"Çözüm süreci, tarihin en başarılı projesidir"

ERBİL (AA) - MUHAMMET KURŞUN - Salahaddin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Musa Kaval, Türkiye'de AK Parti hükümetinin...

ERBİL (AA) - MUHAMMET KURŞUN - Salahaddin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Musa Kaval, Türkiye'de AK Parti hükümetinin başlattığı çözüm süreciyle ilgili, "Çözüm süreci, yakın tarihimizde tüm tarafların onayını almış ve herkesin üzerinde konsensüs sağlamış olduğu en başarılı projedir" dedi.

 Kaval, Türkiye'deki çözüm süreci, terör olaylarının bölge halkı üzerindeki etkisi ve terör örgütü PKK'nın sözde "öz yönetim" ilanlarıyla ilgili AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

- "Çözüm süreci, tarihin en başarılı projesidir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan çözüm sürecinin Kürtler ve Ortadoğu için ümit verici bir proje olduğunu belirten Kaval, "Çözüm süreci, yakın tarihimizde tüm tarafların onayını almış ve herkesin üzerinde konsensüs sağladığı en başarılı projedir. Kürtler, Türkler ve uluslararası kamuoyu bunu özümsedi. Hepimiz için mutluluk verici bir gelişmedir" dedi.

"Çözüm süreci, yıllardır kaybedilen umutların yeşermesine yol açtı" diyen Kaval, şu ifadeleri kullandı:

"Fakat ne yazık ki bazı iç ve dış faktörler sürecin durmasına neden oldu. Bozulduğunu ya da sona erdiğini söylemek istemiyorum. Ümit ediyorum ki devam edecektir. Çünkü süreç, kamuoyuna yansımadan önce de vardı. Zaman zaman inişli-çıkışlı olsa da devam etti. Müjdeyi almaya çok yakınlaşmıştık. Çünkü Kürtler, Türkler, aydınlar, sanatçılar, akademisyenler ve siyasetçiler arasında ciddi bir konsensüs sağlanmıştı." 

Sürecin sağlıklı devam edebilmesi için güçlü bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğine işaret eden Kaval, şunları kaydetti: 

"Bu şekilde barışı dinamitleyen talepler süreci tıkayamaz ve boğamaz. Siyasetçiler ve akademisyenler, böyle bir mekanizmanın oluşturulması için çaba göstermelidir. Şiddeti mahkum edecek bir mekanizmadan bahsediyorum. Süreç, taleplerin elinde bir rehineye dönüşmemelidir."

- "Türklerle Kürtler birbirinden kopamaz"

"Kürtler ile Türkler birbirinden ayrılamaz ve kopamaz" diyen Kaval, "Mazileri çok geçmişe dayanan, ortak medeniyete ve kültüre sahip bu halkın ayrılması düşünülemez" ifadelerini kullandı. 

Çözüm sürecinin, sosyolojik ve kültürel bir vakıa haline gelmesi gerektiğini savunan Kaval, "Süreç, iradelerin yönlendirmesinden çıkmalı ve bir realite olmalıdır. Halk, bu noktada hakem olmalı. Bu süreç, mutlaka amacına ulaşmalıdır" şeklinde konuştu.

Kaval, sadece Türkiye'dekiler değil, İran, Suriye ve Irak'taki Kürtlerin de çözüm sürecinde çok şey kazandığına vurgu yaparak, "Şiddet olmazsa huzur ortamı oluşacak, ekonomi ve ticaret gelişecek, kültürel çalışmalar hızlanacak, tarım faaliyetleri artacak, insanlar daha fazla okuyacak" diye konuştu.

"Çözüm sürecinin Kürdistan bölgesine de oldukça pozitif etkileri olmuştur" diyen Kaval, şöyle devam etti:

"Sayın Mesut Barzani ve diğer yöneticiler, çözüm sürecinin başarısı için büyük bir çaba gösterdi. Çünkü Türkiye'deki gelişmelerin ister istemez Kürdistan bölgesine etkisi oluyor. Eğer huzur ve çatışmasızlık olursa Erbil bundan çok pozitif etkilenir. Fakat şiddet ve çatışma olursa negatif yansımaları büyük olur."

