Almanya’da hızla yükselen kira ve yan giderler, düşük emekli maaşı alan milyonlarca kişiyi zor durumda bırakabilir. İnşaat Sendikası IG Bau, özellikle önümüzdeki yıllarda emekli olacak geniş nüfuslu kuşaklar için ciddi bir “barınma yoksulluğu” riski oluştuğu uyarısında bulundu.
Sendikanın Rheinische Post gazetesine yaptığı açıklamaya göre yaklaşık 5,1 milyon kişi aylık 800 Euro’nun altında yasal emekli maaşı alacak. 2026 ile 2036 yılları arasında 1950’li ve 1960’lı yıllarda doğan geniş kuşakların yaklaşık yüzde 40’ının emekliliğe ayrılması bekleniyor.
Artan kira giderlerinin çok sayıda emekliyi ekonomik açıdan zorlayacağı, özellikle konut masraflarının ciddi baskı oluşturacağı ifade edildi.
Kira sonrası yaşam masrafları karşılanamıyor
“Barınma yoksulluğu” kavramı, kişilerin kira ve konut giderlerini ödedikten sonra günlük yaşam için yeterli paraya sahip olamaması anlamına geliyor.
IG Bau’nun açıklamaları, Pestel Enstitüsü tarafından hazırlanan bir hesaplamaya dayanıyor. Araştırmada, önümüzdeki on yıl içinde emekli olması beklenen kalabalık nüfus kuşaklarının ekonomik durumu incelendi.
Çalışmaya göre en büyük risk Almanya’nın en kalabalık eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya’da görülüyor. Hesaplamalara göre burada bir milyondan fazla kişinin önümüzdeki yıllarda barınma yoksulluğuna sürüklenebileceği değerlendiriliyor.
Pestel Enstitüsü verilerine göre Almanya genelinde şu anda 760 binden fazla yaşlı kişi temel sosyal yardım desteğiyle yaşamını sürdürüyor. Bu grubun tüm emekliler içindeki oranı yaklaşık yüzde 4,3 seviyesinde bulunuyor.
“En önemli sosyal mesele konut”
IG Bau, uygun fiyatlı konut sorununu Almanya’daki “bir numaralı sosyal mesele” olarak tanımladı. Çözüm için yeni konut inşaatlarının hızlandırılması gerektiği savunuldu.
Açıklamada, daha fazla konut üretiminin yalnızca sosyal sorunları hafifletmeyeceği, aynı zamanda ekonomiyi canlandırmak açısından da önemli olduğu belirtildi.
İnşaat sektöründe yeni düzenleme tartışması
Almanya Ekonomi Enstitüsü’nden gayrimenkul uzmanı Michael Voigtländer ise yalnızca yeni inşaat hedeflerinin yeterli olmayacağını belirtti. İnşaat faaliyetlerinin artması ve maliyetlerin düşmesi için ek adımlar gerektiğini ifade etti.
Voigtländer, federal hükümetin planlama ve ruhsat süreçlerini hızlandırmayı amaçlayan “inşaat turbosu” programının tek başına büyük çözüm olmadığını söyledi.
Uzman isim, belediyelerin yeni imar alanları açarken vatandaşlardan tepki görebildiğini, ayrıca çevre düzenlemelerinin de süreci zorlaştırdığını dile getirdi.
“Gebäudetyp E” için hızlı karar çağrısı
Voigtländer ayrıca hükümetin üzerinde çalıştığı “Gebäudetyp E” modeli konusunda hızlı netlik sağlanması gerektiğini kaydetti. Bu modelde, yasal zorunluluk taşımayan bazı yapı standartlarının kaldırılması planlanıyor.
İnşaat sektörünün yatırım planlaması yapabilmesi için bu konuda belirsizliğin sona ermesi gerektiği ifade edildi.