OKTAN ERDİKMEN - Almanya'da aşırı sağcı NSU terör örgütü, 1999'dan 2006'ya kadar 8'i Türk 10 kişiyi katletti.
4 Nisan 2006’da Dortmund’ta döner büfesi işleten Mehmet Kubaşık öldürüldü.
Alman medyası bu cinayetlerin ardından Türk mafyası, Kürt mafyası, uyuşturucu, kara para, haraç, organize suç gibi konulara değindi ve “Döner cinayetleri” manşetleri attı. Yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa ihtimal verilmedi. Der Spiegel “Türklerin içine sızması çok güç olan paralel dünyasının katillere ulaşmayı zorlaştırdığını” yazdı.
Polis, aşırı sağ ihtimalini gözardı etti.
Bundan tam iki gün sonra, ellerini kollarını sallayarak gezen ırkçı teröristler, Kassel’da internet kafesi olan Halit Yozgat'ı katlettiler.
Hessen Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi’nde çalışan bir memurun, cinayetin işlendiği internet kafede bulunduğu ve hemen sonra şahitlik yapmadan ortadan kaybolduğu ortaya çıktı.
2011 Aralık ayında, teröristlere karşı kullanılabilecek deliller yok oldu. Dinleme kasetleri de imha edildi.
Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt adlı 2 terörist bir banka soyduktan sonra yakalanacaklarını anlayıp, iddiaya göre bir karavanın içinde kafalarına kurşun sıkarak intihar ettiler.
Beate Zschaepe aynı gün bu iki teröristle birlikte kaldıkları evi ateşe verdi. Daha sonra polise teslim oldu. Münih’teki mahkemede yargılandı ve ömür boyu hapis cezasına mahkum edildi. Ancak terör şebekesinin arkasındaki güçler ve istihbarat teşkilatının cinayetlerdeki rolü ortaya çıkarıl(a)madı. Hessen Eyaleti İstihbarat Kurumu, bazı belgeler için 120 yıl gizlilik kararı aldı.
Öte yandan, cinayetlerin ırkçılık temelinde işlendiğinin anlaşılmasının ardından, mağdurların ailelerine 10’ar bin avro tazminat ödenmek istendi. Parayı kabul edenlerden sosyal yardım alanların, sosyal yardımları bu para tükeninceye kadar kesilmeye çalışıldı.
NSU cinayetlerinde Almanya’nın iç istihbarat teşkilatı olan Anayasayı Koruma Dairesi’nin rolü ise ortaya çıkarılamadı. 18 Kasım 2011’de 3 teröristin yakalanma fırsatı doğmuştu ancak komando birlikleri, son anda gelen bir emirle geri çekildiler.
Bizse sustuk. Hiçbir şey olmamış gibi, kimse ölmemiş gibi, cinayetlerin üstü örtülmemiş gibi yaptık.
Türkiye'deki siyasi çekişmeleri Almanya'ya taşıyıp, birbirimizi yemeye devam ettik.
Cinayetlere göz yumanlar, üstünü örtenler, ifade vermeden kaçanlar, soruşturma izni vermeyenler ne kadar suçluysa.
Biz de o kadar suçluyuz.
Not: Bu yazıdaki bilgileri Aust ve Laabs'ın Heimatschutz adlı kitabından ve KRM'nin NSU Sağ Terörü Dosyası raporundan derledim.