Hamburg’da yaşayan bir emekli, düşük emekli maaşıyla geçinebilmek için sokaklardan depozitolu şişe topladı. Eylül ayında bu yolla yaklaşık 60 Euro gelir elde eden emekli, kazandığı bu tutarı eksiksiz biçimde yetkili makamlara bildirdi. Ancak bildirimin ardından aldığı temel geçim desteği tam olarak bu miktar kadar azaltıldı. Sonuçta, harcadığı ek çabaya rağmen cebinde fazladan tek bir Euro bile kalmadı. Olayı ilk kez gündeme taşıyan Hinz&Kunzt, uygulamayı açık bir şekilde “baskı ve yıldırma” olarak nitelendirdi.
Hamburg’un Altona semtinde yaşayan emeklinin durumu münferit değil. Kentte ve Almanya genelinde çok sayıda yaşlı insan, yetersiz kalan emekli maaşlarını dengeleyebilmek için depozitolu şişe toplamayı bir gelir kapısı olarak görüyor.
Yetkili kurum uygulamayı doğruladı
Kurumdan yapılan açıklamada, şişe toplamaktan elde edilen gelirlerin gelir sayıldığı ve temel geçim desteği hesaplamasında dikkate alındığı belirtildi. Bu nedenle depozito toplayan kişilerin, kazandıkları tutarın tamamının yardımdan düşülmesini beklemesi gerektiği vurgulandı.
Mevcut yasal düzenlemeler açısından bakıldığında, uygulamanın hukuki zemini bulunuyor. Yaşlılıkta temel geçim desteğine ilişkin kurallar, gelirin nasıl ve ne kadar zahmetle elde edildiğine bakılmaksızın neredeyse tüm gelir türlerini hesaba katıyor.
Istisna var mı sorusu gündemde
Hinz&Kunzt ise dikkat çeken bir ayrıntıyı hatırlattı. Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı, çok küçük tutarlardaki depozito gelirleri için takdir yetkisi bulunduğunu ifade etti. Teoride bu tür düşük meblağların, yardım hesaplamasına dahil edilmeme ihtimali bulunuyor.
Ancak somut olayda bu takdir alanının kullanılmadığı görülüyor. Bu durum, yardım alan kişilerde ek çabanın maddi olarak bir karşılığı olmadığı ve kararların keyfi biçimde alındığı hissini güçlendiriyor.
Sosyal açıdan sorunlu bir mesaj
Temel geçim desteği alan birçok kişi için depozito toplamak bir uğraş değil, son çare. Toplanan her Euro’nun doğrudan kesinti olarak geri alınması, inisiyatif alan bireyin ödüllendirilmediği yönünde güçlü bir mesaj veriyor. Sistem kağıt üzerinde doğru işliyor olsa da, gündelik hayatın gerçekleriyle örtüşmediği eleştirileri artıyor.
Hamburg’daki bu örnek, hukuki kurallarla sosyal adalet arasındaki dengenin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Aynı zamanda, küçük tutarlı depozito gelirlerinin bürokratik katılık nedeniyle mağduriyet yaratmaması için daha net düzenlemelere ihtiyaç olup olmadığı sorusunu da gündeme taşıyor.