Berlin’de yaklaşan eyalet parlamentosu seçimleri öncesinde yabancı kaynaklı dezenformasyon ve siber müdahale riskinin yüksek olduğu değerlendiriliyor. Berlin İçişleri İdaresi’nin hazırladığı ve bir soru önergesine verilen yanıtla ortaya çıkan değerlendirmeye göre, olası etki operasyonlarının arkasında çoğunlukla Rusya, Çin, İran ve Türkiye’nin bulunduğu düşünülüyor.
Söz konusu bilgiler, SPD’li milletvekili Sebastian Schlüsselburg’un yazılı soru önergesine verilen yanıtta yer aldı.
Berlin İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Christian Hochgrebe, değerlendirmesinde hibrit tehditlerin oluşturduğu riskin yüksek seviyede kalmaya devam ettiğini vurguladı. Hochgrebe, "Hibrit tehditlerden kaynaklanan risk potansiyeli, özellikle devlet destekli dezenformasyon kampanyaları da dahil olmak üzere, yüksek seviyede devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Aynı değerlendirme, 2026 yılında yapılacak Berlin Eyalet Parlamentosu seçimleri, ilçe meclisleri seçimleri ve olası referandumlar için de geçerli görülüyor.
Seçimlere yönelik yanlış bilgi artışı tespit edilmedi
İçişleri yetkililerine göre şu ana kadar 20 Eylül’de yapılması planlanan seçimlerle doğrudan bağlantılı olarak yanlış bilgi kampanyalarının arttığına dair somut bulgular bulunmuyor. Ancak buna rağmen yetkililer, hibrit tehditlerin uzun vadeli bir stratejinin parçası olduğuna dikkat çekiyor.
Hochgrebe, dezenformasyon faaliyetleri ve siber saldırıların yabancı istihbarat servislerinin gayrimeşru etki girişimlerinin bir parçası olduğunu belirtti. Berlin’de istihbarat faaliyetlerinde öne çıkan ülkeler arasında Rusya, Çin, İran ve Türkiye gösterildi.
Seçim altyapısı için teknik önlemler alındı
Olası dijital saldırılara karşı önlemler de gündemde. Berlin yönetimine göre, seçim süreçlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri açısından korunmasından Berlin Eyaleti’nin bilişim hizmetleri kurumu olan IT-Dienstleistungszentrum da sorumlu.
Yetkililer, seçimlerin teknik altyapısının güvenliği için çeşitli önlemler alındığını bildirdi. Hochgrebe, "Yeni bilgiler ortaya çıktığında gerekli operasyonel önlemlerin hızlı şekilde uygulanabilmesi için hazırlıklar yapıldı" dedi. Ancak güvenlik gerekçesiyle ayrıntı paylaşılmadı.
“Seçimlere Berlin halkı karar vermeli”
Soru önergesini veren SPD’li siyasetçi Sebastian Schlüsselburg ise serbest seçimlerin demokrasinin temeli olduğunu vurguladı. Schlüsselburg, Berlin halkının seçim kararlarını dış istihbarat servislerinin değil, kendilerinin vermesi gerektiğini belirtti.
Schlüsselburg, "Berlinliler hangi konuların oy tercihleri açısından önemli olduğuna özgürce karar vermelidir; Rusya, Çin, İran ya da Türkiye’nin istihbarat servisleri değil" ifadelerini kullandı. Senatonun Anayasayı Koruma Teşkilatı ve siber güvenlik kurumlarıyla birlikte bu tehditlere karşı hazırlık yapmasından memnuniyet duyduğunu da ekledi.
Daha önce de dezenformasyon kampanyaları tespit edilmişti
Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın daha önce yaptığı açıklamalara göre, Şubat 2025’te düzenlenen Federal Meclis seçimleri sırasında da dezenformasyon kampanyaları yürütülmüştü.
Bakanlık Aralık 2025’te yaptığı duyuruda, “Storm 1516” adı verilen Rusya bağlantılı bir kampanya kapsamında etki ve istikrarsızlaştırma girişimlerinin tespit edildiğini bildirmişti. Bu gelişmelerin ardından Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev, açıklama yapmak üzere Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmıştı.