinin çoğunluğu Merz'in Başbakanlık için doğru isim olduğuna artık inanmadığını belirtirken, aynı görüşü paylaşanların oranı genel nüfusta yüzde 78 olarak ölçüldü.