Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği (BMMYK) 6 Eylül'de yayımladığı raporda, 7 milyon 156 bin 748 Ukraynalının başta Almanya, Polonya, Macaristan ve Romanya olmak üzere AB üyesi ülkelere sığındığını duyurdu.
Raporda, 4 milyondan fazla Ukraynalının geçici koruma programlarına alındığı belirtilerek, en çok Ukraynalı kabul eden ülkenin 2 milyon 536 bin 630 kişiyle Polonya olduğu, bu ülkeyi 1 milyon 338 bin 276 kişiyle Macaristan'ın takip ettiği, üçüncü sırada ise yaklaşık bir milyon kişiyle Almanya'nın yer aldığı bildirildi.
Öte yanda BM'nin yayımladığı verilere göre AB, Suriye'deki iç savaşın başladığı günden bu yana sadece 1 milyon 160 bin Suriyeliye kapılarını açtı.
Öte yandan bazı medya kuruluşlarında mülteciler arasında ırkçılık yapılması gerektiğini savunan söylemlerde bulunuldu. NBC televizyonu muhabiri Kelly Cobiella Ukraynalı mültecileri anlattığı yayında, "Bunlar Suriye'den gelen mülteciler değiller. Bunlar Ukrayna'dan geliyorlar. Hıristiyanlar, beyazlar." ifadesini kullandı.
CBS muhabiri Charlie D'Agata "Burası Irak veya Afganistan gibi on yıllardır çatışma bölgesi haline gelmiş bir yer değil. Burası medeni ve Avrupalı bir kent." sözlerini kullandı.
ABD'li gazetecinin bu sözleri büyük tepki topladı. Chicago Sun-Times muhabiri Nader Issa, CBS muhabiri D'Agata'yı "CBS News bugün doğrudan ırkçılık düdüğünü çaldı. Kelimelerini dikkatle seçtiği versiyon buysa, cümlenin alternatif anlamı şu olur, 'Bunlar medeni beyaz insanlar, medeni olmayan kahverengi insanlar değil.'" sözleriyle eleştirdi.
BM'den tepki geldi
Avrupa ülkelerinin ayrımcı sığınmacı politikalarına BM'den tepki geldi. BMMYK Sözcüsü Shabia Mantoo, mültecilere yönelik çifte standarda dikkati çekerek, "(Mültecilerin) Kimliklerinin ne olduğu, nereden geldikleri önemli değil. Biraz daha insancıl ve merhametli olalım."değerlendirmesinde bulundu.
BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Avrupa'nın sığınmacılara "eşitsiz" davrandığını belirterek, AB ülkelerinin Akdeniz'de göçmen gruplarını kabul etmemek için birbiriyle yarıştığını fakat Ukraynalı mültecileri ise cömertçe karşıladığını söyledi.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, Avrupa'nın Ukrayna dışındaki sığınmacılara yönelik ayrımcı tavrını eleştirerek, "Irkçılık, katı cehalet ve Ukrayna'dan gelen mülteci akışına dair bazı gazeteciler ve diğerlerinin yorumları son derece iğrenç ve Batı ülkelerinin mültecilerle göçmenlere yıllardır gösterdiği muameleyi ortaya koyar cinstendir." ifadesini kullandı.
Avrupa'nın Ukrayna'daki mülteci krizine yaklaşımını değerlendiren North Eastern University Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serena Parekh de şunları kaydetti:
"2015'teki mülteci krizi arka planlarına dair hiçbir şey bilmediğimiz için onların terörist olabileceği korkusunu yarattı ama daha eleştirel bir bakış açısı, bunun tüm Orta Doğulu-Müslüman erkekleri terörist olarak gören bakış açısıyla bağlantılı olduğunu söyleyecektir. Avrupa'nın Ukraynalı mültecileri sıcak karşılamasında ırkın da bir rolü vardır. Pek çok kişi Ukraynalıları gördüğünde, 'onlarda bizim gibi sarı saçlı ve mavi gözlü' diyecektir. Bu 'Bize benzeyen mülteciler benzemeyenlerden daha fazla yardımı ve desteği hak etmektedir' mantığına dayandığı için bir ırkçılıktır."
BMMYK'nin 24 Temmuz'a kadar açıkladığı verilere göre, Rusya ile Ukrayna arasında 24 Şubat'ta başlayan savaş nedeniyle 5 binden fazla kişi yaşamını yitirdi, 7 binden fazla kişi ise yaralandı. Ukrayna-Rusya savaşında 4 buçuk milyondan fazla kişi de mülteci konumuna düştü.
Fotoğraf: Kevin Bückert - Unsplash