Almanya, Yunanistan ile savunma alanındaki iş birliğini belirgin şekilde genişletmeyi hedefliyor. Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Atina’ya yaptığı ilk resmi ziyarette mevkidaşı Giorgos Gerapetritis ile görüşmesinin ardından, ortak askeri projeler ve Avrupa düzeyinde finansman imkanlarının daha etkin kullanılacağını açıkladı.
Wadephul, iki ülkenin savunma sanayii alanında daha yakın çalışabileceğini vurgularken, özellikle ortak tedarik ve Avrupa finansman mekanizmalarının devreye alınmasının önemine dikkat çekti.
Denizcilik alanında iş birliği öne çıkıyor
Berlin yönetimi, iş birliğini özellikle denizcilik ve askeri deniz teknolojileri alanında yoğunlaştırmak istiyor. Bu kapsamda Wadephul’un ziyaret programında, Doğu Akdeniz’in en büyük tersanelerinden biri olan Skaramangas Tersanesi de yer aldı.
Söz konusu tersanede, Alman ThyssenKrupp Marine Systems şirketinin dört denizaltının modernizasyonu için kısa süre önce anlaşma yaptığı biliniyor. Ancak görüşmeler sırasında yeni projelere ilişkin somut detaylar paylaşılmadı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis ise daha yakın iş birliğine açık olduklarını ifade etti. Bununla birlikte, sadece ulusal çıkarların değil, Avrupa Birliği’nin ortak çıkarlarının da gözetilmesi gerektiğini belirterek, AB’nin stratejik özerkliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye ile eş zamanlı iş birliği rahatsızlık yaratıyor
Öte yandan Almanya’nın Türkiye ile savunma iş birliğini yeniden artırması, Atina’da rahatsızlıkla karşılanıyor. İki ülke arasında Doğu Akdeniz’de enerji kaynakları ve adalar üzerinden süregelen gerilimler, bu konuyu daha hassas hale getiriyor.
Ekim ayında Almanya’nın onayı ve katılımıyla Türkiye’ye 20 adet Eurofighter savaş uçağı satılmasına yönelik milyarlarca Euro’luk anlaşma imzalanmıştı. Uzun yıllar kısmen uygulanan silah ihracatı kısıtlamalarının ardından gelen bu anlaşma, sembolik açıdan da dikkat çekici bulundu.
Atina’dan “müttefiklere zarar vermesin” uyarısı
Yunan tarafı, bu tür savunma anlaşmalarında belirli güvenceler talep ediyor. Gerapetritis, Almanya’dan bu konuda hassasiyet göstermesini isteyerek, "En azından gerekli gördüğümüz şey, bu sistemlerin bir müttefik ülkenin aleyhine kullanılmayacağının garanti altına alınmasıdır" dedi.
Gündemde AB genişlemesi de vardı
Görüşmelerde yalnızca savunma değil, uluslararası ve bölgesel başlıklar da ele alındı. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ile Avrupa Birliği’nin genişleme süreci gündeme gelen konular arasında yer aldı.
Batı Balkanlar’daki altı ülkenin uzun süredir AB üyeliği için çaba gösterdiğini hatırlatan Wadephul, Ukrayna’nın da üyelik hedefi bulunduğunu belirtti. Bu ülkelere “inandırıcı bir üyelik perspektifi” sunulması gerektiğini ifade etti.
Yunanistan’ın bu süreçte özel bir rol üstleneceği de vurgulandı. Ülkenin 2027 yılının ikinci yarısında Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı’nı devralacak olması, genişleme tartışmaları açısından kritik bir dönem olarak değerlendiriliyor.