Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, bazı yayın organlarının Ankara temsilcileriyle bir toplantıda bir araya geldi.
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yaklaşık 100 bin imam-müezzin, 20 bin kadrolu Kur’an Kursu öğretmeni, 20 bin geçici Kur’an Kursu öğreticisi, 3 bin vaiz ve bin 250 müftünün çalıştığını söyleyen Erbaş, cami mimarilerine de standart getirileceğini ifade etti.
Türkiye’de yılda 600-700 civarında cami inşa edildiğini hatırlatan Erbaş, "Bundan sonra zaten ihtiyaç olmayan yerlere cami yapılması da zorlaşacak. Bu çalışmamız sonucunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı olmadan, eğer bir yerde camiye ihtiyaç yoksa, orada cami yapılmayacak" dedi.
Kamuoyunda Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar hakkında yöneltilen bir soruya da şu şekilde cevap verdi:
Bizim de gördüğümüz zaman tüylerimizi diken diken eden, zaten bakmak da doğru değil öyle bir kanala. Bu kişi vaktiyle Yahudilik, Masonluk kitabını hazırlayan bir grubun başındaydı. Şimdi kendisi Mason olduğunu söylüyor. Tamamen akli dengesi herhalde bozulmuş. O konuda ceza aldı. Yahudilere ve Masonlara hakaretten ceza aldı. Şimdi öyle. Cezaevinde yatış sebeplerinden birisi de Atatürk’e hakarettir. 90’lı ya da 80’li yıllarda ben çok iyi biliyorum Atatürk’e hakaretten cezaevinde kaldı ama şimdi en büyük Atatürkçü olarak kendisini söylüyor. Dengesi bozulmuş bir insan. Biz bunun doğru olmadığını söylüyoruz. Ama o televizyonu kapatma yetkisi Diyanet İşleri Başkanlığında değil ki, yetki kimdeyse onun kapatması lazım. İnşallahlar, maşallahlar havada uçuşuyor, dini bir takım referanslar ve orada dansöz oynatıyorsun böyle bir şey olabilir mi?”
Cumhuriyet