Düsseldorf’ta Aralık 2025’te bir taksiye düzenlenen ve 10 el ateş edilen silahlı saldırının davası başladı. Saldırıda, uyuşturucu baronu Hüseyin Baybaşin'in yeğeni ve influencer Çağdaş Baybaşin hedef alındı. Vücuduna yedi kurşun isabet eden Çağdaş Baybaşin, doktorların müdahalesiyle hayatta kaldı. Şimdi ise saldırıyla suçlanan kişilerin de ölüm tehlikesi altında olduğu belirtiliyor.
Üç şüpheli sanık, pazartesi günü Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Duruşma nedeniyle mahkeme çevresinde son derece sıkı güvenlik önlemleri alındı. Sanıklar, ağır silahlı polislerin koruması altında zırhlı limuzinlerle adliyeye getirildi.
Yetkililerin daha önce sanıkları duruşmaya helikopterle götürmeyi değerlendirdiği, ancak bu plandan vazgeçildiği belirtildi. Bunun nedeni olarak, helikopterin bir drone ile düşürülebileceği endişesi gösterildi.
Kan davası tehdidi gündeme geldi
Saldırının hemen ardından, cezaevindeki uyuşturucu baronu Hüseyin Baybaşin çevresindeki mağdur tarafın kan davası tehdidinde bulunduğu belirtilmişti. Soruşturmanın ilk aşamalarından itibaren saldırının rakip bir uyuşturucu çetesinin işi olabileceği üzerinde duruldu.
Savcı Murat Ayılmaz, soruşturmada artık Daltons bağlantısına işaret eden bulgular bulunduğunu belirterek, “Bu eylemin Daltons ile bağlantılı olduğunu gösteren işaretler var” dedi.
Sanıkların ifade vermesi halinde, sözde “Türk Gen-Z mafyaları” arasında en çok bilinen yapılanmadan da tehlike gelebileceği değerlendiriliyor.
Üç sanık Cihan K., Suriye vatandaşı Mazloum M. ve Engin D. duruşma salonuna girmeden kısa süre önce polis, taksi saldırısına karıştığı düşünülen dördüncü şüpheli Elvan Alperen Çınar için kamuoyuna açık arama başlattı. Türk vatandaşı Çınar’ın, saldırganların içinde bulunduğu otomobili kullandığından şüpheleniliyor. Cihan K. ve Engin D. de Türk vatandaşı.
Konsolosluk önündeki gösteriden sonra takip
Çağdaş Baybaşin, 30 Aralık 2025’te saldırıdan önce Düsseldorf’taki Hollanda Konsolosluğu önünde düzenlenen bir gösteriye katılmıştı. Gösteride, yaklaşık 28 yıldır Hollanda’da cezaevinde bulunan amcası Hüseyin Baybaşin'in serbest bırakılması talep ediliyordu.
Tanınmış uyuşturucu baronu Hüseyin Baybaşin, “Avrupa’nın Pablo Escobar’ı” ya da yalnızca “Baba” olarak da anılıyor.
İddiaya göre sanıklar Çağdaş Baybaşin'i gördükten sonra Engin D., Audi marka aracını diğer üç şüpheliye teslim etti. Ardından Çağdaş Baybaşin'in bulunduğu taksi takip edilmeye başlandı.
Takip sırasında Audi, Düsseldorf’taki Kö-Bogen Tüneli’nde hız kamerasına yakalandı. İddianameye göre aracın direksiyonunda Elvan C., yanında Cihan K., arka koltukta ise Mazloum M. bulunuyordu.
Saat 14.38 sıralarında Audi’nin Kaiserstrasse’de taksiyi solladığı, aracın önünde durduğu ve ardından ateş açıldığı öne sürülüyor. Taksiye 10 el ateş edildi. Ön yolcu koltuğunda oturan Çağdaş Baybaşin'e yedi kurşun isabet etti. Ağır yaralanan Baybaşin'in hayatı acil ameliyatla kurtarıldı.
Sanıklardan suçlamalara itiraz
Davanın ilk duruşmasında Mazloum M. suçsuz olduğunu savundu. Olay günü Aşağı Saksonya’daki Hameln kentinde evinde bulunduğunu söyleyen M., hız kamerasının çektiği fotoğraftaki kişiye de benzemediğini ileri sürdü.
Cihan K.’nin avukatı Aykan Akyildiz ise müvekkilinin olay yerinde bulunduğunu kabul etti ancak ateş eden kişinin Cihan K. olmadığını söyledi. Savunma ayrıca, tanıkların anlattığı gibi iki ayrı silahtan değil, iddiaya göre yalnızca tek silahtan ateş edildiğini öne sürdü.