Almanya Federal Meclisi’nde milletvekillerinin devamsızlık oranları tartışma yarattı. Yapılan analizler, bazı vekillerin mevcut yasama döneminde 69 genel kurul oturumunun 44’üne kadar katılmadığını ortaya koydu. Verilere göre en yüksek devamsızlık oranı Sol Parti milletvekillerinde görüldü.
Der Spiegel dergisinin oturum tutanakları ve 46 isimli oylamayı inceleyerek hazırladığı çalışmaya göre, Sol Parti milletvekilleri her oturum gününde ortalama yüzde 10’un üzerinde mazeretli devamsızlık gösterdi. Bu oran diğer tüm partilerin üzerinde yer aldı. Sol Parti’yi AfD ve Yeşiller izledi.
Koalisyon vekilleri daha az devamsız
Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti ise daha düşük devamsızlık oranlarıyla dikkat çekti. Her iki partide de oturum başına devamsızlık oranı yüzde 5’in altında kaldı. Bunun arkasında ise parlamentodaki dengeler yatıyor. Siyah-kırmızı koalisyonun, mutlak çoğunluğu sağlayabilmek için sadece 12 oya ihtiyaç duyması, vekillerin oturumlara katılımını daha kritik hale getiriyor.
Verilere göre partilere göre mazeretli devamsızlık oranları şöyle sıralandı: Sol Parti yüzde 10,1, AfD yüzde 7,5, Yeşiller yüzde 6,8, SPD yüzde 4,6 ve CDU/CSU yüzde 3,1.
Devamsızlık cezaları artırıldı
Artan devamsızlık tartışmaları sonrası Bundestag, Ekim 2025’te kuralları sıkılaştırdı. Buna göre isimli oylamaya katılmayan milletvekillerinin ödeneklerinden 200 Euro kesinti yapılmaya başlandı. Daha önce bu tutar 100 Euro’ydu. Mazeretsiz devamsızlıklarda ise kesinti 300 Euro’ya çıkarıldı. Milletvekillerine ödenen vergiden muaf aylık gider ödeneği ise 5.467,27 Euro seviyesinde bulunuyor.
Milletvekillerinin oturumlara katılamamasının arkasında çeşitli nedenler bulunuyor. Hastalık, tükenmişlik sendromu, ailevi sorumluluklar ve doğum izni en sık belirtilen gerekçeler arasında yer alıyor. AfD’li Angela Rudzka’nın 41 gün devamsızlık yaptığı, bunların 32 gününün doğum izni kapsamında olduğu bildirildi.
Sol Parti milletvekili Marcel Bauer ise çocuk bakımını eşiyle paylaştığını belirterek, bu durumun parlamentodaki görevleriyle arasında bir “gerilim alanı” oluşturduğunu ifade etti. Bundestag Başkanı Julia Klöckner ile bu konuyu görüştüğünü aktaran Bauer, Meclis yönetiminin gelecekte aile ve milletvekilliği görevlerinin daha iyi uyumlaştırılması için adım atma sözü verdiğini söyledi.
Benzer sonuçlar başka analizlerde de görüldü
ZDF tarafından yapılan ayrı bir inceleme de benzer sonuçlara işaret etti. Mart ile Aralık ortası arasındaki oylamaları kapsayan analizde, Sol Parti milletvekillerinin yaklaşık beşte birinin oylamalarda oy kullanmadığı, yani oturumlara katılmadığı belirlendi. Aynı çalışmada AfD yüzde 13,4, Yeşiller yüzde 11,8, SPD yüzde 5,2 ve CDU/CSU yüzde 4,6 oranında devamsızlık gösterdi.
Bireysel örnekler de dikkat çekti. Sol Parti milletvekili Stella Merendino’nun 38 gün devamsızlık yaptığı, bunun ciddi bir kaza sonrası omurga hasarı ve felç nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Şubat ortasından itibaren kademeli olarak görevine dönmeye başladığı ifade edildi.
En yüksek devamsızlık ise bağımsız milletvekili Sieghard Knodel’de görüldü. Toplam 44 gün mazeretli olarak oturumlara katılmayan Knodel, 46 isimli oylamanın yalnızca 5’inde yer aldı. Daha önce AfD’den seçilen Knodel, devamsızlığını tükenmişlik sendromu ile açıkladı. Buna rağmen milletvekilliğinden istifa etmeyi düşünmediğini belirtti. Bu kararında, milletvekillerine ödenen yüksek maaşın da etkili olduğu yönünde açıklamalar yaptı.
Devamsızlık her zaman çalışmamak anlamına gelmiyor
Öte yandan devamsızlık, milletvekillerinin görevlerini yerine getirmediği anlamına gelmiyor. Pek çok vekilin oturum haftalarında ofis çalışmalarını sürdürdüğü, resmi ziyaretlerde bulunduğu ya da görevleri kapsamında farklı etkinliklere katıldığı belirtiliyor. Bundestag’da resmi bir devam çizelgesi tutulmaması da dikkat çekiyor. Bu durumun, milletvekillerinin görevlerini serbest şekilde yürütme ilkesinden kaynaklandığı ifade ediliyor.