Avusturya’da 14 yaş altı kız çocuklarına okullarda ve kreşlerde başörtüsü yasağı getirildi. Bu karar, ülkenin Uyum Bakanı Claudia Plakolm tarafından açıklandı. Almanya’da ise bu uygulamanın örnek alınması gerektiğini söyleyen ilk siyasetçi, Hessen Eyaleti Avrupa Bakanı Manfred Pentz oldu.
CDU’lu siyasetçi Pentz, genç yaşta başörtüsü takan kız çocuklarının bu tercihi çoğu zaman aile baskısıyla yaptığını savunarak, “Almanya’da da bu uygulamanın ciddi şekilde değerlendirilmesi gerekir,” dedi. Ona göre, başörtüsü takan çocuklar genellikle belirli sosyal çevrelerin ya da aile yapılarının yarattığı uyum baskısı altında hareket ediyor.
Pentz, önerisinin herhangi bir dine veya geleneğe karşı olmadığını vurgulayarak, “Bu mesele, kız çocuklarının kendi haklarının farkına varmasını sağlamakla ilgili. Din özgürlüğü, açıklık ve çeşitlilik onlar için de geçerli olmalı,” dedi. Okulların bu bilinci yerleştirmek için en uygun yerler olduğunu ifade etti.
Avusturya’da yasa yürürlükte
Viyana’da yürürlüğe giren yasa kapsamında, 14 yaş altı kız çocuklarının okullarda ve kreşlerde başörtüsü takması yasaklandı. Bakan Claudia Plakolm, bu yasağın gerekçesini “başörtüsünün genç kızlar için bir baskı simgesi” olarak tanımlayarak açıkladı.
Yasağa uymayanlar önce rehberlik görüşmesine çağrılıyor; kız çocukları ve ebeveynleriyle görüşmeler yapılıyor. Tekrar eden ihlallerde ise idari para cezaları gündeme geliyor. Plakolm, “Tekrarlayan ihlallerde ceza yağacak,” diyerek uygulamanın ciddiyetine dikkat çekti.
Uyum politikalarında daha sert adımlar
Avusturya sadece başörtüsü yasağıyla sınırlı kalmıyor. Yeni entegrasyon politikaları da devrede:
Sosyal yardım kesintisi: Plakolm’un açıklamasına göre, göçmenler tam sosyal yardım alabilmek için üç yıl sürecek zorunlu bir uyum programına katılmak zorunda. Katılmayanların ödemeleri azaltılıyor.
İslamcı listesi: Radikal İslamcı influencer’lara ülkeye giriş yasağı getirildi, banka hesapları donduruldu.
Manfred Pentz, bu uygulamaların Almanya için de örnek olabileceğini belirterek, “Devletin insanları daha hızlı ve derinlemesine uyum sağlamaya teşvik etmesi doğru bir yaklaşım. Bu, bireylerin kendi kimliğini reddetmesi anlamına gelmez. Önemli olan dil öğrenmek, topluma aktif katılım sağlamak ve çocuklara iyi bir eğitim sunmak,” dedi. Bu yöndeki teşviklerin finansal olarak da desteklenmesi gerektiğini söyledi.