Cem Özdemir: Erdoğan baskıyı iyice arttırdı

FRANKFURT - Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalif medyaya yönelik baskıyı iyice artırdığını...

FRANKFURT - Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalif medyaya yönelik baskıyı iyice artırdığını söyledi. Sosyal medya hesabından Koza Grubu’na el koyma girişime tepki gösteren Özdemir, Erdoğan’ın seçim öncesi muhalif medyanın nefesini kesme hamlesini yenilediğini vurguladı.Alman Yeşiller Avrupa Politikaları sözcüsü Manuel Sarrazin:Türk Toplumunda seçim öncesi büyük bir endişe var Koza Grubu’na baskını kınayan Yeşiller Hamburg Federal Milletvekili ve Avrupa Politikaları Sözcüsü Manuel Sarrazin, ‘AB temel değerleri ile bağdaşmayan basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğünün kısıtlamasına bir an önce son verilmeli’ dedi.Basın özgürlüğünün kısıtlanmasını kınıyorum“Pazar günü yapılacak seçim öncesi basın özgürlüğünün kısıtlanmasını kınıyorum. Vatandaşların hükümeti eleştiren medya üzerinden de bilgilenme imkanına sahip olması gerekir. Koza-İpek Medya Grubu’nun yönetiminin keyfi olarak değiştirilmesi hukuk devleti standartlarıyla bağdaştırılamaz.“ diyen Sarazzin, “Bir süredir iktidar partisi AKP muhalif medyaya karşı baskı uyguluyor. Bu baskı ne yazık ki sadece tehdit ve yasaklarla sınırlı değil. Hükümet, muhalif gazetecilere karşı girişilen kışkırtmaları da körüklemektedir. Ve ne yazık ki kavga arayan insanlar tarafından dövülen gazeteci Ahmet Hakan bunu bizzat yaşamak zorunda kaldı.” ifadesini kullandı.Türk Toplumunda seçim öncesi büyük bir endişe varTürk toplumunda endişenin giderek arttığını dile getiren Yesillerli politikacı, ‘Türk toplumunda parlamento seçimleri öncesi büyük bir endişe var. Aktüel anketler, AKP’nin muhtemelen bu kez de salt çoğunluğu elde edemeyeceğini gösteriyor. İnsanlar barış ve Kürt sorunu olarak adlandırılan sorunun parlamentoda çözülmesini istiyor. Cumhurbaşkanının seçim kampanyasına müdahale etmesine Anayasa izin vermediği halde Erdoğan aktif olarak seçim kampanyasına katıldı ve açıklamalarıyla toplumun bölünmesine hız veriyor. Hükümet IŞİD’e karşı sert müdahale etmede çok yavaş hareket etti. İnsanlar Diyarbakır, Suruç ve Ankara saldırılarının tekrarlanmasından korkuyor“ dedi.AB’ye katılım için basın özgürlüğü ve insan hakları büyük önceliğe sahiptirYeşillerli AB Politikaları Sözcüsü Sarrazin sözlerini söyle sürdürdü: “Basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğünü kısıtlama AB’nin temel değerleri ile bağdaşmaz ve derhal son bulmalıdır. Temel olarak geçerli olan şudur: AB’ye katılım kriterleri Türkiye’nin AB üyesi olmak için hangi reformları yerine getirmesi gerektiğini belirler. Bu bağlamda basın özgürlüğüne saygı ve insan hakları en büyük önceliğe sahiptir. Şayet Türkiye, katılım müzakereleri sonunda bu kriterleri yerine getirirse AB’ye katılabilir. Umulur ki Türkiye, en geç seçimlerden sonra tekrar reform yoluna gitsin ve müzakerelerin yoğunlaşmasını sağlasın.”AP Milletvekili ve Sosyalistler ve Demokratlar Meclis Grup Başkan Vekili Knut Fleckenstein:Erdoğan çaresizce seçimde çoğunluğu sağlamak istiyor AP Sosyalist ve Demokratlar Grubu Başkan Vekili Fleckentein, tepkisini “Güncel gelişmeler bir skandaldır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümet karşıtı medyaya baskı ve sansür uygulayarak çaresizce partisinin pazar günü yapılacak seçimde mutlak çoğunluğa ulaşmasını sağlamak istiyor. Bağımsız ve eleştirel haber yapan medya tam da seçim kampanyasının en hararetli döneminde inanılmaz derecede önemli. Basın özgürlüğünün ölçüsüzce sınırlandırılmasından dolayı son derece endişeliyim. Bununla birlikte bu sınırlandırmanın Erdoğan’ın partisinin çabaladığı başarıya etkisi olacağından şüpheliyim. Basın özgürlüğü elbette işleyen demokrasinin vazgeçilmez bir unsurudur. Türkiye’deki gelişmeleri suskunluk göstererek kabul edemeyiz. Demokratik siyasi partileri desteklemek için de elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Türkiye’de insanlar Haziran’da yapılan seçimlerde daha temsili bir hükümet istediğini göstermiştir. Bu aynı zamanda medyanın özgürlüğünü güçlendirme ve hukuk devleti olma ile ilgili reformları başlatmak için gerekli olacak” ifadelerini dile getirdi.Sosyal Demokrat politikacı sözlerini şu şekilde tamamladı: “Türk hükümeti şu anda AB’ye yaklaşma, yakınlaşma yerine daha ziyade ondan uzaklaşıyor. Bu nedenle Türkiye’deki gelişmeleri etkilemek amacıyla hukuk ve insan hakları konularının yer aldığı fasılların açılmasıyla müzakerelere devam edilmelidir. Diğer taraftan mülteci krizi net bir şekilde gösteriyor ki, Türkiye önemli bir ortak ve sınırları bu ölçüde aşan problemleri ancak birlikte çözebiliriz. Sadece bir şey açıktır: Erdoğan yanılmasın. Bu işbirliği ile baskıcı politikalarıyla oluşturduğu ayıbını örtemez”.35 bin üyesiyle Avrupa’nın en büyük gazeteciler birliğinden birisi olan Alman Gazeteciler Birliği (DJV), Koza-İpek Grubu’na yapılan hukuksuz muameleyi sert şekilde protesto ettiğini açıkladı.İlk açıklamasından sonra daha sert bildiri yayınlayan DJV, kamuoyuna yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Alman Gazeteciler Birliği, Koza- İpek Grubuna yönelik yoğun şekilde gerçekleştirilen polis ve adli müdahaleyi protesto ediyor. Polis, İstanbul’da Kanaltürk ve Bugün kanallarının haber merkezlerine baskın düzenledi ve sayısı belirlenemeyen gazeteciyi gözaltına aldı. Birçok haberci yaralandı. Haftalar öncesinde Koza Grubu’na baskınlar yapılıp arama gerçekleştirildi.“Genel seçimler öncesi Koza Grubu’na baskının dikkat çektiğini söyleyen DJV Başkanı Michael Konken ‘Erdoğan rejimi seçime günler kala muhalif medyayı susturmak istiyor. Bugünkü müdahale de gazetecilere ağır suçlu muamelesi uygulandığını gösteriyor.“ dedi.Koza Medya Grubu’na ait televizyon kanalarına saldırının Türkiye’nin AB üyeliğini bitirmesi olasılığının yüksek olduğunu dile getiren DJV ‘İki kanala saldırıyla birlikte Avrupa Birliği Kurumları’nın Türkiye’nin AB üyeliğine yönelik görüşmeleri bitirmiş olmalı’ ifadelerine yer verdi.İsmail Çevik, Ramis Kılıçarslan (Zaman)

Avrupa Haberleri