DİTİB'de şarap polemiği

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Hessen Eyalet Birliği, 19 Temmuz’da yapılacak olan seçimli genel kurula gergin bir ortamda hazırlanıyor....

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Hessen Eyalet Birliği, 19 Temmuz’da yapılacak olan seçimli genel kurula gergin bir ortamda hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde e-postalar üzerinden başlayan polemik, dernek yöneticilerini ikiye böldü. Neu-Isenburg’da 14 derneğin katıldığı Kutlu Doğum Programı’nda Fuat Kurt’a konuşması için söz hakkı verilmemesi üzerine, Eyalet Birliği yönetiminden bir kişinin, Din Hizmetleri Ataşesi hakkında “devlet ve din terbiyesi almamış” ifadesini de içeren çok ağır bir e-posta yazarak, DİTİB temsilcilerine ve diğer derneklere göndermesi tartışmanın fitilini ateşlemişti.Son olarak DİTİB temsilcilerinin bulunduğu 180 kişilik bir iletişim grubuna Fuat Kurt’un İslam dinine mesafeli kurumlarla projeler yaptığı, İslam din dersleri öğretmenlerini eğiten akademisyenleri dinde reform yanlıları arasından seçtiği ve şarap içtiği gibi birtakım söylemlerin yer aldığı bir e-posta gönderildi.Hanau Derneği adına gönderilen bu e-postanın giriş bölümünün altına, Fuat Kurt’u ve arkadaşını masada duran bir kadeh şarap ve bir bardak biranın önünde gösteren bir de fotoğraf eklenmişti. Edindiğimiz bilgilere göre, mevcut başkan Fuat Kurt, yakın çevresine fotoğrafla ilgili olarak yaptığı açıklamada, ilgili fotoğrafı Facebook hesabından bizzat kendisinin paylaştığını, o akşam arkadaşlarıyla birlikte oturduğu masada içki içenlerin de bulunduğunu ancak kendisinin içmediğini söyledi. Fotoğrafın kesilerek yayımlandığını belirterek, fotoğrafta yer almayan kısımda kalan başka bir arkadaşının şarap kadehinin, sanki kendi önündeymiş gibi çıktığını, bunun da bilinçli olarak çarpıtılarak seçim malzemesi yapılmak istendiğini dile getirdi. Fuat Kurt’a yakın isimler, İslam din dersleri konusunda da bir değerlendirme komitesinin bulunduğunu, bu komiteye muhalif gruplar tarafından bugüne kadar bir şikayet getirilmediğini ancak seçim yaklaşınca, birden bu konuların gündeme alındığını söylüyorlar. Muhalif kanadın başını ise DİTİB Hanau Derneği çekiyor. Ancak Fuat Kurt’a yakın isimler, olayların arkasında DİTİB Genel Merkezi’ne bağlı olarak çalışan Hessen Eyalet Koordinatörü Selçuk Doğruer isminin bulunduğunu dile getiriyorlar. Hatta bazıları, söz konusu e-postayı da bizzat Selçuk Doğruer’in yazdığını ve olay mahkemeye intikal ederse bunu kanıtlayabileceklerini söylüyorlar. Bu tartışmanın bir diğer kahramanı haline getirilen Doğruer’e konuyla ilgili düşüncelerini sorduğumuzda, öncelikle bu konuyla ilgili olarak dernek dışında tartışma başlamasına çok üzüldüğünü söyledi. Kendisinin seçim süreciyle, paylaşılan yazı ve fotoğraflarla bir ilgisi olmadığını, herhangi bir adayı desteklemediğini ve profesyonel bir şekilde çalışmalarına devam ettiğini dile getirdi. Söz konusu yazıyı kendisinin yazdığına ilişkin iddiayı hatırlattığımızda ise, kesinlikle yazıyı kendisinin yazmadığını, bahsedilen e-postanın herkese gönderildiği gibi kendisine de gönderildiğini kaydetti. Doğruer, kendisinin Ankara’da Fuat Kurt aleyhine dosya dağıttığı iddialarını da kesin bir şekilde yalanlayarak: “Kamu oyuna açık bir şekilde yürütülen seçim propagandasına şahsımın dahil edilmesini anlamıyorum, zira dernekler kendi iradeleri ile rahatsızlıklarını dillendirme hakkına sahiptir“ dedi. DİTİB Hessen Eyalet Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Selami Şahin de tüzüğe aykırı olarak 2 yılda bir yapılması gereken seçimin 1,5 yıldır geciktirilmesinin düşündürücü olduğunu söyledi. Şahin, ayrıca, derneklerin sorunlarının kendi içlerinde halledilmesi gerektiğini ve bunları kamuoyu üzerinden tartışmanın DİTİB’e bir yarar getirmeyeceğini belirtti.Öte yandan, Din Hizmetleri Ataşesi’nin ve DİTİB Genel Merkezi’nin Fuat Kurt karşıtlarına açık desteği var. Zira Din Hizmetleri Ataşesi, Fuat Kurt yönetimi tarafından düzenlenen programlara davetli olduğu halde katılmıyor. Fuat Kurt da kendisine muhalif olduğunu söylenen DİTİB derneklerinin düzenlediği etkinliklere gitmiyor. Bu noktada, 90’a yakın derneğin bulunduğu eyalette, her programa katılmanın mümkün olmadığının da altını çizmek gerekir.19 Temmuz’da düzenlenecek seçimlerde yaklaşık 270 delege oy verecek. DİTİB Hessen tüzüğüne göre, bu delegelerin 90’ı, yani camii derneği başına 3 delegeden biri, DİTİB tarafından atanan ve Türkiye’den gelen din görevlilerinden oluşuyor. Camii derneği başına 2 delege ise dernek üyeleri arasından seçiliyor. Diğer eyaletlerde 200’den fazla üyesi olan derneklerin seçimlere 3’er, 200’den az üyesi olan derneklerin 2’şer delege gönderme hakkı bulunuyor. Hessen Eyaleti’nde ise bütün derneklerin, üye sayısına bakılmaksızın 3’er delege gönderme hakkı var. Bu değişikliğin yapılmasında, Darmstadt ve Frankfurt gibi derneklerin, 200’den az üyeye sahip olmasının etkili olduğu söyleniyor.Fuat Kurt yanlıları, Din Hizmetleri Ataşesi’nin ve DİTİB Genel Merkezi’nin din görevlilerine muhalif adayı desteklemeleri yönünde baskı yaptığını ifade ediyorlar. Karşı taraf, bunu kesin bir dille yalanlıyor. Seçimlerde yeniden aday olacak olan Fuat Kurt, delegeler üzerindeki dolaylı baskıya rağmen seçimleri kazanacağına inanıyor. Muhalif kanada mensup isimler ise yüzde 70’ten fazla oy alacaklarından oldukça eminler. Baskı yapıldığı iddiasını, seçimleri kaybedeceklerini anlayınca, mevcut yönetimin çıkardığını söylüyorlar.Muhaliflerin, Fuat Kurt’a karşı aday gösterecekleri isimler arasında en çok DİTİB Neu-Isenburg Derneği Başkanı Salih Özkan’ın adı geçiyor. Neu-Isenburg Derneği'nin düzenlediği caddede iftar programında konuştuğumuz Salih Özkan, bu tartışmaların kendisini çok rahatsız ettiğini ve seçimlere birlik içerisinde girilmesinden yana olduğunu belirtti.Bir de “Hessen Avusturya olur mu? konusu var. Bilindiği gibi Avusturya’da DİTİB seçimlerine müdahale edildiği iddiası, resmi makamların kuruma eski ilgisini kaybettirmiş ve din görevlisi atamaları bile sorunlu hale gelmişti. “Alman makamlarla iyi ilişkilere sahip olan Fuat Kurt, seçimleri kaybederse, benzer bir durum Hessen’de de ortaya çıkar mı? Eyalet hükümeti dini konularda yeni muhatap arar mı?” sorusunun cevabı bir tarafa göre evet, diğer tarafa göre ise kesinlikle hayır.Anlayacağınız, DİTİB’de her şey birbirine karışmış vaziyette. 19 Temmuz’da yapılacak seçimlerde olan biteni de, elimizden geldiği ölçüde okurlarımıza aktarmaya çalışacağız.

Avrupa Haberleri