- "PKK'nın makul bir gerekçesi yok"

Yeniden tırmanışa geçen terörün ekonomi, ticaret, turizm ve yatırıma ciddi darbeler vurduğuna dikkati çeken Kaval, "Şiddetin tekrar başlaması için makul hiçbir neden yoktu. Barışın ve esenliğin gelmesini istemeyen iç ve dış dinamikler var şüphesiz. Komşu veya uzak devletlerden bazıları, mutlak bir sükunetin ve huzurun olmasını istemez. Fakat benim şikayetim daha fazla iç dinamiklere yöneliktir" görüşlerini dile getirdi.

Silahla hiçbir netice alınamayacağını anlatan Kaval, "PKK, 30 yıldır silaha başvurmuş durumda fakat hiçbir netice alınamadı. Bunun silahla olmayacağı anlaşılmıştır. Diyalog ve müzakere tek çıkar yoldur. Suruç ve Diyarbakır patlamaları, tüm şehirlerin çatışma alanı olmasına neden olmamalıydı" açıklamasında bulundu. 

PKK'nın tekrar terör olaylarına başvurmak için gerekçe gösterdiği Suruç patlamasının kimler tarafından yapıldığının ortaya çıktığına dikkati çeken Kaval, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suruç patlamasını yapanın kimliği belirlendi. Geçen hafta Ankara'da meydana gelen terör hadisesinin de faili tespit edildi sanırım. Bana öyle geliyor ki Türkiye'ye barışın gelmesini istemeyen güçler bu saldırıları planladı. Mesela DAEŞ, Türkiye'de huzur olsun istemez. DAEŞ, meselenin Türk-Kürt kavgasına dönüşmesini arzuluyor. Aynı zamanda Türkiye'nin PKK ile meşgul olmasını isteyen bazı güçler de bu olayları kaşıyor."

- PKK'nın sözde "öz yönetim" ilanları

Siyasi ve sosyal tüm taleplerin demokratik ve sivil kanallarla savunulması gerektiğini belirten Kaval, "Birilerinin kalkıp şunu yaptık bunu yaptık diyerek ciddi bir meseleyi oldu bittiye getirmeleri doğru değildir. Demokratik özerklik tek taraflı olmaz. Şayet olacaksa da barışçıl yöntemler ve diyalogla olmalıdır. Şiddet değil demokratik yollarla olmalıdır. Silah yerine diyalog kanalları işletilmelidir" görüşünü dile getirdi. 

Türkiye'de federalizm talep eden legal partilerin de olduğunu hatırlatan Kaval, şunları kaydetti:

"Özerklik derken neyi anlıyoruz? Mesela HDP, özerkliği partisinin programına koysun ve bunu talep etsin. Bakın Türkiye'de federalizm talep eden partiler var. HAK-PAR böyle bir parti mesela. Fakat bu talepler, insanların öldürülmesine, şehirlerin yıkılmasına gerekçe oluşturamaz. Demokratik, barışçıl ve medeni bir siyasi mücadelede, silaha ve şiddete başvurmadan özgür düşüncenin gerektirdiği bir biçimde taleplerini dile getirsinler. Şimdi olduğu gibi, şiddete ve yıkıma başvurulmamalıdır."

Barışın tüm dillerde aynı anlama geldiğini ve aynı amaca işaret ettiğinin altını çizen Kaval, "Aşti kelimesi Kürtçede aşat yani adalet kökünden geliyor. Arapça'da selam silm kökünden geliyor, bu çatışmanın ve kavganın olmadığı sükunet ortamı demektir. Barış da Türkçede diyalog ve uzlaşı anlamlarına gelir" bilgisini paylaşı. 

Türkiye'nin uygar bir devlet ve köklü bir medeniyete sahip olduğunu ancak terörün yalnızca silahla bitirilemeyeceğini savunan Kaval, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'nin kadim bir tarih ve geleneği var. Osmanlılar döneminden kalma birlikte yaşam kültürü var ve bu devam ediyor. Fakat sadece silahla terör bitirilemez. Mesela İngiltere, İspanya ve Fransa gibi devletler de terörü silahla değil diyalogla sona erdirmiştir. Bana göre devletin olumlu adımlar atması bir eksiklik değildir. Çünkü bütün vatandaşlar onun sorumluluğundadır."

Son Dakika Haberleri