Eski Almanya Başbakanı Angela Merkel, Bonn Operası’nda katıldığı bir okuma etkinliğinde doğrudan güncel siyasete girmese de, satır aralarında halefi ve partisinin lideri Friedrich Merz’e yönelik net mesajlar verdi. Merkel, Merz’in “şehir görünümü” tartışmasındaki ifadelerini dolaylı biçimde eleştirdi.
Yaklaşık bir buçuk saat boyunca kendi otobiyografisi “Freiheit” (Özgürlük) kitabından bölümler okuyan Merkel, görevde olduğu döneme dair sakin ama mesafeli bir dille anılarını paylaştı. Güncel tartışmalara değinmemeyi tercih etse de, sözleri özellikle ton ve sorumluluk üzerine yaptığı vurgularla mevcut CDU yönetimine ince göndermeler taşıdı.
2015 ve “Wir schaffen das” vurgusu
Merkel, konuşmasının önemli bir bölümünü 2015 yılına, yani Almanya’ya yaklaşık bir milyon mültecinin geldiği döneme ayırdı. Ünlü ifadesi “Wir schaffen das” (Bunu başaracağız) üzerinde yeniden durarak, siyasette insanlık onurunu korumanın önemine dikkat çekti. “Flüchtlingsstrom” (mülteci akını) gibi kavramları reddettiğini belirten Merkel, “Her zaman tek tek insanları görmek gerekir” dedi.
Özellikle siyasetçilerin sorumluluğuna değinirken daha net konuşan Merkel, “Özellikle mülteci politikasında dürüstlükle ve ölçülü bir dille hareket etmek gerekir” ifadelerini kullandı. Ardından şu satırları okudu:
“İnsanların ezici çoğunluğu, politikacıların hesapla mı davrandığını, yoksa AfD tarafından adeta arenada burnundan tutulur gibi yönlendirildiklerini mi, ya da gerçekten sorun çözme niyetinde olup olmadıklarını içgüdüsel olarak hisseder.”
Merkel, demokratik partiler için “ölçü ve denge”nin başarının temel unsurları olduğunu vurguladı. Bu ifadeler, birçok gözlemciye göre CDU lideri Merz’e doğrudan bir uyarı niteliği taşıyordu.
“Şehir görünümü” tartışmasında yankılar
Friedrich Merz’in kullandığı “şehir görünümü” ifadesi, Almanya’da geniş yankı uyandırmış ve toplumu ikiye bölmüştü. ZDF anketine göre Almanların yüzde 63’ü Merz’in görüşlerine katılsa da, SPD cephesinden sert tepkiler geldi. Sosyal Demokrat Parti’nin Meclis grup yöneticisi, Merz’i 25 milyon göçmen kökenli insanı “dışlamak ve incitmekle” suçladı. On milletvekili, bu konuda Başbakanlıkta bir “şehir görünümü zirvesi” düzenlenmesini talep etti. Ancak CDU bu öneriyi reddetti.