Kaan Hızlı - ArşivliYorum
Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938 günü hayata gözlerini yumduğunda yurtta büyük bir matem oluştu.
Tabii bu matem bazı soruları da beraberinde getirdi. Atatürk’ün ani ölümünden sonra Katafalk, tören, mezar yeri ve ölümünden defin işlerine kadar, ki o evre ile kim ilgilenecek, kim planlayacak ve nereye defnedilecekti, bu zorlu ve ince diplomasi bilinci büyük töreni kim üstlenecekti? Birçok öneri ve teklif yapıldı. Bir Alman olan Martin Elaesser teklif edilmişti ama işi uzun gel gitlerden sonra yine Alman olan Bruno Taut üstlenmişti .
Bruno Taut kimdir?
Bu ilginç Alman, Türkiye’ye Nasyonal Sosyalist Nazi Partisinin seçilmesi ile kaçan binlerce Almandan sadece bir tanesi idi. Nazi muhalifi bir şahsiyet ve çok başarılı bir Alman mimar olmakla beraber, Türkiye’de de sevilen ya da kendini sevdirmiş bir kişilik oldu.
Bruno Taut, Türkiye’de ne işler yaptı ve Almanya’ya ne zaman döndü?
Çok ilginçtir ki, Bruno Taut Almanya’ya hiç dönmedi. Bruno Taut öncelikle İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde Öğretim Üyesi olarak görev yapar. İzmir Cumhuriyet Kız Enstitüsü, Ankara’da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Trabzon ve Atatürk liseleri gibi birçok kamu yapısının tasarımını üstlenir.
Atatürk’ün katafalkı ve Bruno Taut'un ölümü
Bruno Tauta Mustafa Kemal'in katafalkını yapması için teklif, Bruno Taut'un mimarisini kendi üstlendiği boğaz, o muhteşem yapıda götürüldü. Hastaydı ama acil de bir karar vermeliydi. Bruno Taut, Gazi'nin yarattığı o Cumhuriyet'in hoşgörü kültüründen o kadar etkilenmiş ki, Almanya’dan Nazi baskılarından kaçan Almanlara kucak açmasından dolayı da bir vefa borcu hissediyordu.
Taut kendi de çok hastaydı ve inzivaya çekilmişti. Üstüne üstelik önce Japonya sonra da Türkiye’ye gelmesi, eşi ve iki çocuğunu ardında bırakması ile ilgili de ailevi sorunlar yaşıyordu. Bir taraftan hasta olması, öbür taraftan "hayır" diyemeyeceği Mustafa Kemal gibi büyük bir lider vardı.
Ortalık karışık
Almanya’da savaş rüzgarları esiyor, İstanbul ve Ankara’da cirit atan üst düzey Alman Nazi siyasetçileri, Komutanlar, genel sekreter, askeri Ateşe (Konstantin Freiher von Neurath) de Mustafa Kemal Atatürk’ün cenaze töreni ile ilgili koşturmaca içine girmişlerdi Alman elçiliğinde. Mustafa Kemal'in ölümüne duyulan derin üzüntü de medyaya yansımış; Ulus ve Tan ve diğer gazetelere manşet olmuştu. Almanya’da bile basına yansıyan müthiş Mustafa Kemal Atatürk haberleri gündemi işgal ediyordu. Kaldı ki, Çanakkale’de hezimete uğrattığı İngiliz komutan bile Ata'nın naaşına saygı duyuyor, selam duruyorlardı!
Kim bu İngiliz?
Mareşal Birdwood, Atatürk’ün cenazesine katıldı.
Kimdi Mareşal Birdword?
William Riddell Birdwood, 1865-1951 yılları arası yaşamış, Anzaklar olarak anılan Avustralya ve Yeni Zelanda Komutanlığı yapmış. Birinci Dünya Savaşı sırasında, Çanakkale Cephesi’nde savaşan Birdwood Mareşal unvanını ise 1925’te almış. Mareşal ağır hasta olmasına rağmen Ankara’ya gelmiş ve töreni izlemiş, Atatürk’ün geçiş töreni esnasında ayağa kalkarak selam durmuş.
Alman gazetesi Völkischer Beobachter ve Atatürk
Nazilerin 1933'ten sonra binbir zorbalıkla destekçisi haline getirdikleri "Völkischer Beobachter" gazetesi, Atatürk’ün vefat ettiğini derin bir hüzünle ifade eder ve bayrakların Almanya genelinde yarıya indirildiğini yazarlar.
Bayrakların yarıya indirilmesi neyi ifade eder?
Bayrakların yarıya indirilmesi diplomatik bir davranış biçimidir, saygı, yas ve tehlike anlarında bayraklar yarıya indirilir. GENELLİKLE DE ULUSAL YAS VE MATEM GÜNLERİNDE, ÖLÜM YA DA FELAKETLERDE VE ÖNEMLİ KİŞİLERİN ÖLÜM YIL DÖNÜMLERİNDE bayraklar yarıya indirilerek diplomatik ve kamusal nezaket çerçevesinde ülkenin yaşadığı yas ya da matemi paylaşmak anlamına gelir .
