BRÜKSEL- Avrupa Birliği'nde (AB) tacize maruz kalan mağdurların hemen hemen hepsi kadınlardan oluşurken, kadın cinayetleri ve tecavüz vakalarında birliğin iki önde gelen ülkesi Fransa ve İngiltere'nin başı çekiyor.
Kadın cinayetlerinde birinciyiz
Cinsel eşitliği sağlamaya çalışan AB'de kadın cinayetleri, fiziksel ve cinsel şiddete ilişkin rakamlar yüksek seyrediyor.
Kadına yönelik ve aile içi şiddetin önlenmesini amaçlayan İstanbul Sözleşmesi'ni, AB ülkeleri arasında Slovakya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Çekya, Bulgaristan ve İngiltere halihazırda onaylamadı.
Türkiye'de 2016'da 304, 2017'de 353, 2018'de 280 kadın cinayete kurban gitmiş; 2019 yılında öldürülen kadınların sayısı ise yıl bitmeden 299'a ulaşmıştı.
Eşi, eski eşi ya da sevgilisi tarafından öldürülen kadınlar, Türkiye dışındaki Avrupa ülkelerinin de kanayan yaralarından biri.
Fransa kadın cinayetinde başı çekiyor
Avrupa İstatistik Ofisinin (Eurostat) 2017 rakamlarına göre, kadın cinayetlerinde Fransa ön sırada yer aldı.
Fransa’da 2017'de 601 kadın cinayete kurban giderken, Fransa'yı Almanya (380), İngiltere (227), İtalya (130) ve İspanya (113) takip etti.
İtalya'nın güncel resmi verilerine göre, 2018’de 142 kadın cinayete kurban giderken, bunların 119’u aile içi şiddet kaynaklı oldu.
Tecavüz ve tacizde İngiltere ön sırada
Tecavüz ve cinsel şiddet vakalarında ise İngiltere başı çekti. İngiltere'de 2017'de 48 bin 122 kadın tecavüze uğrarken, bu ülkenin ardından Fransa (14 bin 899), Almanya (7 bin 831) ve İsveç (6 bin 810) geldi.
İngiltere, taciz rakamlarında da en ön sırada yer aldı.
İngiltere'de 2017'de tacize uğrayan kadın sayısı 46 bin 465 olurken, bu ülkeyi Almanya (24 bin 702), Fransa (21 bin 177) ve İsveç (10 bin 162) takip etti.
Öte yandan, İngiliz resmi verilerine göre, İngiltere ve Galler'de Mart 2017 ile Mart 2018 arasında 1 milyon 198 bin 94 aile içi şiddet ihbarı yapıldı. Bu ihbarların 598 bin 545'iyle ilgili takipsizlik kararı verilmesi dikkati çekti.
İngiltere'de 2018-2019 döneminde ihbar sayısı 1 milyon 600 bini bulurken, İngiliz polisinin her 100 aile içi şiddet vakasından 32'sinde bir kişiyi gözaltına aldığı, gözaltına alınan kişi sayısının bu dönemde 214 bin 965’i bulduğu ifade edildi. Ülkede 16-59 yaşlarındaki her üç kadından birinin hayatı boyunca en az bir kez aile içi şiddete maruz kaldığı belirtildi.
İsveç'te de bu yılın ilk yarısında taciz ve tecavüze uğrayan kadınların sayısının bir önceki yıla göre yüzde 20 arttı. Ülkede geçen yıl 28 bin 700 kadın şiddete maruz kalırken, tacize uğrayan kadınların sayısı da 21 bine yaklaştı.
Eş cinayetlerinde Almanya ve Fransa dikkati çekiyor
Diğer yandan, AB ülkelerinde eşler tarafından işlenen cinayetlerde Almanya ve Fransa’da rakamlar yüksek seyretti.
Eurostat'ın 2017 verilerine göre, AB ülkeleri arasında en fazla Almanya’da (189) kadınlar eşleri tarafından öldürülürken, bu ülkeyi Fransa (123), Romanya (84), İngiltere (70) ve İtalya (65) takip etti.
Almanya Aile Bakanlığının verilerine göre, 2018 yılında 114 bin 393 kadın fiziki şiddete maruz kalırken, 122 kadın eşi ya da eski eşi tarafından öldürüldü.
Resmi verilere göre, Fransa'da ocak ayından bu yana en az 122 kadın, eşinin veya birlikte yaşadığı kişinin saldırısı sonucu yaşamını yitirdi.
