Çin nadir toprak ihracatını kısıtladı... Almanya için yeni tedarik krizi kapıda

Çin, nadir toprak elementleri ve mıknatıs ihracatında yeni kısıtlamalar getirdi. Almanya ve Batı ülkeleri artan fiyatlar ve tedarik kriziyle karşı karşıya.

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı yeni bir aşamaya girdi. Washington, Çin’in gelişmiş yarı iletkenlere erişimini her şekilde engellemeye çalışırken, Pekin de “nadir toprak elementleri” üzerindeki ticaret kısıtlamalarını giderek sertleştiriyor. Bu durum, Almanya dahil tüm Avrupa’yı doğrudan etkiliyor: Bu kritik hammaddelerin fiyatları aylardır rekor seviyelere ulaşıyor.

Çin’den yeni ihracat denetimi

Nadir toprak elementleri piyasasında şartlar zorlaşıyor. Financial Times’ın Çin Ticaret Bakanlığı’na dayandırdığı habere göre, Pekin ihracatı daha da sınırlayan yeni bir kontrol mekanizması yürürlüğe koydu. Bu düzenleme sadece nadir toprak elementlerini değil, aynı zamanda bu elementlerden Çin kökenli hammadde veya Çin teknolojisiyle (çıkarma ya da arıtma sürecinde) üretilmiş tüm mıknatısları da kapsıyor.

Artık yabancı şirketler, bu mıknatısları ithal edebilmek için Pekin’den özel izin almak zorunda. Böylece Çin, ABD’nin üçüncü ülkeler üzerinden Çin’e yönelik yüksek teknoloji ihracatını sınırlayan önlemlerine kendi versiyonuyla karşılık vermiş oldu. Yeni kurallar, Devlet Başkanı Şi Cinping’e, küresel nadir toprak tedarik zinciri üzerinde daha geniş bir kontrol alanı sağlıyor.

Hayati önemdeki ham madde

Nadir toprak elementleri, hem sivil hem askeri teknolojiler için vazgeçilmez. Elektrikli otomobillerde, rüzgar türbinlerinde, akıllı telefonlarda ve modern savunma sistemlerinde (örneğin F-35 savaş uçakları, denizaltılar ve Tomahawk füzeleri) bu malzemelere ihtiyaç duyuluyor.
Bu nedenle Çin, ihracat kısıtlamalarını “Batı’nın Çin malı bileşenleri kendi silah sistemlerinde kullanmasını önlemek” gerekçesiyle savunuyor.

Her üründe yalnızca miligramlar düzeyinde bulunsalar bile, bu elementlerin etkisi muazzam. Onlarsız birçok teknoloji çalışamaz hale gelir. Avrupa için durum daha da kritik çünkü enerji dönüşümünün kalbinde yer alan yenilenebilir teknoloji sektörleri bu hammaddelere bağımlı. Bu da nihai ürünlerde fiyat artışlarını kaçınılmaz hale getiriyor.

Çin’in küresel hakimiyeti

“Peki, Batı neden başka ülkelerden satın almıyor?” sorusunun yanıtı basit: Çin bu alanda neredeyse tekel konumunda. Ülke, küresel nadir toprak üretim kapasitesinin yüzde 60 ila 70’ini kontrol ediyor.
2023 verilerine göre Çin, ağır nadir toprak elementlerinin arıtım kapasitesinin yüzde 99’una sahipti. Atlantic Council’in 2025 baharındaki raporuna göre bu oran hâlâ yüzde 90 civarında. Yani dünya, Çin’in hem üretiminde hem işlenmesinde neredeyse tamamen bağımlı durumda.
Birçok ülke kendi madenlerinden çıkardığı cevheri bile Çin’e gönderip orada arıttırmak zorunda kalıyor.

Almanya alternatif kaynaklar arıyor

Pekin son birkaç yıldır ham madde ihracatında kademeli kısıtlamalar getiriyor. 2023’te galyum ve germanyum ihracatı sınırlanmış, ardından grafit türleri ve nadir toprak çıkarma teknolojilerinin ihracatı da yasaklanmıştı.
2025 Nisan’ında ise skandiyum, itriyum, gadolinyum ve terbiyum gibi elementlerin ihracatı da kısıtlandı.

Bu politikalar, küresel piyasada büyük fiyat artışlarına yol açtı. Batı ülkeleri, özellikle de Almanya ve ABD, Çin’e olan bağımlılığı azaltmak için yeni tedarik ağları kurmaya çalışıyor. Berlin yönetimi bu konuda son dönemde bazı ilerlemeler kaydetti; Kanada ile imzalanan yeni hammadde anlaşması bu çabaların bir parçası.

Ekonomi Haberleri