Çeşme Belediyesi hiç vermemesi gereken, işyeri açma ve çalışma ruhsatını iptal etti. İşletme, iptal işleminin ardından erken kapanış yaparak plajı terk etti.
Çeşme Çevre Platformu avukatı Seher Gacar ve Platform Sözcüsü Dr.Ahmet Güler gelişmelerden çok umutlu olduklarını belirterek, yapılan doğa tahribatının hukuk eşliğinde hesabını soracaklarını belirttiler.
Çeşme Çevre Platformu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
''Çeşme Altınkum’da 2. Derece doğal SİT alanı içinde kalan, 1.328 m2 alan, Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından günübirlik kıyı kullanım olarak Yeşilköylü Atık Yönetimi Mad. Tic. Ltd.Şti. ünvanlı şirkete kiraya verildi.
Kira sözleşmesine göre, bu alana, sökülebilir malzemeden, 6 m2 büfe, 25 m2 gölgelik, duş-tuvalet ve can kurtaran kulesi dışında hiçbir yapı yapılmaması, buradaki doğal dokuyu bozacak hiçbir fiziki ve inşaat faaliyette bulunulmaması gerekirken, adı geçen şirket doğal dokuya zarar vermiş, kiraladığı alanın kat be kat fazlası alanı işgal edip halkın kullanımına kapatmış, doğal bitkileri ve asırlık ardıç ağaçlarını kesmiş, plajın kumunu üst parsele taşımış, proje dışı yapılaşmaya gitmiş, yer altı su arama ve çıkarmaya kapalı olan alanda su kuyusu açmış ve bölge halkı ile çevre duyarlılığı olan vatandaşların büyük tepkisine yol açmıştır.
Konu ile ilgili olarak bölgede yaşayan vatandaşlar ve Çeşme çevre gönüllüleri ile birlikte bir çalışma grubu oluşturularak yasal çerçevede bir mücadele ve eylem planı yaptık. İlk etapta, işletmenin doğal site alanındaki ruhsatsız yapıları için Çeşme Belediyesi’ne baş vuruldu, işletmenin vatandaşların anayasal haklarını dahi hiçe sayan, doğaya zarar veren eylem ve faaliyetleri sıralanarak ruhsatsız yapıların kaldırılması ve işletmeye ruhsat verilmemesi için çok sayıda dilekçe verildi.
Paralelinde, Çevre Ve Şehircilik İzmir İl Müdürlüğü’ nden kira sözleşmesinin iptali, kiralama alanı dışındaki işgalin sonlandırılması talep edildi. Bu süreçte işletme ruhsatsız/projeye aykırı yapılarını kaldırdı, Çeşme Belediyesi de işletmeye iş yeri açma ve çalışma ruhsatını verdi. İşletme, iş yeri açma ruhsatını aldıktan hemen sonra kaldırdığı yapıları yenden inşa etti hatta daha da büyüttü.
Biz tekrar Çeşme Belediyesi’ne dilekçeler vererek, 1 aylık ruhsat denetim süresi içinde ruhsata aykırılık bulunması halinde ruhsatın iptal edilmesi gerektiğini belirttik, iş yeri ruhsatının iptal edilmesini ve işletmenin mühürlenmesini talep ettik. Ve yine Çeşme Adliyesi’ne baş vurarak işletmenin yaptığı tüm işgal, çevreye verdiği zarar, kaçak yapılaşma vs. hukuksuz her türlü faaliyetinin bilirkişi heyeti tarafından tespitini istedik.
Gelinen noktada geç de olsa birlikte ve etkin mücadelemiz sonuç verdi. Çeşme Belediyesi hiç vermemesi gereken, en azından 30 günlük denetim süresinde iptal etmesi gereken işyeri açma ve çalışma ruhsatını iptal etti. İşletme, iptal işleminin ardından erken kapanış yaparak plajı terk etti.
Bundan sonraki süreçte, işletme ruhsatının iptali ile ilgili şirketin idari yargıda açtığı davada Çeşme belediyesinin yanında yer alıp işletme ruhsatının iptalinin hukuka uygun olduğuna karar verilmesini isteyeceğiz. Aynı zamanda da kira sözleşmesinin de feshi için Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü nezdinde başvurularımızın takipçisi olacağız.
Tüm bunlardan 2 sonuç çıkarmak mümkün. Birincisi, toplumsal olarak, haklarımız gasp edildiğinde, doğal yaşama, çevreye zarar verildiğinde, kanunlar çiğnendiğinde sessiz kalmayıp sonuna kadar mücadele etmek, hiçbir zaman yılgınlığa düşmemek, razı oluşu değil karşı duruşu seçmek zorundayız.
İkincisi, Belediyeler çevre korumayı, halkın anayasa ile tanınan kıyılara ücretsiz ve özgür erişim hakkını, özellikle doğal SİT alanlarının kaçak yapılaşmayla betonlaşmasının önüne geçmeyi önceliyor, parayı, ticari kazancı tüm bunların üstünde tutmuyorsa elindeki işletme ruhsatı iptaly etkisini kullanmalıdır.
Bu yetki hak ve hukuk tanımayan işletmeleri kapatabilmesi için kanunla Belediyelere verilmiştir. Bu noktada Çeşme Belediyesinden , Altınkum’daki işletmenin benzeri çok sayıda plaj işletmesine de aynı yaptırımı uygulamasını ve böylece ileride yaşanacak benzer talanların ve çevre katliamlarının önüne geçecek caydırıcı etki yaratmasını bekliyoruz. ''