DOHA (AA) - ENES KANLI - Modern mimari tasarımları ve sayıları hızla artan gökdelenleriyle Ortadoğu'nun gözalıcı şehirlerinden biri haline gelen Katar'ın başkenti Doha'da tarihin nabzı "Suk Vakıf"ta atıyor.
Petrokarbon satışlarından elde ettiği gelirle 2022 Futbol Dünya Kupası ev sahipliğine hazırlanan Katar'ın başkenti Doha'da çelik ve camdan sıralı gökdelenler, şehrin silüetine modern bir hava katıyor. Modern binaların aksine, "Korniş" olarak bilinen sahil yolunun yakınındaki tarihi "Suk Vakıf" çarşısı, aslına uygun restorasyonu ve geçmişten izleriyle ziyaretçilerine tarihte yolculuk etme imkanı sunuyor.
Satıcıların ayakta satış yapmasından esinlenerek "Suk Vakıf" olarak isimlendirilen tarihi çarşı, eski kayıtlarda günümüzde kurumuş ve cadde halini almış Müşeyrib Nehri boyunca uzanan yerleşim yerlerinden gelen Katarlı bedeviler ve deniz yoluyla, Doğu Afrika, Hindistan, Güney İran ve Arabistan'dan gelen tüccarların ortak alışveriş alanı" olarak tasvir ediliyor. Tarihi çarşının o zamanki ürünleri arasında, kimyon, zerdeçal gibi çok sayıda baharat, balık, şekerin yanı sıra inci, kumaş, kıyafet, kömür ve yapılarda kullanılan bölgeye has "Dangil" isimli ağaç yer alıyor.
Bazı rivayetlere göre ise çarşının çevresine yerleşen göçebe tüccarlar, pazar alanının genişlemesinin ardından evlerini dükkanlara çevirdi.
-Turizm cazibesi "Suk Vakıf"
Aslına uygun restorasyonunun ardından 2008'de kapılarını ziyaretçilere açan Suk Vakıf, Doha'nın en gözde turistik mekanları arasında yer alıyor. Çarşının içinde Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türk mutfaklarının yanı sıra dünya mutfaklarını müşterilerine sunan birçok restoran, kafe ve lokanta ziyaretçilere farklı lezzetler tatma imkanı hazırlıyor.
Çarşı içinde, mutfak gereçlerinden, hurma, yemiş, şekerleme, baharat gibi çeşitli gıda ürünlerine, balıkçılık malzemelerinden, antika dükkanlarına, zanaatkarların el işlerinden, sanat eserlerine, hediyelik eşyalara kadar pek çok ürün, çarşının dar ara sokaklarında sağlı sollu dizili ahşap kepenkli dükkanlar boyunca müşterilerin beğenilerine sunuluyor.
Yerel kıyafetlerle devriye gezen atlı polisler, el arabalarıyla dükkanlara mal taşıyan hamallar, mimariyle uyumlu çarşının otantik havasına katkı sağlıyor.
- Suk Vakıf Sanat Merkezi
Çarşının içinde ayrıca Suk Vakıf Sanat Merkezi de yer alıyor. Sanat Merkezi'nde, heykeltraş, vitray, hat, resim gibi birçok güzel sanat dalında atölye çalışmaları ve sergiler düzenleniyor.
Öte yandan, çarşıda tropik iklim kuşlarının yanı sıra papağan, güvercin, kedi ve köpek gibi birçok evcil hayvan cinslerinin satıldığı alan ise her yaştan ziyaretçinin ilgisini çekiyor.
Çarşının kapladığı 164 bin metrekarelik alanda, Katarlıların çöldeki bedevi hayatlarında önemli yere sahip, bugün de kültürlerinin bir parçası, deve ve şahinlerin satıldığı pazarlar da bulunuyor.
Her sene kış aylarında düzenlenen "Bahar Festivali" etkinlikleri kapsamında çarşının yakınlarında lunapark kuruluyor. Ayrıca Arap dünyasından çeşitli sanatçılar ve müzisyenler, alanda kurulan sahnede konserler veriyor. Dünyanın farklı bölgelerinden gelen animatör, dansçı, akrobat ve cambazların, çarşının ana caddesinde düzenledikleri etkinlikler renkli görüntülere sahne oluyor.
Suk Vakıf ayrıca dini bayramlar, milli günler, milli takımın başarısı gibi çeşitli vesilelerle Katar sakinlerinin buluşma noktası oluyor.
-Restorasyon süreci
Petrolden elde ettikleri gelirle kalkınan Arap Yarımadası'nın, 1950-80 yılları arasında geçirdiği modernleşme süreci, ülkelerin kültürel ve tarihi yapılarında tahribata yol açtı. Ülke yöneticileri, modernleşme karşısında tarihi miraslarını koruma ve canlandırma yollarını aramaya başladı.
Ülkeye tarihi kimliğini veren en önemli pazarın "harabe" halini görünce restorasyon emri veren ve dünyaca ünlü uzmanların sunduğu projelerden memnun kalmayan Katar Emiri'nin babası Emir Şeyh Hamad bin Halife Al Sani'nin, Doha'da bir villanın yerel mimarisi ilgisini çekiyor. Şeyh Hamad bin Halife, evin sahibi ve aynı zamanda tasarımcısı Katarlı sanatçı Muhammed Ali Abdullah ile yapılan görüşmelerin ardından çarşının restore işini Katarlı sanatçıya tevdi ediyor.
Abdullah'ın Güneybatı İran ve Körfez'deki Arabistan ülkelerini gezerek bölge mimarisine ilişkin örnekleri gözlemlediği, çarşının tarihi yapısıyla ilgili araştırma yaptığı ve havadan çekilmiş fotoğraflardan yararlanarak, yıkılmış ve harabeye dönüşmüş eski yerlerin aslına uygun şekilde yeniden canlandırdığı belirtiliyor.
Katar Emirlik Divanı'nın çarşıdaki tüm mülkleri 1 milyon Katar Riyali (274 milyon 725 bin dolar) karşılığında satın almasıyla 2004 yılında restorasyon çalışmaları başlıyor. Restorasyon sürecinde, aslına uygun olarak "Dangil" isimli ağaç, güneşte pişirilmiş kil tuğla ve hasırdan çatıların kullanıldığı aktarılıyor.
Titizlikle sürdürülen restorasyon çalışmaları kapsamında klimaların dış cephelerde tarihi görüntüyü bozmaması için soğutma sistemleri binaların çatılarına yerleştiriliyor. İnşaat, 2007 yılında 82 milyon 417 bin dolar maliyetle tamamlanıp, 2008 yılında kapılarını ziyaretçilerine açıyor.