Berlin’de neredeyse her hafta iş yerlerine, araçlara ve hatta insanlara yönelik silahlı saldırılar yaşanıyor. Başkentte art arda gelen bu olayların arkasında, güvenlik uzmanlarına göre Türk-Kürt kökenli organize suç grupları bulunuyor. Yetkililer, saldırıların “alan hakimiyeti” mücadelesinden kaynaklanabileceğini ve yüksek bir tırmanma riski taşıdığını değerlendiriyor.
Bu gelişmeler üzerine Berlin Başsavcılığı, “Telum” adı verilen yeni bir Soruşturma Grubu kurduğunu duyurdu. Böylece Berlin Emniyeti bünyesinde daha önce oluşturulan Özel Yapılanma “Ferrum”un ardından, silahlı saldırıların aydınlatılmasına odaklanan ikinci resmi birim de devreye girmiş oldu. Her iki ismin de Latince kökenli olduğu belirtiliyor: “Ferrum” demir anlamına gelirken, “Telum” ise silah ya da mermi anlamında kullanılıyor.
Organize suç soruşturmalarında artış
Savcılığın verdiği bilgilere göre, “Ferrum” adlı özel yapılanma geçen yıl kent genelinde özellikle Türk-Kürt esnafa yönelik işlenen suçlar nedeniyle kasım ayında faaliyete geçirildi. Saldırıların büyük bölümünde mağdurların iş yerleri ve mekanları hedef alındı. Soruşturma makamları, olayların arkasında organize suç yapılanmalarına mensup Türk-Kürt kökenli kişilerin olabileceği şüphesi üzerinde duruyor. Polis ise kamuoyuna açık çağrıda bulunarak haraç taleplerine boyun eğilmemesini istemişti.
“Ferrum”un yürüttüğü çalışmalar sonucunda şimdiye kadar yaklaşık 260 ayrı ceza soruşturması başlatıldı. Yeni kurulan “Telum” grubunun yalnızca bu dosyalarla ilgileneceği bildirildi. Savcılık açıklamasında, soruşturmaların sadece tekil şiddet olaylarını değil, arka plandaki olası suç ağlarını da ortaya çıkarmayı hedeflediği vurgulandı. Bu kapsamda, organize suçla mücadelede deneyimli savcıların görevlendirileceği kaydedildi.
Çete savaşı tartışması
Silahlı saldırılar kamuoyunda “çete savaşı” tartışmasını da beraberinde getirdi. Berlin Adalet Senatörü Felor Badenberg, kısa süre önce yaptığı açıklamada, kent sokaklarında şiddeti açık biçimde sergileyen rakip gruplardan söz etmişti. Ancak Berlin Emniyet Müdürü, ortada bir çete savaşına işaret eden bulgu bulunmadığını dile getirdi.
Adalet Senatörü’nün sözcüsü ise, yapılan değerlendirmenin mevcut şiddet tırmanışını doğru şekilde yansıttığını savundu. Açıklamada, kişilere ve mallara yönelik saldırıların mağdurlar üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğu ve kimi durumlarda yoğun bir korku ortamı yarattığı belirtildi.
Adalet yönetiminden yapılan değerlendirmede, şiddetin her bir olayda yeni bir haraç mağdurunu sindirmeye mi yoksa sözde bir “bölgeyi” işaretlemeye mi yönelik olduğunun somut olayın incelemesine bağlı olduğu kaydedildi. Senatörlük açısından önceliğin, hukukun sunduğu tüm imkanları kullanarak bu şiddet dalgasını kontrol altına almak olduğu vurgulandı.