İstatistikler, Fransa'da her üç günde bir eş ya da eski eş tarafından kadın cinayeti işlendiğine işaret ederken aile içi şiddetin her yıl 220 bin Fransız kadını etkilediği kaydedildi.
İspanya Başbakanlık verilerine göre de 2019'da 55 kadın eşi veya sevgilisi tarafından uğradığı şiddet sonucu hayatını kaybetti.
Yıl içinde kadına yönelik şiddet sonucu 43 çocuk yetim kaldı, 800 bin kadın da şiddete maruz kaldığı iddiasıyla polise suç duyurusunda bulundu.
İspanya'da en büyük sosyal sorunlardan biri olarak gösterilen kadına yönelik şiddetten dolayı son 15 yılda binden fazla kadın hayatını kaybetti, 300'e yakın çocuk ise yetim kaldı.
Kadınların yüzde 39'u psikolojik şiddete uğruyor
Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı'nın araştırma sonuçlarına göre ise Romanya'da 15 yaş ve üstü kadınların yüzde 30'u hayatlarının bir evresinde fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalıyor. Şiddet mağduru bu kadınların yalnızca yüzde 23'ü olayı polise bildirirken faillerin çoğu, kadınların yakınları oluyor. Kadınların yüzde 32'si ise cinsel tacize maruz kaldıklarını belirtti.
Aynı araştırmada, kadınların yüzde 24'ünün ise 15 yaş ve daha öncesinde fiziki ve cinsel şiddete maruz kaldıkları belirlendi. Ülkede kadına yönelik psikolojik şiddet oranının ise yüzde 30 ila 39 arasında olduğu tahmin ediliyor. Ayrıldıkları eşleri ya da eski sevgilileri tarafından tacize ve takibe maruz kalan Romen kadınların oranı da yüzde 8. İstanbul Sözleşmesi'ni 2016 Eylül ayında imzalayan ülkede 828 yatak kapasiteli 73 sığınma evi faaliyet gösteriyor.
2019'da en az 130 kadın cinayeti
Fransa, 2019 yılında en fazla kadın cinayetinin yaşandığı ülkeler arasında ilk sıralarda yer aldı. Ülkede 2019 yılında Kasım sonu hükümet verilerine göre en az 130 kadın cinayeti işlendi. En son 23 Kasım'da eşi tarafından öldürülüp ormana atılan kadının cinayeti ile sarsılan Fransa'da geçtiğimiz yıllara göre kadın cinayetlerinin arttığı öğrenildi.
Fransa'da her 3 günde 1 kadın cinayeti
Fransa'da kadın cinayetlerinin artışı ve 2019 yılının ağır bilançosu vatandaşların tepkisini çekti. 2018 yılında 121 olan sayının 2019'da yıl sonu olmadan 130'u bulması ülkede çapında yürüyüşlere sebep oldu. Hükümetin kadın cinayetlerine karşı adımlar atmasını isteyen kadın hakları savunucusu sivil toplum kuruluşları, yıl içerisinde on binlerce kişinin katıldığı bi çok yürüyüş düzenledi. Tepkilere cevaben hükümet yeni bir kadına şiddet telefon hattı oluştururken, ilk günlerinden itibaren verimsiz olmakla eleştirilen telefon hattı, "kadınları dinlemekle yetindiği" sebebi ile yetersiz görüldü.
Her 3 günde 1 kadın cinayetinin işlendiği Fransa'da kurbanların yüzde 22.4'ünün 30-39 yaş, yüzde 17.2'sinin 40-49 yaş, yüzde 15.5'inin 20-29 yaş aralığında olduğu belirlendi.
Avrupa şikayetleri ciddiye almıyor
Cinayet zanlılarının yüzde 32.8'inin intihar ettiği açıklanırken, kurbanların yüzde 49.1'inin daha önce şiddet gördüğüne yönelik herhangi bir makama başvuruda bulunmadığı öğrenildi. Kadınların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri de polise şikayet ederken ciddiye alınmamak. Şiddet gördüğü için polisten yardım isteyen kadınlara polis memurlarının olumsuz ve ilgisiz cevapları, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un tesadüfen dinlediği bir çağrı merkezi konuşmasında da gözler önüne serilmişti.
Geçtiğimiz aylarda eşi tarafından boğazı kesilen 39 yaşındaki Stephanie'nin en son aradığı yerin polis hattı olduğu, memurlara "eski eşim kapımı zorluyor, yardım edin" dediği ve polis memurundan "böyle şeyler için gelmiyoruz hanımefendi" cevabını aldığı öldürüldükten sonra ortaya çıkmıştı.