SAMSUN - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 6'ncı İl Kongresi'ne katılmak üzere Samsun'a geldi. Çarşamba Havalimanı'nda protokol tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra kongrenin yapılacağı Tekkeköy İlçesi'ndeki Yaşar Doğu Spor Salonu'na geçti.
"Bakın rahmet geldi"
Salon önünde yağan yağmur altında kendisini bekleyen vatandaşlara parti otobüsü üzerinden seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yıl kurak bir yıl geçirdik. Şimdi de Nisan yağmurları bize sinyaller veriyor. Rabbim rahmetinden bizleri rahmetiyle tecelli etsin inşallah. Ne diyor beyitte, 'Sebekat rahmetî alâ ğadabî...' Yani; “Müslüman rahmetle büyür, rahmetle gelişir. Fakat ‘rahmet ümidimin budur sebebi’ derken şair, altında evet Rabbimiz buyuruyor ki; ‘Rahmetim gazabımı çok ama çok fazlasıyla aşacaktır’ diyor. Biz de Rabbimizin kulları olarak inanıyoruz ki rahmetiyle bizleri kuraklıkla terbiye etmesin. Bakın rahmet geldi" dedi.
"No, no, no, no"
Bu sırada kalabalıktan 'Sen getirdin Reis' diye seslenilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sözlere "No, no, no, no" diye karşılık verdi.
Samsun'un hiçbir zaman kendilerini yalnız bırakmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yola çıktığımız günden bu yana Samsun bizi yalnız koymadı. Her zaman yanımızda oldu. 16 Nisan'da yine yanımızda oldunuz. Ve birileri Türkiye'de darbe yapmaya kalkerken, Samsun dimdik ayakta durdu. F-16'lara karşı susmadı, tanklara, toplara karşı dimdik ayakta durdu, üzerine üzerine yürüdü. Şimdi neye hazırlanıyoruz. Martta önemli bir yerel seçim var. Arkasından kasımda parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimi var. Hazır mıyız (hazırız sesleri). Öyleyse durmak yok, yola devam" dedi.
"Ey gidi Kemal ey!"
Rabia işaretini yaparak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Neydi rabiamız; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Birileri bunu öğrenmemiş olabilir. Bay Kemal diyor ki; 'bu bir terör örgütünün işaretidir.' Ey gidi Kemal ey, nerelerde dolaşıyorsun sen. Bunun izinde tek millet var, tek bayrak, tek vatan, tek devlet var. 780 bin kilometre kareyle tek vatan. Vatanımızı bölemeyecekler, böldürtmeyeceğiz. İnlerine kadar kovalayacağız. Kovaladık mı, Gabar'da kovaladık, Cudi'de kovaladık, Tendürek'te kovaladık. Bestler Deresi'nde kovaladık, kovalamaya devam ediyoruz. Suriye'ye kaçtılar. Yine kovaladık. Fırat Kalkanı ile kovaladık, Afrin'le kovaladık.
"Artık metal yorgunluğu yok"
Artık metal yorgunluğu yok. Afrin'le birlikte şimdi diriliş hareketi yeniden başladı. Bizi bölmek isteyenlere karşı bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep beraber kardeş olacağız ve Türkiye olacağız" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra salona girdi.
Erdoğan, Samsun’da partisinin 6’ncı olağan il kongresine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra kongrede İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, AK Parti milletvekilleri ve teşkilat üyeleri yer aldı.
“Samsun’a ikinci bir devlet üniversitesi açıyoruz"
Erdoğan, “Samsun’a ikinci bir devlet üniversitesi açıyoruz. Doğrudan şehrimizin ismini verdiğimiz Samsun Üniversitemizin kuruluşu ile ilgili karar önceki gün yükseköğretim kurulumuzda alındı. İnşallah diğer aşamaları da süratle geçerek, kanun olarak meclisimizden çıkacak ve üniversitemiz en yakın zamanda eğitim öğretime başlayacak. Şimdiden hayırlı olsun” dedi.
"Çanakkale savaşlarını kutluyorsak, inşallah Malazgirt'i de kutlayacağız"
Malazgirt'te yeni, farklı bir peyzaj çalışması yapacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen yıl birincisini yaptık bundan sonra her yıl yapacağız. Nasıl 18 Mart Çanakkale savaşlarını kutluyorsak inşallah Malazgirt'i de kutlayacağız. Çünkü 2071 göremeyeceğim ama bizim torunlarımız inşallah 2071’i kutlayacaklar” diyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Bugün de ecdadımızın izinden gidiyoruz. Terör örgütleri ile mücadelemizi ecdadın savaşçı kimliğinden aldığımız ilhamla ve ustalıkla yürütürken emanetimize aldığımız yerlerde hemen gönül alma faaliyetine başlıyoruz. Zaten öz kardeşlerimizden ayrı görmediğimiz bölge insanını daha güvenli, huzurlu ve müreffeh bir gelecek sağlamak için her türlü çalışmayı sürdürüyoruz.
"Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3 bin 733 oldu"
Çünkü biz oralara sömürmeye veya zulmetmeye değil kardeşlerimizi terör örgütlerinin pençesinden çekip almaya gidiyoruz. Bugün itibariyle Afrin’de etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3 bin 733 oldu. Kimse Türk ordusuna, Türkiye’ye Suriye’de istila hareketi yapıyor diyemez.
"Biz tam aksine batı istila yaparken biz onları kurtuluşa erdirdik"
Batı istila hareketlerinin en güzel örneklerini vermiştir. Çünkü onlar müstevlidir. Bu günde Afrika’ya gittiğiniz zaman kendilerini nasıl istila ederek onlara köle muamelesi yaptıklarını anlatırlar. İşte dolaştığım Afrika ülkelerinde bunu gördüm. Acımazsızca yapmışlar. Ama bizim tarihimizde böyle bir şey asla yok. Biz tam aksine batı istila yaparken biz onları kurtuluşa erdirdik. Oralara elimizi adeta merhametle uzattık.
Kendi geleceklerini inşaa etmelerine yardımcı olduğumuz kardeşlerimiz bunu tamamen başardıklarında artık orada bize ihtiyaç kalmayacaktık. İşte bakın şu anda Fırat Kalkanı Harekatı ile yaptığımız operasyonda 2 bin kilometrekarelik alanı kontrolümüze aldık. 160 bin oranın insanı topraklarına döndüler.
Şimdi de Afrin’de operasyonlar bittiği anda ki dönmeye başladılar, oraya dönecekler ve biz o insanları orada güvence altına alacağız. Bölgede bulunan devletlerden sadece ve sadece Türkiye’nin böyle bir bakış açısı, niyeti, gayreti vardır. Bizim dışımızdaki herkes farklı niyetlerle ve farklı taktiklerle oradadır. Bölgede yaşayan kardeşlerimiz bu durumu gördükleri için her yerde Türkiye’nin gelip oraları da güvenliğe huzura düzene kavuşturmasını isteyen mesajlar gösteriyor. İnşallah onların bu çağrılarını karşılıksız bırakmayacağız.”
Suriye üzerinden Türkiyeye kurulan tuzağı tamamen bozana kadar durmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:
"Hem Suriye’deki kardeşlerimizi kurtararak hem de Suriye üzerinden ülkemize kurulan tuzağı tamamen bozana kadar durmayacağız. Türkiye’nin bölgesinde ne yaptığını ve ne yapmak istediğini bilenler ya tüm samimiyetleriyle yanımızda yer alıyor ya da tüm husumetleri ile karşımıza dikiliyor. Neredeyse bu işin ortası kalmadı desek yeridir. Esasen bu durum bizim tercihimiz değildir. Biz müttefiklerimiz başta olmak üzere dünyadaki ve bölgemizdeki herkes ile iyi ilişkiler kurmak güçlü işbirlikleri tesis etmek istiyoruz.
"Husumet besleyenlere haddini bildirmek de vazifemiz"
Demokrasiden ekonomiye her alanda büyük hedefleri olan Türkiye için başka türlüsü zaten düşünülemez. Dostlarımızın sayısını artırmaktan memnuniyet duyarız ama birileri ısrarla gelip burnumuzun dibinde adeta gırtlağımıza bıçak dayarcasına işler karıştırmaya kalkarsa işte o zaman kimseyi gözümüz görmez bu da böyle bilinsin. Haklıya hakkını verirken bize husumet besleyenlere haddini bildirmek de vazifemizdir.
Milletimiz bu makamları bize kendisinin ve ülkemizin menfaatlerini müdafaa edelim diye bize vermiştir. Türkiye’nin sınırları dibinde bir terör koridoru kurulurken sırf başımız ağrımasın diye biz bu hakikate arkamızı dönemeyiz. Ülkemizde 3,5 milyon Suriyeli kardeşimiz hayatlarını sürdürmeye çalışırken, onların bu duruma düşmesine yol açan gelişmeleri görmezden gelemeyiz. Biz bu güne kadar hiçbir beşeri gücün önünde eğilmedik. Biz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik.”
"Bunlar terörist gençler"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da bir üniversitede imanlı, milli, yerli gençlik Afrin ile ilgili lokum dağıtırken, komünist, vatan haini gençlerin onların masalarını dağıtmaya yeltendiklerini söyleyerek, "Bunlar terörist gençler. Bu terörist gençlerle ilgili her türlü çalışmayı yapıyoruz ve bunların eşkallerini her şeyi belirleme suretiyle, bu terörist gençlere, bu üniversitelerde okuma hakkını vermeyeceğiz. Üniversite terörist gençlik yetiştirmez. Üniversite, vatanına, milletine hizmet edecek bir nesil yetiştirir. Biz işte bunun için yıllardır her fırsatta Rabiamızı haykırıyoruz” dedi.
