AYNUR GÜNEŞ - Danışman deyince ben de saf saf bir durumda uzmanlığına baş vurulan kişi sanıyordum. Halbuki bakan da var ama bakmıyor, anlamalıydım.
Bir düşüncesiz paylaşım yüzünden işin iç yüzünü öğrenmiş olduk.
Bu danışmanları işe almak önceleri gerçek amacını taşıyordu elbette. O yüzden hakları bir mevzuatla belirlenmedi. Kadroları yok, iş garantileri yok,çünkü ihtiyaç kalmadığında ilişikleri kolayca kesilebilir. Ücretleri de epeyce yüksekti ve saygınlıkları vardı. En azından bir konuda uzmandılar. Ama gel zaman git zaman onun da cılkını çıkardılar. Senin var da benim yok mu,üç beş ,yandaş akraba derken, iş sektöre ,bir istihdam şekline dönüşmüş anlaşılan. Aynı kapıdan girmeleri,vekillerle aynı yerde oturmaları yadırganır olmuş,maraba gibi. Sayıları çok artınca bazı vekiller bunlardan komisyon almaya,özel basit hizmetlerinde uşak gibi kullanmaya başlamış. İçlerinde çocuk bakımı, fatura yatırma gibi hizmetler bile var.
Şimdi adamlar, iş tanımımız, iş güvencemiz, tazminat hakkımız yok filan diyorlar. Haklı oldular ister ister istemez.
Bu değirmenin suyu nerden geliyor ağalar.
Ya bu danışman ünvanını değiştirin, sümbül ağa, halayık, lala gibi isimler bulun, ya da bi zahmet kendi kişisel işlerinizi kendiniz yapın.
Çocuk doğru söylemiş, emir eri bunlar!