Türk işçilerinin Almanya'ya uzanan göç yolculuğunu konu alan “Dışarıdakiler: Bir Zamanlar Almanya'da”, Türkiye, Almanya ve Avusturya'da sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Dram, tarih ve göç türlerini bir araya getiren film, Türkiye'de 21 Ağustos 2026'da, Almanya ve Avusturya'da ise 10 Eylül 2026'da gösterime girecek.
Hikayesi 1983 yılında geçen yapım, Zonguldak'ın kömür madenlerinden Gelsenkirchen'e uzanan bir yaşam mücadelesini anlatıyor. Filmin merkezinde, doğduğu coğrafyanın kendisine çizdiği madencilik kaderinden uzaklaşarak Almanya'da yeni bir hayat kurmayı düşleyen 20 yaşındaki Rıfat bulunuyor.
Zonguldak'tan Gelsenkirchen'e uzanan yolculuk
Türkiye'nin ağır bir ekonomik krizden geçtiği 1983 yılında kömür, ülkenin en önemli enerji kaynaklarından biri olmasının yanında Zonguldak'ta yaşayanlar için temel iş kapısıdır. Küçük bir maden köyünde yaşayan Rıfat'ın da babası Bekir gibi maden işçisi olması beklenmektedir.
Rıfat'ın babası Bekir, 22 yıllık deneyime sahip usta bir madencidir. Bir grup işçiyi göçük altından sağ çıkarmasıyla tanınan Bekir; çalışkanlığı, dürüstlüğü ve fedakarlığıyla çevresinde saygı gören bir emekçi olarak oğlunun yaşamında önemli bir yere sahiptir. Ancak Rıfat'ın aklı köydeki madenlerde değil, Almanya'dadır.
Komşu köyden “Alamancı Süleyman”ın son model BMW ile memlekete dönmesi, genç Rıfat'ın Almanya hayallerini daha da büyütür. Otomobili yakından görmek için Süleyman'ın evine giden Rıfat, pencerenin kenarında gördüğü Ahu'ya ilk görüşte aşık olur.
Arka arkaya gelişen olaylar, Rıfat'ın Ahu yerine Süleyman'ın kızı Selma ile nişanlanmasına yol açar. Bu nişan aynı zamanda Rıfat için Almanya'nın kapısını açar. Genç adam, Süleyman'ın damadı olarak Gelsenkirchen'deki madenlerde çalışmak üzere doğduğu topraklardan ayrılır.
Almanya'da kaldığı işçi otelinde entelektüel kişiliğiyle öne çıkan Ali ve ailesini geçindirebilmek için çalışan Mehmet ile tanışan Rıfat'ın yaşamı, madende meydana gelen bir kaza ve ardından yaşanan futbol kavgasıyla farklı bir yöne sürüklenir. Kendini Almanya'da tek başına bulan Rıfat, Selma'nın da gelmek üzere olduğu bu dönemde hayallerini gerçekleştirebilmek için daha büyük bir mücadeleye girişir.
Filmin yapımcılığını, yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen Ahmet Küçükkayalı, yapımın konuk işçilerin yaşamını ve mücadelesini günümüz seyircisine taşıdığını belirtti.
“Mizah, aksiyon ve dramı içinde barındıran, seyircinin duygularını yakalayacak bir vizyon filmi. En değerli kılan yanı: Bir zamanlar konuk işçi olarak giden Türk insanının yaşamını ve mücadelesini anlatması. Avrupa'da 5,2 milyon Türk var ve bu onların hikayesi.”
Göçün farklı yüzlerini taşıyan karakterler
Filmde Rıfat karakterini Mert Kılıç canlandırıyor. Rıfat, Zonguldak'ın küçük bir maden köyünde yaşayan zeki, cesur ve hayalperest bir genç olarak Almanya'ya yaptığı yolculuk sırasında yaşamının en ağır sınavlarıyla karşılaşıyor.