Birlik olunmazsa Türkiye'nin kendisini, bölgede yaşanan faciaların içerisinde bulabileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Biz bu ülkenin başına son 200 yıldır neler geldiğini unutmadık"
“Biz bu ülkenin başına son 200 yıldır neler geldiğini unutmadık, unutmayacağız. Balkan faciasının nasıl yaşandığını unutmadık, unutmayacağız. Çanakkale Zaferi'ni hangi ruhla ve hangi fedakarlıklarla kazandığımızı unutmadık, unutmayacağız. Kafkas Harekatı'ndan Kut'ül Amare Zaferi'ne kadar pek çok savaşı nasıl kazandığımızı unutmadık, unutmayacağız. Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda 600 yıllık devletimizin başımıza nasıl yıkıldığını unutmadık, unutmayacağız.
İstiklal Harbimizi nasıl, hangi şartlara kimlere, nelere karşı verdiğimizi, zaferi kazandıktan sonra dahi nelerden vazgeçmek zorunda kaldığımızı unutmadık, unutmayacağız. Çoğrafyamızda çizilen suni sınırların yüreğimizde açtığı yaraları unutmadık, unutmayacağız. Aradan geçen bunca zamana kadar bırakınız önümüzün açılmasını, şu garip Anadolu topraklarının dahi bize hala nasıl çok görüldüğünü unutmadık, unutmayacağız. İşte bütün bunlara karşı mücadele edebilmek, hedeflerimize doğru adım adım yürüyebilmek için hazır mısınız? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız hep birlikte Türkiye olacağız. Aksi takdirde kendimizi çevremizde yaşanan faciaların içinde bulmamız kaçınılmaz olacaktır. Türkiye’yi kimsenin böyle bir duruma düşürmesine izin vermeyeceğiz.”
Büyük ve güçlü Türkiye’yi mutlaka inşaa edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Gerekirse can alacağız, ama esir olmayacağız"
“Bunun için gerekirse canımızı vereceğiz, gerekirse can alacağız. Ama asla esir olmayacağız. Ama asla namusumuza, çocuklarımıza tasallut edenlere fırsat vermeyeceğiz. Suriyeli yaşlı amcamızın yürek acısını yaşamayacak ve yaşatmayacağız. Ne diyor, biliyor musunuz, Suriyeli yaşlı amca. ‘Bayrağınızın gölgesi bile yeter bize’ diyor.
"Ya olacağız, ya öleceğiz"
Aynı şeyi Suriyeli hanım kardeşimiz de söylüyor, ama asla bayrağımızı gördüğünde ‘Niye bu kadar genç kaldınız’ diyerek olduğu yere çöken Suriyeli kardeşimiz gibi hayıflanmayacağız. Ya olacağız, ya öleceğiz. Kardeşlerim, biz bunları söylerken kesinlikle hamaset yapmıyoruz.
"Birileri hala bizim sözlerimizi blöf olarak görebilir"
Biz milletimin hissiyatını ülkemizin kararlılığını, devletimizin tavrını ifade ediyoruz. Birileri hala bizim karalılığımızı anlayamamış olabilir. Birileri hala bizim sözlerimizi blöf veya altı boş ifadeler olarak görebilir. Birileri hala bizim köşeye sıkışında sineceğimizi, kusacağımızı sanıyor olabilir, emin olun çok yanılıyorlar.
"Yürüttüğümüz operasyonlar ciddi olduğumuzu göstermeye yeter"
Aslında sadece şu son dört beş yılda ortaya koyduğumuz karalılık, yaptığımız işler, yürüttüğümüz operasyonlar sözlerimizde ne derece ciddi olduğumuzu göstermeye yeter. Ama anlaşılan o ki birilerinin gözleri var ama görmüyor, kulakları var ama duymuyor, dilleri var ama doğruyu konuşamıyoruz. Çünkü onların onların kalpleri mühürlü. Hiç önemli değil.
"Demokrasinin en güzelini tesis ediyoruz"
Eninde sonunda hepsi de bizim kim olduğumuzu, ne yaptığımızı ne yapabileceğimi nereden geldiğimiz nereye gittiğimizi anlayacak. O güne kadar biz mücadelemizi her alanda kesintisiz vereceğiz. Demokrasi ise en güzelini tesis ediyoruz, tesis edeceğiz. İnsan hakları ise en ilerisini uyguluyoruz, uygulayacağız. Ekonomi ise en büyüğünü yapıyoruz, yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun'un ardından Ordu'ya hareket etti.
Uçak Ordu'ya inemedi, Samsun'a geri döndü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Samsun'daki Olağan 6'ncı İl Kongresi'ne katıldıktan sonra, olumsuz hava koşulları nedeniyle Ordu'ya planlanan şekilde helikopterle gidemeyince Samsun Çarşamba Havalimanı'na geçti. Ardından buradan uçakla Ordu'ya gitmek üzere hareket etti ancak olumsuz hava koşulları nedeniyle Ordu-Giresun Havalimanı'na inilemedi. Bunun üzerine uçak Samsun Çarşamba Havalimanı'na inmek üzere geri döndü. Samsun'a inen Cumhurbaşkanı Erdoğan, karayoluyla Ordu'ya hareket etti.