BRÜKSEL - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bizim tutumuz açık ve ilkeseldir. Her türlü şiddete karşıyız. Aynı şekilde de Hazreti Peygambere yönelecek hiçbir hakarete de tepkisiz, tavırsız kalmayız. O alemlere rahmettir ve ona yönelecek en küçük bir söz dahi bizim yüreğimize hançer gibi saplanır" dedi.Davutoğlu, Brüksel'deki programı kapsamında, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği Başkanlığı Square Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Belçika Buluşması" etkinliğine katıldı.Başbakan Davutoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, Brüksel’de bugün müstesna bir gün yaşadıklarını, ikili görüşmeler yaptığını ve bir konferans verdiğini belirterek, ayrıca AK Parti Brüksel Temsilciliği'ni açtıklarını söyledi."AK Parti bayrağı ve al bayrak Anadolu’nun her bir yerinde olduğu gibi Brüksel’de yan yana gururla dalgalanacak, hepinize teşekkür ediyorum. Belçika’daki 220 bin vatandaşımıza teşekkür ediyorum" diye konuşan Davutoğlu, şöyle devam etti:"Her türlü zorluk karşısında, 60 seneye yakındır bütün zorlukları aşarak, büyük mücadele veriyorlar, kökleşiyorlar, milletvekili, bakan oluyorlar. Bu bizim için iftihar vesilesidir. Evet, (Avrupalı Türk Demokratlar Birliği Genel Başkanı) Süleyman Çelik Beyin söylediği gibi zor günler de yaşıyor olabiliriz ama kesinlikle hiçbirinize boyun eğmek, mahcup durmak yakışmaz. Başımız her zaman dik olacak. Bir kez daha (Belçika'da polis kurşunuyla öldürülen Cemil Kaya) kardeşimize rahmet diliyorum, çok değerli kızı Tuğba kardeşimiz geldiler, onlara da sabır diliyorum. Bu benzer olaylarda her zaman bizim vatandaşımız, vakarını korumuştur. Bizim devletimiz de her zaman bu tür davaların takipçisi olmuştur, olacaktır. Özellikle son dönem yaşanan gelişmeler sebebiyle her zamankinden daha fazla vakar içinde, tavrımızı koymak durumundayız. Onun için Pazar günü, diğer Avrupalı liderlerle birlikte Paris’te diğer Avrupalı liderlerle yürüyüşe katıldık. Oraya katılmamızın sebebi, teröre karşı sesimizi yükseltmek, dayanışmamızı göstermek. Terörden acı çekmiş milletin başbakanı olarak bulunduk. Almanya ziyaretimde de Mevlana Camisi'ni ziyaret ettim, yakılan Mevlana Camisi'ni.''"Hazreti Peygambere yönelecek hiçbir hakarete tepkisiz kalmayız""Biz nasıl teröre karşı omuz omuza durmuşsak, bütün Avrupalı liderlerden de herkesten bu tür şiddet ve vandalizme, İslamofobiaya karşı da omuz omuza durmalarını bekliyoruz" ifadesini kullanan Davutoğlu, şunları kaydetti:"Bizim tutumuz açık ve ilkeseldir. Her türlü şiddete karşıyız. Aynı şekilde de Hazreti Peygambere yönelecek hiçbir hakarete de tepkisiz, tavırsız kalmayız. O alemlere rahmettir ve ona yönelecek en küçük bir söz dahi bizim yüreğimize hançer gibi saplanır. Her yerde hem şiddete karşı duracağız hem de değerlerimizi korumak gerektiğinde barış içinde, omuz omuza güzel sözle herkese bu anlamda merhamet, şefkat ve hoşgörü dersi vereceğiz. Bizim milletimiz öylesine vakur, öylesine özgüven sahibidir ki dünyanın neresine giderseniz gidin, onlar kendilerini fark ettirirler. Vakarın, edebin öncüsüdür, bizim kültürümüz ve sizden de beklenen de budur.""Yeni Türkiye’yi en iyi Almanya’da, Belçika’da yaşayan kardeşlerimiz anlar" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:"Avrupa'ya ne zaman göç başladı? 1961-62. Ne zaman yani? 1960 ihtilalinden hemen sonra. Adnan Menderes şehit edildikten sonra göç başladı. Bu ne demek biliyor musunuz? Darbe dönemlerine müteakip insanların kendi ülkesiyle güven ilişkisi sarsılmaya başlar. 70’li yıllarda göç devam etti. 12 Eylül ihtilalinden sonra tekrar artış görüyoruz. 28 Şubat’ta da gitmeye dönük ciddi talepler uyandı. Halbuki son 12 yıl içinde, milli iradenin hakim olduğu ülkede hiçkimse gitmeye çalışmıyor aksine herkes Türkiye’ye dönmeye çalışıyor. İhtilaller, darbeler, ülke insanımızın kendi devletiyle, hükümetiyle ciddi sıkıntılar yaşadığı dönemler oldu. Ne zaman milli irade hakim olduysa, milletin devletiyle arasındaki mesafe kapandı, millet gerçek anlamda devletle buluşarak geleceğe yürüme iradesini gösterdi. 