Nevin Alp'in canlandırdığı Selma, Süleyman'ın kızı olarak güçlü karakteri, sabrı ve içtenliğiyle Rıfat'ın hayatındaki en büyük değişimlerin nedenlerinden biri oluyor. Bengisu Baykal'ın hayat verdiği Ahu ise Süleyman'ın yeğeni ve Rıfat'ın ilk aşkı olarak genç adamın hayallerini ve gençlik heyecanını temsil ediyor. Ancak hayatın gerçekleri, Rıfat ile Ahu arasındaki masum duyguların önüne geçiyor.
Hilmi Özçelik'in canlandırdığı Süleyman, Almanya'ya giden ilk kuşak Türk işçilerinden biri olarak memleketinde “Alamancı Süleyman” adıyla tanınıyor. Karakter, dışarıdan bakıldığında görülen başarı ile göçmen yaşamının gerçekleri arasındaki çelişkiyi yansıtıyor.
Ahmed Saka'nın oynadığı Cemal, Süleyman'ın hırslı ve otoriter yeğeni olarak Rıfat'ın karşısındaki önemli engellerden birini oluşturuyor. Cemal üzerinden aile içindeki güç dengeleri ve kıskançlıklar hikayenin temel çatışmalarını derinleştiriyor.
Mehmet Usta'nın canlandırdığı Bekir, Rıfat'ın deneyimli madenci babası olarak oğlunun karakterinin şekillenmesinde önemli bir rol üstleniyor.
Abdül Süsler'in oynadığı Klaus “Gece”, işçi otelinin gizemli gece bekçisi olarak hikayeye dahil oluyor. Geçmişinde yaşadığı kayıpların ardından sessizliğe gömülen Klaus, Rıfat'ın en zor anlarından birinde beklenmedik biçimde yardımına yetişiyor.
Okan Köstereli'nin canlandırdığı Ali, Avrupa'da doğup büyüyen ikinci kuşak bir Türk genci olarak edebiyata ve eğitime verdiği önemle öne çıkıyor. Ali, Rıfat'ın yeteneklerine inanan ilk kişilerden ve genç adamın yaşamına yön veren en önemli arkadaşlarından biri oluyor.
Mert Aydın'ın oynadığı Mehmet ise Rıfat'ın işçi otelindeki oda arkadaşı olarak ailesinin geçimini sağlamak amacıyla Almanya'ya gelen fedakar ve çalışkan bir genci canlandırıyor. Mehmet karakteri, göçmen işçilerin karşılaştığı ağır yaşam ve çalışma koşullarını temsil ediyor.
Filmin diğer oyuncuları arasında Faik rolünde Berk Canberk, Hüseyin rolünde Naşit Berkay İdişçi, anne rolünde Nurhan Yılma ve Hilda rolünde Selma Babajić bulunuyor.
Üç ülkeden ekip bir araya geldi
Türkiye, Almanya ve Karadağ'dan isimleri buluşturan “Dışarıdakiler: Bir Zamanlar Almanya'da”, üç ülkenin ortak yapım çalışması olarak hazırlandı. Film, Ahmet Küçükkayalı'nın Era Kreatif Film ile sürdürdüğü 20 yıllık sinema yolculuğunun üçüncü uzun metrajlı yapımı olarak tanıtıldı.
Era Kreatif Film'in kurucusu olan Küçükkayalı, filmde mizah, aksiyon ve dramı bir araya getirerek konuk işçi kuşağının yaşadıklarını günümüz seyircisine aktarmayı amaçlıyor.
Yapımın yardımcı yönetmenliğini Onur Kök, yönetmen asistanlığını Naşit Berk İdişçi üstleniyor. Görüntü yönetmenliğini Ulaş Zeybek'in yaptığı filmin sanat yönetmenliğini Murat Küçükkayalı, ışık şefliğini Sinan Sainkaplan yürütüyor. Filmin kurgusunda Olgun G. Ertunga'nın, müziklerinde ise Mustafa Yazıcıoğlu'nun imzası bulunuyor. Yapım şirketleri bölümünde Era Creative Group Montenegro da yer alıyor.