İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milli takımımız Avrupa Şampiyonası'nda. İlk iki maçta takımız ne yazık ki üst üste iki mağlubiyet aldı. İkinci maçta tribünlerden bugüne kadar göklere çıkardığımız takım kaptanımıza karşı yapılan tezahüratları ben hiçbir şeyle izah edemiyorum. Bugüne kadar, bu kardeşimiz bu milli takımda oynamış, hep takdir etmişiz. Yani bir anda ne oluyor da 'dışarı çık' diye bu tür tezahüratlar, yuhlamalar vesaire. Peki utanmıyor musunuz ya?" dedi.
Tarabya'daki Huber Köşkü'nde gerçekleşen iftar programına, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, sanatçılar Murat Boz, Yavuz Bingöl, Sibel Can, Seda Sayan, Gülben Ergen, Serdar Ortaç, Alişan, Bülent Ersoy, Petek Dinçöz, Hakan Ural, Coşkun Sabah, Hakan Peker, Cengiz Kurtoğlu, Zara, oyuncu Serdar Gökhan ile spor ve sanat camiasından birçok isim katıldı.
"Millete husumet içinde kendine sanatçı diyen bir kesim var"
Erdoğan, "Ülkemizde adeta kendi ülkesine, kendi milletine husumet içinde olan ve kendilerine sanatçı diyen, aydın diyen bir kesimin de var olduğunu üzüntüyle görüyoruz. Hatta bu kesim, sanat ve spor camiasının önemli bir bölümünü de baskısı ve tasallutu altında tutuyor. Bunların gözlerini öylesine bir nefret bürümüş ki milli ve yerli duruş sahibi sanatçılarımızı, sırf bu onurlu tavırlarından dolayı linç etmeye kalkıyorlar. Teröristlere destek verirken çok cesur ve istekli olan bu kesim, konu ülkenin ve milletin birliği, beraberliği, kardeşliği olduğunda, hemen işi slogana ve yalana döküyorlar. Bu tavrın sanatla, sanatçılıkla bir ilgisi yoktur" diye konuştu.
"Milli takımımızın kaptanını yuhalamaya utanmıyor musunuz?"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Doğrusu ben bu ülkenin bir cumhurbaşkanı olarak buna çok üzüldüğümü açık ve net söylemek isterim. Milli takımımız Avrupa Şampiyonası'nda. Ve bu Avrupa Şampiyonası esasında, ben buna tabii ki bir yerde de talihsizlik diyorum. Farklı yaklaşımlar olabilir, herkesin düşüncesi saygındır. İlk iki maçta takımız ne yazık ki üst üste iki mağlubiyet aldı. İkinci maçta tribünlerden bugüne kadar göklere çıkardığımız takım kaptanımıza karşı yapılan tezahüratları ben hiçbir şeyle izah edemiyorum. Bugüne kadar, bunca zamandır, bu evladımız, bu kardeşimiz bu milli takımda oynamış, hep takdir etmişiz, hep alkışlamışız. Yani bir anda ne oluyor da 'dışarı çık' diye bu tür tezahüratlar, yuhlamalar vesaire. Peki utanmıyor musunuz ya? Öbür tarafta İspanyol geliyor, sarılıp kucaklayıp Barcelona'daki arkadaşını, Atletico Madrid'deki arkadaşını orada teskin etmeye çalışıyor. Ve siz orada yuhalıyorsunuz" diye konuştu.
"Sizlerden çok büyük beklentilerim var"
Sanatçıların da siyasetçiler kadar toplumu etkileme gücü olduğunun altını çizen Erdoğan, "Siyasetçilerin attıkları her adım, ağızlarından çıkan her söz yakından takip edilir. Halbuki sanatçıların ve sporcuların toplumu etkileme gücü, siyasetçilerden daha az değildir. Bu konuda sizlerden çok büyük beklentilerim olduğunu özellikle belirtmek isterim. Sanat ve spor konusu artık ciddi bir eğitim, ciddi bir birikim, disiplinli bir çalışma işi haline gelmiştir. Bu işlerin tesadüflere bağlı olduğu, sokakların öğütücü çarkları arasından kurtulup kendini ispat edebilenlerin sanatçı veya sporcu olduğu dönem, yavaş yavaş geride kalıyor" dedi.
"Her iki tarafta hatalıdır"
Konuşmasında Firuzağa'daki gerginliğe de değinen Erdoğan, "Olaya karışanlar tespit edildi, çoğu da yakalandı. Benim asıl üzüldüğüm husus, bu tatsız hadise yüzünden Koreli esnafın mağdur olmuş bulunmasıdır. Ramazan günü sokaklara taşan bu tarz bir etkinliğe kalkışmak ne kadar yanlışsa buna kaba güç kullanarak müdahale etmek de o kadar yanlıştır. Burada iki taraf da hatalıdır. Kendi milletinin, kendi şehrinin hassasiyetlerine saygı duymayanlar ve buna demokratik olmayan bir tepkiyle mukabele edenler, yol açtıkları arbedeyle maalesef misafirperverliğimize gölge düşürmüşlerdir" ifadelerini kullandı.