Atatürk ve Türkische Post gazetesi
Nedir bu Türkische Post? İlginç bir hikayesi var Türkische Post gazetesinin...
Nazi Almanyası'na muhalif kitlelerin Almanya’dan Türkiye’ye sürgün (Exil) olarak gelmesinin yanı sıra bir de 1880-1900 yıllar arasında Osmanlı topraklarına çeşitli nedenlerle gelenler var. Bunlar İstanbul ve Osmanlı devletinde kamusal alanlardan kurumsal alanlara kadar görev almış, çalışmış ve İstanbul (Constantinopel), İzmir (Sümerna) şehirleri ağırlıklı olmak üzere imparatorluğun Avrupa'sından Anadolu’ya kadar bütün coğrafyaya dağılmış ve yayılmışlar. Bunlar asker, mimar, bürokrat, elçilik ve konsolosluk görevlisi, öğretim üyesi, hasta bakıcı, demiryollarında çalışan işçi, postacı, gemici, arkeolog, operatör, tüccar, çiftçi, seyyah, gezgin, yazar, terzi olarak geldiler ve imparatorluk coğrafyasında kaldılar ve ağırlıklı olarak ticaret için gelenler de var, savaştılar ve dahi öldüler ve bu coğrafyada kaldılar. Bazıları savaş sonrası döndü, bazıları bugün halen İstanbul'dalar. 1880'li yıllardan itibaren Almanlar bu saydığımız alanlarda çalışmak üzere imparatorluğa gelmiş ve Türkiye’de yaşayan Almanlar kendilerine bir de gazete çıkarmışlardı. Bu gazete Türkische Post, ağırlıklı olarak Almanları ilgilendiren haberlerin verildiği gazetede Kasım 1938 günü üstüne düşeni yaptı!
Herborner Tageblatt - 11 Kasım 1938
Benim de doğup büyüdüğüm Almanya’nın Hessen eyaletine bağlı küçük bir kasabası olan "Herborn" dahi vizyonel bir duruş sergilemiş ve dünya lideri olan Atatürk’e gazetesinde yer vermiş. Herborner Tageblatt 11 Kasım 1938 tarihinde "Atatürk Hayatını kaybetti, Türk halkı Atası'nın matemini yaşıyor" diye başlık atmış.
Mustafa Kemal Alman basınında
11 Kasım 1938 Hamburger Tageblatt -
Gazi halka ve ekonomiye şekil vermişti
Bir büyük devlet adamının ekonomi politikası Kemal Atatürk modern Türkiye’yi yarattı
20 Kasım 1938 Neue Freie Presse Wien -
İstanbul’daki cenaze merasimi
Atatürk’ün son yolculuğu
10 Kasım 1938 Hamburger Tageblatt
"İsyancı"dan Türklerin Atasına
Kemal Atatürk bugün öldü
John F Kennedy Cumhuriyet'in 25. yıl törenleri için şöyle demişti:
"SON YÜZYILIN BÜYÜK ADAMI!"
Protokol ve tören sıralaması -
10 Kasım 1938 -Vefat
11 Kasım 1938 - Cumhurbaşkanlığı seçimi
17 Kasım 1938 - Son hazırlıklar
19 Kasım 1938 -İstanbul’a Veda
20 Kasım 1938- Atatürk ANKARA'DA
21 Kasım 1938 - Atatürk Ebedi İstirahatgahında
21 Kasım 1938 Ebedi İstirahatgah -
MUSTAFA KEMAL, DERİN HÜZÜN VE YURDUN ÜZERİNE ÇÖKEN MATEM HAVASI İLE İSTANBUL'DAN ANKARA'YA GELDİ. Dost düşman, seven sevmeyen, asker, siyasetçi, diplomat, komutanlar, gazeteciler, elçiler hepsi Ankara’daki son yolculuk için toplanmıştı. En güzel görüntü Ankara Palas önünde devlet adamlarının şaşkın bakışları ve üzgün tavırlarının yansıdığı o fotoğrafla ölümsüzleşti!
Dönelim Bruno Taut'a
Katafalkı hazırlayan Bruno Taut, İstanbul'dan hiç ayrılmadı ama töreni de göremedi. Atatürk’ün katafalkını hazırladıktan 6 hafta sonra hayata gözlerini yumdu. Katafalk hazırlığı esnasında açık pencere önünde çalıştığı için aşırı soğuk algınlığı, zaten hasta olan bedenini ölüme sürüklemiş, 24 Aralık 1938'de hayata gözlerini yummuş. 2010-2025 yılları arasında İstanbul'da (Türkiye) birçok mezar gezdim ve önemli şahsiyetlerin mezarlarını tespit edip fotoğrafladım. Bruno Taut'un mezarını Mehmet Akif Ersoy ve Süleyman Nazif'e yakın olan Edirne Kapı Müslüman Mezarlığı'nda buldum.
Bu büyük kaybı derin hüzün ve rahmetle anıyor, huzur içinde olmasını temenni ediyoruz!
Unutmayın, "İstiklal", sadece bir cadde adı değildir!
Kaan Hızlı
ARTI49