12 yıldır nakış nakış dokuduğumuz yeni Türkiye dediğimiz dönem, sadece ve sadece yalnızca milli iradenin hakim olduğu yeni Türkiye demektir. 12 yılda demokrasiyi güçlendirerek, fikir hürriyetinin önündeki her türlü engelleri aşarak insan hakları anlamında, yeni anlayışı inşa ettik. İşte o sebepledir ki ekonomimiz de büyük tırmanışa geçti. Yine bakınız, ne zaman ekonomik kriz varsa Türkiye’den dışarıya doğru insan göçü var, ne zaman kalkınma varsa bu göç durduğu gibi dışarıdaki vatandaşlarımızın da Türkiye ile gurur duyduğu yeni dönem başlamıştır. 2008’den bu yana Avrupa’da milyonlarca insan işini kaybederken, Türkiye ekonomik kriz esnasında 6 milyon vatandaşına yeni iş buldu. Geçen sene 1.4 milyon yeni iş alanı oluşturduk. Aramızdaki fark bu. İşte gururla geleceğe ümitle baktığınız, sizin arkanızda olması sebebiyle gurur duyduğunuz yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu.”"Türkçe'yi unutursanız, Yunus Emre ahirette yakanıza yapışır"Davutoğlu, "Yeni Türkiye’den gurur duyuyor musunuz? İhtilallerin olmadığı, milli iradenin egemen olduğu, yeni Türkiye’den memnun musunuz? Belçika’da dolaşırken yeni Türkiye dolayısıyla başınız dik dolaşıyor musunuz?" şeklinde sorularına "evet" yanıtını veren salondakilerin, daha sonra tekbir getirmesi üzerine, sözlerini şöyle şöyle sürdürdü:"İşte bu tekbir, bu barış tekbiridir. Sizler ki binlerce camiyle ve Avrupa'nın her köşesine yayılan o dost yüzlerle, gözlerle Türkiye’nin buradaki temsilcileri oldunuz. Şunu gösterdiniz; bir millet kimliğinden geleneğinden feragat etmeden, dininden feragat etmeden, bir başka ülkenin başı dik, onurlu vatandaşı olabilir. Belçika’ya entegre oldunuz, hem de kimliğinizi korudunuz. Tarihte böyle olaylar azdır. Bu şekilde göçler yaşayan topluluklar, sizler Avrupa’daki Türkler, özellikle de Brüksel’de sizler kimliğinden feragat etmeden, entegrasyonu gerçekleştirme konusunda gerçek başarı hikayesisiniz. Bakın Türkçe'yi unutursanız, Yunus Emre ahirette yakanıza yapışır ve hesabını sorar. Unutmayacaksın, unutturmayacaksınız . Aynı şekilde Avrupa’daki bütün dilleri de öğreneceksiniz."Altın yardımının hem yurt içi ve hem de yurt dışındakiler için geçerli olacağını vurgulayan Davutoğlu, ailenin istemesi halinde doğan her çocuk için çeyiz hesabı açtırılacağını, çeyiz hesabında biriken paranın yüzde 15'ini de kişi evlenirken devletin vereceğini anlattı.Başbakan Davutoğlu, eskiden Türkiye'nin Avrupa'dan gelecek dövize baktığını, gözlerin işçilerin dövizine dikildiğini, şimdi ise aksine Anadolu'dan, doğan her çocuğa gurbette bir altın takıldığını, yeni Türkiye'nin bu olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Sizlerden ricam; bu dönemde, özellikle bu kritik süreçlerde birliğinizi korumanızdır, beraberliğinizi muhafaza etmenizdir. Farklı kanaatlere, faklı etnik ve mezhebi arka plana sahip olunabilir. Farklı görüşlere de sahip olunabilir. Fakat buradan bir kere daha ilan ediyorum ki bizim için, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti için, 77 milyon Türkiye'nin içindeki ve dışındaki bütün vatandaşlarımız, bütün kardeşlerimiz birbirine eşit, tarağın dişleri gibi, Hazreti Peygamber'in söylediği gibi, 'tarağın dişleri gibi' birbirine eşit, ezeli ve ebedi kardeşlerdir. Aranıza fitne girmesine hiç izin vermeyin. Dilinizi, kültürünüzü, geleneğinizi koruyun ama Belçika toplumuna da ve Belçika'daki her bir komşunuza da Ahi Evran'ın torunu olmak nedir gösterin. Misafirperverliği, merhameti, şefkati gösterin. Şunu hiç unutmayın ki artık sizden döviz bekleyen eski Türkiye yok. Artık arkanızda şefkatli ve kudretli Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. Şefkatiyle dünyanın neresinde olursa olsun her vatandaşına ulaşan Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. Şefkatiyle dünyadaki bütün mazlumlara ulaşabilen Türkiye Cumhuriyeti Devleti var ve kudretiyle de kendi vatandaşına biri el uzattığında onun haddini bildirecek Türkiye Cumhuriyeti Devleti var" dedi.
Davutoğlu Belçika Buluşması'na katıldı
BRÜKSEL - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bizim tutumuz açık ve ilkeseldir. Her türlü şiddete karşıyız. Aynı şekilde de Hazreti Peygambere yönelecek hiçbir...