'Erdoğan yargılanmaktan korkuyor'

CHP lideri Kılıçdaroğlu anaysa değişikliğine ilişkin, "Erdoğan yargılanmaktan korkuyor, Dolayısıyla kendi geleceğini güvence altına almak istiyor" dedi.

ANKARA - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni anayasa değişikliği ve referandum sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'ın bütün derdi ,'yarın bir şey olursa, ben yargılanırsam' düşüncesi. Bütün stratejisi bunun üzerine kurulu. Yargılanmaktan korkuyor. Kendisinin ve  ailesinin yargılanması halinde suçlu çıkacağını o da biliyor, herkes biliyor. En yakın çevresi de biliyor. Dolayısıyla kendi geleceğini güvence altına almak istiyor" şeklinde konuştu.

DW Türkçe'den Hilal Köylü'nün sorularını yanıtlayan CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Türkiye anayasa değişikliğine ‘evet' derse demokratik parlamenter sistemi kaybedecek" dedi.

"Bunun adı rejim değişikliğidir"

Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye anayasa değişikliğine ‘evet' derse, demokratik parlamenter sistemi kaybedecek. Parlamento, demokraside ana unsur olmaktan çıkarılacak. Sorunların çözüm adresi parlamento değil, başkanlık olacak. Oysa parlamento milli iradeyi temsil ediyor, birden fazla parti var orada. Anayasa değişikliğiyle yetkiler ağırlıklı olarak başkana verilince totaliter bir başkanlık sistemi gündeme geliyor. Bunun adı rejim değişikliğidir.

"Erdoğan yargılanmaktan korkuyor"

(Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anayasa değişikliğini savunmasına ilişkin) Temel nedeni şu; yargılanmaktan korkuyor. Kendisinin ve ailesinin yargılanması halinde suçlu çıkacağını o da biliyor, herkes biliyor. En yakın çevresi de biliyor. Dolayısıyla kendi geleceğini güvence altına almak istiyor. Kendi geleceğini, halkın geleceğinden daha çok önemsiyor. En başarılı yönetici, kendisine en az ihtiyaç hissettirendir. Çünkü ona göre kurumlar oluşur, her kurum kendi görevini yapar. Siz bütün yetkileri üstünüze alırsanız, bu kurumsal yapıyı yıkmış olursunuz. Bırakın yönetmeyi, bir kaos ortamı yaratırsınız. Aklı başında olan hiç kimse bu kadar fazla yetkiyi istemez, doğru değil çünkü. Erdoğan’ın bütün derdi –yarın bir şey olursa, ben yargılanırsam- düşüncesi. Bütün strateji bunun üzerine kurulu.

 

"Ucube anayasa değişikliği"

(Sosyal medyadaki ‘evet-hayır’ kampanyalarına ilişkin) Onlar, iktidarın kendilerine verdiği görevi yerine getirdiler, bağımsız iradeleriyle hareket etmediler. Acı olan da bu zaten. Gelen tepkiler üzerine ‘Atatürkçüyüz biz’ demek zorunda kaldılar. Elbette, Mustafa Kemal’i seviyor da olabilirler ama bir gerçek var ki Mustafa Kemal’in kim olduğunu da bilmiyorlar. Mustafa Kemal’in demokrasiye ve parlamenter rejime ne kadar önem verdiğini bile bilmiyorlar. Türkiye zaten bir kutuplaşma içinde. Ucube anayasa değişikliği dememin nedeni de o. Anayasalar toplumsal uzlaşma metinleri.  Oysa şimdi, toplumu ayrıştıran bir metin var. O nedenle biz bu anayasa değişikliğine sağlıklı, tutarlı bir değişiklik diyemiyoruz. Bir anayasa toplumu bölüp, ayrıştırıyorsa ona anayasa diyemezsiniz. 

"Sayın Bahçeli’yi anlayamıyorum"

Sayın Bahçeli’yi anlamış değilim. Partisinin adı Milliyetçi Hareket Partisi.  Milliyetçilik sözcüğünü en çok kullanan parti. Tüzüğünde, programlarında ısrarla vurguladığı bir olgu milliyetçilik. Ama Sayın Bahçeli “Her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum” diyen kişiyle yan yana fotoğraf veriyor, ben bunu anlayamıyorum. Samimi söylüyorum, Sayın Bahçeli’yi anlayamıyorum.

 

"Bu bir seçim değil, demokrasi oylaması"

Sandıklara yurt içinde nasıl sahip çıkacaksak, orada da öyle yapacağız. Onlar, yaşadıkları yerlerdeki demokrasinin Türkiye’de de olmasını istiyorlar. Güçlü parlamento istiyorlar Türkiye için. Onlara da Türkiye’de neler olduğunu açık açık anlatacağız. Geniş ölçüde arkadaşlarımız da yurtdışına gidecek. Her sandığa sahip çıkacağız. Bu konudaki çalışmalarımızı güçlendiriyoruz. Herkes emin olsun. Herkes mutlaka gidip sandığa oy kullansın. Sandığa gitmeye sıcak bakmayanların da sandığa gitmesi gerekiyor. Çünkü bu bir seçim değil, demokrasi oylaması. Sandığa gidip oy kullanan herkes aslında demokrasiyi koruyacak. AKP, devlet olanaklarını değil, devletin kendisini kullanacak. Kaymakamı, valiyi kullanacak. Kaymakamlar, dekanlar, rektörler, valiler şimdiden ‘evet’ diye tweet atıyor. Dolayısıyla biz bu referandumda AKP devletine karşı mücadele edeceğiz.

 

"Referandum öncesi bir erken seçime ihtiyaç var"

Referandum öncesi bir erken seçime ihtiyaç var. Referandumu, anayasa değişikliğini geri çeksinler. Türkiye bir erken seçime gitmek zorunda. Türkiye yönetilmiyor şu anda. İç, dış politikada batağa saplanan, ekonomik krizle karşı karşıya olan bir Türkiye var şu anda. Türkiye’nin sağlıklı yönetilmesi, parlamentonun bu konuda güçlü bir irade sergilemesi lazım. Türkiye'nin bir an önce seçime gitmesi gerekiyor. Seçimden sonra anayasa değişikliği görüşülebilir."

 

 

Avrupa Haberleri