KAHRAMANMARAŞ - Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kamuoyunun gündemine gelen idam tartışmalarına ilişkin olarak "İlk adım 16 Nisan'da evet oylarını halletmek" dedi. "Bu sistemi şahsım için isteyecek kadar karaktersiz değilim" diyen Erdoğan referandum sürecinde MHP ile birlikte alanlarda olacaklarını söyleyerek "MHP'li kardeşlerimizle el ele vererek referandum sürecini başlatacağız" diye konuştu.
Erdoğan, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin belediye başkanlığı döneminden beri kendisinin projesi olduğunu vurgulayarak "Cumhurbaşkanlığı sistemi şahsımın projesidir" değerlendirmesini yaptı.
"Hans, George değil, Allah ne diyor beni o ilgilendirir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"Devlet ancak kendisine karşı işlenen suçları affeder. Efendim AB şöyle diyor, Hans böyle diyor, George böyle diyor. Bunlar beni ilgilendirmiyor.
Ahmet ne diyor, Mehmet ne diyor, Ayşe ne diyor, Allah ne diyor beni o ilgilendirir. Yeni ve tarihi bir kararın arefesindeyiz. Aslında kökleri oldukça eskiye dayanan ancak Cumhuriyet döneminde de hiç bitmeyen yönetim sistemi arayışımızda yeni bir aşamaya geçiyoruz. Başbakanlık hükümeti sisteminden millet onayına dayalı Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiyoruz. Bir başka ifadeyle artık hükümeti seçtiği cumhurbaşkanı vasıtasıyla doğrudan millet kuracak.
"Bu sistemi şahsım için isteyecek kadar karaktersiz değilim"
Dedelerinin nüfus kağıtlarını alsınlar baksınlar, işte o Türkiye tek parti döneminin Türkiyesidir. Bazı şeyleri bilmeyebilirsiniz gençler, siz bu ülkede CHP il başkanlarının valilik yaptığını bilir misiniz? Şimdi böyle bir şey gündeme gelse kıyameti koparırlar. Bunlar bu ülkeyi ileri götüremediler. Ülkemizi patinaj yaptırmanın ötesinde geri götürdüler. İşte bunlar o Türkiye'nin özlemiyle yanıp tutuşuyorlar. Şimdi yine Meclis'te zayıf bir hükümet olsun istiyorlar. Siyasi partiler, ülkeye ve millete hizmet bulamasın istiyorlar. Çocukların bir tekerlemesi vardır bilir misiniz? Çocuklar aralarında şakalaşırken "Havada bulut, sen bunu unut" derler. Biz 14 yıldır Türkiye'yi işte bu alacakaranlık kuşağından uzak tutmak için çalıştık.
Ancak bunların fikrinin eski Türkiye'de kalmasını engelleyemedik. İnşallah 16 Nisan bunların son umutlarını da kapatıyor. Havada bulut, eski Türkiye'yi unut. Hazır mıyız? İşte onun için bu kadar hırsla saldırıyorlar. Meclis'te yaşananları takip ettiniz herhalde? Ayak ısırmaktan kürsü işgaline. Meclis'e yakışmayacak ne varsa yaptılar. Biz 2011'den beri Meclis'te anayasa yapalım diye adeta yalvar yakar olduk ama anlatamadık. Hakimiyeti milletimize teslim edince feverana başladılar. Bunların itirazı, sisteme değil, millete millete.
Ambulansları, cihazları, hastaneleri, okulları kendimiz için mi kurduk? 19 bin kilometre bölünmüş yolu, havalimanlarını kendi keyfimiz için mi inşa ettik. İstanbul'a denizin altından Marmaray yaptık ya. Şurada üç yılda Marmaray'dan 200 milyon insan geçti.
"Cumhurbaşkanlığı sistemi benim projem"
Belediye başkanlığından bu yana. Millet kimi isterse, bu sistemin ilk cumhurbaşkanı olacak. İstediğiniz neyi yapamıyorsunuz da sistemi değiştiriyorsunuz diyorlar. Bizden önce gelenler niye yapmadılar? Mesele insan meselesi, ama bunun yanında bir de sistem güçlü olursa biz de güçlü oluruz. Biz engellendik, çok engellendik. Hamd olsun bir dönem aynı partiden cumhurbaşkanı ve başbakan olunca hızlandık. Ama öncesinde maalesef tökezlediler. Atama yapacaksınız olmaz dediler. Ya cumhurbaşkanım ben bununla çalışacağım. Yok efendim, olmaz.
