OSMAN GÜN - İnsanoğlunun en büyük özelliği düşünebilme yetisidir. Bugünkü uygarlığın oluşmasının da buna dayandığını düşünüyorum.
Bilimin gelişmesinin en büyük nedeni de, düşüncenin biriktirilebilmesi, kuşaktan kuşağa aktarılabilmesi, sistematik bir şekilde gelecek nesillere aktarılmasıdır.
Günümüzün değerli olan insanı, mesleğinde iyi olmasının yanı sıra, büyük resmi doğru okuyabilen, yani dünyayı algılayabilendir.
Büyük resmin doğru görülemediği durumlarda, insanoğlu kendi ayrıntılarını büyük resim olarak algılamakta, bunun dışındakileri de kabul etmekte zorlanmaktadır.
İnsanlık, yüzyıllar boyunca oluşturduğu yerel değer ve yargılarının yanında, global değerler de oluşturmuş ve bir şekilde karşılıklı etkileşimlerle hayatın her alanında hızla bir bütünleşmeye doğru yol almaktadır.
Bunun yararlarının yanında çok sayıda zararının da olduğunu biliyor ve bu ayrıntılarda kaybolmadan sadece insan olmak üzerinden bir irdeleme yapalım istiyorum.
Dünyanın bugünkü durumda olmasında en etkili olan varlık insandır. Bu konuda herhalde hemen hepimiz aynı kanıdayız. O halde, insanı yani kendimizi tanımakla olaya başlarsak sorunlarımızın çözümünde sistematik olarak yol alacağımızı düşünüyorum.
İnsanların temel içgüdüleri belirleyicidir. Bunlar, beslenme, üreme, yaşama ve bunun gibi biyolojik güdülerimizin tamamını oluşturan gereksinimlerimizdir. Bunların yanında da beraber yaşamamızın getirdiği değer yargılarımız ve geleneklerimiz vardır. Bunlar da toplum yaşamında çokça öne çıkmakta, bazen de belirleyici rol alabilmektedir.
İnsanoğlunu sıradanlık mutlu etmiyor ve insanlar mutluluğu farklılıkta buluyorlar. Bu farklılıklar da kendisinin ait olduğu birimlerin, yani diğer bir ifadeyle ait olduğu ulusun, inancın, hatta tuttuğu takımın varlığıyla özdeşleşiyor. İnsanlar bunların başarılarıyla mutlu veya mutsuz oluyorlar. Bu durum, birilerinin zararına olmasına rağmen.
Oysa, toplumsal yaşamın getirdiği değer olan, erdemli olmayı eşitlikte aramalıyız.
Erdemli olmak zordur. Feda etmeyi, kollektif olmayı, eğitimli olmayı, derinliği gerektirir. İtici gücü idealizmdir.
Farklı, güçlü, zengin olmak istemenin en büyük itici gücü de insanın egosudur.
Dünyada bildiğimiz birçok sıkıntının kaynağı insanken, dünyayı değiştirmeye kalkışmayalım.
Bu hem çok zor, hem de uygulaması neredeyse olanaksız bir iş.
Biz en iyisi kendimizden ve en yakınlarımızdan başlayalım.
Hepimizin tek bir ortak paydası var, o da insan.
İnsan olmayı becerirsek, “mış gibi yapmadan” farklılıklarımız bizi rahatsız etmez.
Etmediği gibi farklılıklarımızı zenginlik olarak algılarız.
Bu durum da bizi mutlu eder ve hayata daha doğru yaklaşmamızı sağlar.
İnsanca bir 2019 yılı dileğiyle...