Avusturya’da yaşam koşulları, birçok kişi için daha da zor hale geliyor. Statistik Austria’nın “Wie geht’s uns heute?” başlıklı son anketine göre, halkın yüzde 23’ü son 12 ayda gelir kaybı yaşadığını bildiriyor. Özellikle işsizler ve düşük gelirli haneler bu durumdan ağır şekilde etkileniyor.
Üç ayda bir yapılan araştırmanın son verilerine göre, gelirinde azalma olduğunu belirtenlerin oranı geçen yıla kıyasla değişmedi. Ancak gelirinde artış yaşayanların oranı yüzde 43’ten yüzde 38’e düştü. Maddi durumunun aynı kaldığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 33’ten yüzde 40’a yükseldi.
İşsiz hanelerin yüzde 45’i ve düşük gelirli katılımcıların yüzde 41’i, hane gelirlerinin son bir yılda düştüğünü ifade etti. Üç veya daha fazla çocuğu olan aileler ile tek ebeveynli haneler de ekonomik açıdan en kırılgan gruplar arasında yer aldı.
Temel harcamalar giderek daha zor karşılanıyor
Düşük gelirli hanelerin yüzde 39’u ve işsizlerin yüzde 33’ü, günlük harcamaları karşılamakta zorlandıklarını söyledi. Genel nüfusta bu oran yüzde 10. En çok zorlayan kalemlerin başında artan gıda masrafları (%31,6) geliyor. Onu enerji giderleri (%9,3) ve konut maliyetleri (%9,2) izliyor. Maddi durumunu iyileştirenler ise bunu daha yüksek maaşlar, ek iş saatleri (%38) veya iş değiştirme (%25) ile başardıklarını belirtti.
Hükümetten müdahale sinyali, muhalefetten sert eleştiri
İktidar cephesi, gıda, konut ve enerji gibi temel yaşam alanlarındaki mali baskının politik müdahale gerektirdiği görüşünde. Hükümet; temel gıdalarda fiyat şeffaflığı, enerji için sosyal tarife, kira artışlarının dondurulması ve konut destek programı gibi önlemlerle bu baskıyı hafifletmeyi hedefliyor.
Muhalefet ise alınan tedbirleri yetersiz buluyor. Bazı parti temsilcileri, aile desteklerinin enflasyona göre ayarlanmaması, iklim bonusunun kaldırılması ve işsizler için ek gelir olanaklarının sınırlandırılmasının durumu daha da kötüleştirdiğini savunuyor. Temel gıdalarda KDV indirimi ve enerji üzerindeki vergi yükünün azaltılması çağrıları yapılıyor.
Siyasi katılım ve ilgi düşük gelir gruplarında zayıf
Araştırmanın bu turunda siyasi katılım da mercek altına alındı. Katılımcıların yalnızca yüzde 21’i siyasete güçlü ilgi duyduğunu belirtirken, yüzde 50’si belli düzeyde ilgisi olduğunu söyledi. Eğitim seviyesi arttıkça siyasi ilgi artarken, düşük gelir gruplarında bu ilgi oldukça zayıf kalıyor. Katılım genellikle seçimle sınırlı kalıyor; parti üyeliği veya gösterilere katılım oldukça nadir.
Ayrıca halkın büyük bölümü kendini siyasette duyulmamış hissediyor. Katılımcıların yüzde 80’i seslerinin ya az duyulduğunu (%47) ya da hiç duyulmadığını (%33) ifade etti. Özellikle işsizler ve gelir kaybı yaşayanlar bu duyguyu daha yoğun yaşıyor.