Bal, reçel ve meyve suyu için yeni zorunluluklar 2026’da başlıyor

AB, 2026’dan itibaren bal, reçel ve meyve suları için yeni etiket kuralları getiriyor. Amaç hem şeffaflık hem de sağlıklı üretim standartlarını artırmak.

Avrupa Birliği, kahvaltı sofralarında sıkça yer alan bal, reçel ve meyve suyu gibi ürünler için yeni düzenlemeleri kabul etti. 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek kurallar, tüketicilerin ne tükettiklerini daha net görmesini sağlayacak. Yeni etiketleme sistemiyle birlikte gıda sahteciliğiyle mücadele de güçlenecek.

Bal etiketlerinde tam şeffaflık dönemi

Bal üreticileri için en köklü değişiklik, karışım ürünlerde tüm menşe ülkelerinin belirtilmesi zorunluluğu oldu. Birden fazla ülkeden gelen ballar kullanıldığında, her ülkenin oranı yüzde olarak etikette gösterilecek. Ülkeler, bal içindeki ağırlık payına göre sıralanacak. Artık yalnızca “AB ve AB dışı ülkelerin karışımı” ifadesi yeterli olmayacak. Bu adımın, tüketicinin balın gerçek kaynağını öğrenmesini sağlaması ve geçmişte sıkça görülen karıştırılmış bal vakalarının önüne geçmesi bekleniyor.

Yeni kurallara göre reçellerdeki meyve oranı 2026’dan itibaren artırılacak. Mevcut 350 gramlık meyve içeriği sınırı, 450 grama çıkarılacak. “Ekstra reçel” ibaresini kullanmak isteyen üreticiler için bu oran 500 gram olacak. Artan meyve miktarıyla birlikte ürünlerdeki şeker oranının azalması hedefleniyor.

Meyve sularında yeni kategori ve uyarı

Avrupa Birliği, az şekerli ürünlere yönelik artan talep doğrultusunda meyve suları için üç yeni kategori oluşturdu: “şeker azaltılmış meyve suyu”, “konsantreden üretilmiş şeker azaltılmış meyve suyu” ve “konsantre şeker azaltılmış meyve suyu”. Bu sayede tüketiciler, daha düşük şekerli alternatifleri kolayca ayırt edebilecek.

Ayrıca üreticiler, artık şişelere şu ifadeyi yazabilecek: “Meyve suları yalnızca doğada bulunan şekeri içerir”. Bu ibare, birçok kişinin yanlış bildiği bir noktayı açıklığa kavuşturuyor; çünkü gerçek meyve sularına üretim sürecinde şeker eklenmiyor. Bu da meyve nektarından farkını net biçimde ortaya koyacak.

AB’nin sürdürülebilirlik hedefiyle bağlantılı

Yeni düzenlemeler, AB’nin “Tarladan Sofraya” stratejisi kapsamında hayata geçiriliyor. Bu plan, 2050 yılına kadar Avrupa’nın iklim açısından nötr hale gelmesini hedefliyor. Gıda üretimi, küresel sera gazı salımının yaklaşık üçte birinden sorumlu. Ayrıca Avrupa’da yetişkin nüfusun yarısından fazlası fazla kilolu. Bu nedenle AB, hem çevresel etkileri azaltmak hem de toplumun sağlığını iyileştirmek amacıyla bu değişiklikleri yürürlüğe koyuyor.

Yaşam Haberleri