Olmaz diye tutturdu, yapmadı. Niye bir tanesinin hanımının başı örtülüydü ondan. Bir diğerini teklif ettim hanımının başı açıktı ve ABD vatandaşıydı ona da "Hayır" dedi. Anlamakta zorlanıyorsunuz, neden. Bunlarla mücadele ede ede geldik. Bunlara rağmen buralara geldik. Bu işler şanslara bağlı olmasın, ülkenin geleceği kişilerin gayretlerine endekslenmesin diye bu sistemi getiriyoruz. Bugün kapı kapı dolaşıp sistemi engellemeye çalışanlar, ilk seçimde karşınıza çıkıp ülkeyi biz yönetelim diye sizden destek isteyecekler. O gün geldiğine kendilerine Meclis'te yaptıklarını, meydanlarda söylediklerini hatırlatınız. Ama emin olun yüzleri kızarmayacak.
"Marmaray'ı istemediler, şimdi en çok onlar kullanıyor"
Marmaray'ı istemediler, şimdi en çok onlar kullanıyorlar. Ellerinden gelse Göksu Tünelerini de engellerlerdi. Şimdi Maraş'a onları kullanarak geliyorlar. "Evet"te bereket var. Milletimiz her şeye karşı olmayı hayırlı bir iş sananlara itibar etmiyor. Dur bakayım hatırlayacak mısınız? Gökte uçan huma kuşu. Ne bilir gülün kıymetin.
Kargayı kondurman dala. Ne bilir dalın kıymetin. Meclis'ten söz atanlar, gerçeğe yalan katanlar, sonra beyliğe yetenler ne bilir elin kıymetini. Evet, ömürlerinde bu ülke için hiçbir şey yapmamış olanlar, cumhurbaşkanlığı sisteminin ne olduğunu da bilmezler, kıymetini de bilmezler.
"Çok daha yüksek bir 'evet"
Meclis'teki zayıf dengelere vesayet güçlerine dayanarak ülkenin başına musallat olanlar bu sistemde barınamayacaklardır.
Elbette cumhurbaşkanlığı sistemi bir mucize değildir. Değdiği her yeri bir anda değiştirecek sihirli değnek de değildir. Bu sistemin en net özelliği ülkemizin ekonomisi ve demokrasisi için lazım olan güven ve istikrar ortamını eskisine göre daha güçlü şekilde tesis edecek olmasıdır.
Eski sistemin zayıflıkları sebebiyle sık sık siyasi ve ekonomik krizlere maruz kalıyorduk. İnşallah yeni sistemde yürütmeyi tamamen cumhurbaşkanlığına bağlayarak beş yıllık bir garanti altına alıyoruz. Yani cumhurbaşkanı ülkeyi yönetecek, Meclis kanunları çıkaracak, yargı hukukun işlemesini sağlayacak. Bu sistemde hiçbir güç, diğerinin üzerine tasallut oluşturmayacağı için eski Türkiye'de sık sık şahit olduğumuz yetki aşımlarını artık yaşamayacağız.
Cumhurbaşkanı milletten aldığı güçle adımlarını atacaktır. Dış politikadan ekonomiye kadar yepyeni bir mekanizma işleyecek. Bütçe dışındaki tüm kanunları kabul etme yetkisi Meclis'e ve milletvekillerine ait. CHP ve diğer hayırcılar ne diyor? Parlamento yetkisini kaybediyor diyorlar. Eski sistemde kanun tasarılarını hazırlar, Meclis'e gönderir, Meclis de bunu yasalaştırırdı.
Yeni sistemde bu çarpıklığı ortadan kaldırıyoruz. Son yıllarda epeyce yıpranan prestijini de yeniden kurtaracaktır. 16 Nisan'da gerek MHP'ye, gerek AK Parti'ye, CHP'ye gönül veren kardeşlerim, hepsi bir ve beraber olarak "Evet" demeye hazır mı?